alıyor ile cümle
alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu, alacağını düşündüğümden daha uzun zaman alıyor.This is taking longer than I thought it would.
Kitabı alıyorum çünkü onu görüyorum.I take the book because I see it.
Ne sıklıkta yeni kıyafet alıyorsun?How often do you buy new clothes?
Bir günde iki yüz e-postadan daha fazlasını alıyorum.I get more than two hundred emails a day.
Günde iki yüzden fazla e-posta alıyorum.I get more than two hundred emails a day.
İşten zevk alıyor musun?Do you enjoy the work?
Kitapçıdan bazı kitaplar alıyordum.I was buying some books from the bookstore.
O, kitapları nereden satın alıyor?Where does she buy books?
Değişiklikler yer alıyor.Changes are taking place.
Maaş alıyorlar mı?Do they get paid?
Zaman zaman tenis oynamaktan hala zevk alıyorum.I still enjoy playing tennis from time to time.
Ben tam sorumluluğu alıyorum.I take full responsibility.
Pis bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something foul.
Tom ağrı kesici alıyor.Tom is on pain killers.
Biz işi ciddiye alıyoruz.We mean business.
Tom işi ciddiye alıyor.Tom means business.
Ne tür tehditler alıyorsunuz?What kind of threats have you been receiving?
Tom acı için bir şey alıyor mu?Is Tom taking anything for the pain?
Biz onu ciddiye alıyoruz.We take that seriously.
Ben 36 yaşındayım ve kendi kararlarımı alıyorum.I'm 36 years old and I make my own decisions.
Her yerden uygulamalar alıyoruz.We get applications from everywhere.
Her yerden başvuru alıyoruz.We get applications from everywhere.
Ben farklı bir yaklaşım alıyorum.I'm taking a different approach.
Yanan bir şey kokusu alıyor musun?Do you smell something burning?
O yiyecek satın alıyor.She is buying food.
Okulda her ay yeni bir ders kitabı alıyoruz.At school we get a new textbook every month.
Tom gücünü geri alıyor gibi görünüyor.Tom seems to be getting his strength back.
Tom'dan en az ayda bir kez haber alıyorum.I hear from Tom at least once a month.
Bir şey alıyor olmayacağız.We won't be buying anything.
Tom'dan sık sık haber alıyor musun?Do you often hear from Tom?
Tom bir mola alıyor.Tom is taking a break.
Şahsi tecrübem; Fransızca gramerini öğrenmek bir yıl alıyor.In my experience, it takes one year to learn French grammar.
Tuhaf bir şeyin kokusunu alıyor musun?Do you smell something funny?
Olağan dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Do you smell something unusual?
Sinema biletleri alıyoruz.We're buying movie tickets.
Çok fala şikayet alıyorum.I'm getting a lot of complaints.
Bu araba virajları iyi alıyor.This car handles curves well.
Tom sadece hak ettiğini alıyor.Tom is just getting what he deserves.
Tom hak ettiğini alıyor.Tom is getting what he deserves.
Biz hak ettiğimizi alıyoruz.We're getting what we deserve.
Yaptığımdan zevk alıyorum.I enjoy what I do.
Tom öğretim derecesi alıyor.Tom is getting a teaching degree.
Biz bazı çok ilginç sonuçlar alıyoruz.We're getting some very interesting results.
Biz bunu yavaş alıyoruz.We're taking it slow.
Biz sinema biletleri alıyoruz.We are buying movie tickets.
Ben sadece Zürih'e taşındım ve birçok şeyi yapmaktan zevk alıyorum.I have just moved to Zurich and enjoy doing many things.
Dersleri çevrimiçi alıyorum.I'm taking classes online.
Kızım dükkanda süt alıyor.My daughter is buying milk in the shop.
Herkes şekil alıyor.Everyone is taking a turn.
Karman çorman alıyorum.I'm getting all mixed up.
Rusça konuşmayı dinlemekten zevk alıyorum.I enjoy listening to Russian speech.
Yeğenimiz bizim için elma satın alıyor.Our nephew is buying apples for us.
Biz bunu çok ciddiye alıyoruz.We take that very seriously.
Ondan burada zevk alıyorum.I enjoy it in here.
O ekmek satın alıyor.She is buying bread.
O, ekmek satın alıyor.She is buying bread.
Muhtemelen bu kitaptan gerçekten zevk alıyorsun.You'd probably really enjoy this book.
Biz kendimizi çok fazla ciddiye alıyoruz.We're taking ourselves too seriously.
Ben bundan çok zevk alıyorum.I enjoy it a lot.
Gerçekten bundan çok zevk alıyorum.I really enjoy it a lot.