alıyor ile cümle

alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Öğleden sonra izin alıyorum.I'm taking the afternoon off.
Sadece güvende olduğumuzu garanti altına alıyorum.I'm just making sure we're safe.
Güçlükle nefes alıyordu ama o bilinçliydi.He was breathing with difficulty, but he was conscious.
Sen tütün dükkanında pul satın alıyorsun.You buy stamps at the tobacco shop.
Telefon çaldığında o bir duş alıyordu.She was taking a shower when the phone rang.
Ben kızım için bir randevu alıyorum.I'm making an appointment for my daughter.
Ben mümkün olursa, onlara bir beden büyüğü alıyorum.I take them a size bigger, if possible.
Onlar için bir randevu alıyor.He is making an appointment for them.
İşe gitmek her sabah iki saatini alıyor.Every morning, it takes her two hours to get to work.
Tom yeni işinden gerçekten zevk alıyor.Tom's really enjoying his new job.
Yarın okulda çekilen resimlerimizi alıyoruz.We're getting our pictures taken at school tomorrow.
Tom kilo alıyor gibi görünüyor.Tom seems to be getting fatter.
Durumu kontrol altına alıyoruz.We have the situation under control.
Büyük bir risk alıyorsun, Tom.You're taking a big risk, Tom.
Ben büyük bir zam alıyorum.I'm getting a big raise.
Buraya gelerek büyük bir risk alıyorsun.You're taking a big risk coming here.
Büyük bir risk alıyorsun.You're taking a big gamble.
Tom büyük bir risk alıyor.Tom is taking a big chance.
Çok büyük alıyorsunuz.You're getting so big.
Benim yerimi alıyorsun.You take my place.
İlaçlarını alıyor musun?Are you taking your meds?
Çok fazla alıyorsun.You're taking too much.
İşleri çok ciddiye alıyorsun.You take things too seriously.
Oldukça risk alıyorsun.You're taking quite a risk.
İşini çok ciddiye alıyorsun.You take your job too seriously.
Tom bundan zevk alıyor mu?Does Tom enjoy it?
Ben çiçekler alıyorum.I buy flowers.
Ben doğum kontrol hapları alıyorum.I'm on the pill.
Tom bunu çok ciddiye alıyor.Tom is taking this very seriously.
Tom'u çok ciddiye alıyorsun.You're taking Tom too seriously.
Tom vitamin alıyor.Tom takes vitamins.
Tom televizyonda basketbol maçlarını izlemekten zevk alıyor.Tom enjoys watching basketball games on TV.
Kiralıyor musun yoksa alıyor musun?Do you rent or own?
Ben tehlikeyi göze alıyorsam bunu yapıp yapmamam sana niye dert oluyor, anlamıyorum.If I'm willing to take the risk, I don't see why you should care whether I do it or not.
Tom bir fincan kahve alıyor.Tom is getting a cup of coffee.
Kurabiye kokusu alıyor muyum?Do I smell cookies?
Kurabiye kokusu mu alıyorum?Do I smell cookies?
Tom hiç de keyif alıyor gibi görünmüyor.It certainly doesn't look like Tom is enjoying himself.
Tom benim için bir bardak su alıyor.Tom is getting a glass of water for me.
Tom işten bir gün izin alıyor.Tom is taking a day off.
Tom bunu ciddiye alıyor.Tom is taking this seriously.
Tom çok fazla zaman alıyor.Tom is taking way too much time.
Tom bugün bir günlük izin alıyor.Tom is taking a day off today.
Tom yogayı çok ciddiye alıyor.Tom takes yoga very seriously.
Tom özel Fransızca dersleri alıyor.Tom takes private French lessons.
Tom birçok ziyaretçi alıyor mu?Does Tom get many visitors?
Şarkı söylemeni duymaktan her zaman zevk alıyorum.I always enjoy hearing you sing.
Otobüs biletlerini nereden satın alıyorsun?Where do you buy bus tickets?
Ben mektup kâğıdı, pul ve kâğıt mendil satın alıyorum.I'm buying writing paper, stamps and some tissues.
Onun için elbiselerini hâlâ Tom'un annesi alıyor.Tom's mother still buys his clothes for him.
Sen korkunç bir risk alıyorsun.You're taking an awful risk.
Yarın diplomasını alıyor.He gets his diploma tomorrow.
Kim ne satın alıyor?Who is buying what?
Mary'nin geleceğini ipotek altına alıyorsunuz.You are mortgaging Mary's future.
Çok uzun zaman alıyor.It's taking too long.
Bu dönem 5. seviye Arapça alıyorum.I am taking Arabic Level 5 this semester.
Tom çok büyük bir risk alıyor.Tom is taking a tremendous chance.
İnsanlarla iletişim kurmaktan zevk alıyorum.I enjoy communicating with people.
Oradaki o dükkanda saatimi satın alıyorum.I'm buying my watch in that shop there.
Ben minivanı alıyorum.I'm taking the minivan.

İlgili Sayfalar