alıyorlar ile cümle
alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.Et chaque fois qu'ils font cela, ils gagnent un petit paquet d'énergie.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.Jedes Mal wenn sie das machen, erhalten sie ein kleines Energiepaket.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.그리고 매번 이렇게 함으로서 매우 적은 양의 에너지를 얻습니다.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.Și de fiecare dată când fac asta, ele obțin un mic pachet de energie.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.Telkens ze dat doen, krijgen ze een heel klein beetje energie.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.Y cada vez que lo hacen, obtienen un pequeño paquete de energía.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.И каждый раз они получают крохотную частичку энергии.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.При това всеки път получават мъничък пакет енергия.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.ובכל פעם שהם עושים את זה, הם מקבלים כמות קטנה של אנרגיה
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.وفي كل مرةٍ تقوم فيها بذلك ، تكسب قدراً ضئيلاً من الطاقة.
Ve bunu her yaptıklarında, küçük bir paket eneji alıyorlar.その微量なエネルギーがこの微生物の
Ve geriye boş olarak dönüyorlar. Yani sıklıkla safra olarak su alıyorlar.Incluso se carga agua como lastre.
Ve hepsi, tıpkı peygamberlerin mesajları Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.Giống các tiên tri nhận thông điệp từ Chúa qua Gabriel, tất cả bọn họ đều nhận thông điệp từ ơn trên.
Ve karşılığında, A üzerinden sigorta alıyorlar.これは新しい概念であり、私はそれを作り出します。
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.Ed ora, penso che [i registi nigeriani] stiano finalmente respirando.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.En ik denk dat ze ademen.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.Et je crois bien que eux, ils respirent.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.전 영화도 숨을 쉰다고 생각합니다.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.Myślę, że oni oddychają.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.Şi cred că ei respiră.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.Und ich denke, sie atmen.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.Và tôi nghĩ họ đang thở.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.Y creo que ellos están respirando.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.И мисля, че те дишат.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.И я думаю, это их кислород.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.ואני חושב שהם נושמים.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.و أعتقد أنهم يتنفسون.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.ナイジェリアの映画監督たちは 本当に好きなことを職業にしています
Ve sonra da karbon dioksidi malatın dışına alıyorlar. ve bu aslında Calvin döngüsünün olduğu yer.그리고 이산화탄소를 말산에서 분리해 캘빈회로 단계를 진행하게 되는 것이죠
Ve sonra da karbon dioksidi malatın dışına alıyorlar. ve bu aslında Calvin döngüsünün olduğu yer.Uvolní oxid uhličitý z malátu a teprve zde probíhá Calvinův cyklus.
Ve sonra da karbon dioksidi malatın dışına alıyorlar. ve bu aslında Calvin döngüsünün olduğu yer.Y entonces toman el dióxido de carbono fuera el malato, y esto es donde realmente realizan el ciclo de Calvin.
Ve sonra da karbon dioksidi malatın dışına alıyorlar. ve bu aslında Calvin döngüsünün olduğu yer.Въглеродният диоксид се поглъща от малата, и тук е мястото където протича цикълът на Калвин.
Ve sonra da karbon dioksidi malatın dışına alıyorlar. ve bu aslında Calvin döngüsünün olduğu yer.ואז הם לוקחים את הפחמן הדו חמצני מהמלח, וזה בעצם הם מבצעים את מעגל קלווין.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.A měli ho na svém klíně.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.A sú schopní hada držať v náručí.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Dan mereka memeluknya di pangkuan mereka.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.E lo tenevano in braccio,
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.E pegavam-lhe ao colo.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.És az ölükbe veszik a kígyót.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Et ils le tenaient sur leurs genoux.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.그리고는 무릎위에 올려놓기도 한답니다.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Och de kunde ha den i knät.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Și îl țineau în poală.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Trzymali go na kolanach.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Und sie hielten sie in ihrem Schoß.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Và ôm nó lên đùi
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Y las sostenían en sus regazos.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Ze hielden hem zelfs op schoot.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Και το κράταγαν στην αγκαλιά τους.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.І тримали їх на колінах.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Они держали её на коленях.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Те я държат в скута си.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.והם החזיקו אותו על הרגליים.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.وأصبحوا يحتفظون بها داخل مختبراتهم
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.バンデューラはこのプロセスを 「案内付きの習得」と呼んでいます
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.仲擺條蛇响膝頭度
Ya da doğal olarak bu taraftaki insanlar bütün riski alıyorlar.أو أساسياً هؤلاء الناس يأخذون كل المخاطر،
Ya da doğal olarak bu taraftaki insanlar bütün riski alıyorlar.基本的にそれらの層はこの層にリスクを与えます。
Yakın zamana kadar, öğretmenlerin %98'inden fazlası sadece tek kelimelik geribildirim alıyorlardı.최근까지도, 98 퍼센트 이상의 선생님들이 그저 한 단어로 된 피드백을 받았습니다:
Yakın zamana kadar, öğretmenlerin %98'inden fazlası sadece tek kelimelik geribildirim alıyorlardı.Até recentemente, mais de 98% dos professores só recebia uma palavra como avaliação: