alıyor ile cümle

alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom hâlâ nefes alıyor.Tom is still breathing.
Tom not alıyor.Tom is taking notes.
Tom derinden nefes alıyordu.Tom was breathing deeply.
Tom aşırı derecede nefes alıyordu.Tom was breathing heavily.
Sen de kokuyu alıyor musun?Do you smell anything?
Burada çalışmaktan zevk alıyorum.I enjoy working here.
Planın hakkında acele etmeden kararlar alıyorum.I've been having second thoughts about your plan.
Dans dersi alıyorum.I've been taking dancing lessons.
Tom'dan dersler alıyorum.I've been taking lessons from Tom.
Yeni politika üzerine kararlar alıyorlar.They make decisions on new policy.
Nasıl kararlar alıyorsun?How do you make decisions?
Berbat bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something awful.
Söylediğim her şeyi geri alıyorum.I take back everything I've said.
Bunun için tam sorumluluk alıyorum.I take full responsibility for this.
Sanırım duman kokusu alıyorum.I think I smell smoke.
Sanırım yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I think I smell something burning.
Bu dönem Fransızca alıyorum.I'm taking French this semester.
Tom Fransızcayı asıl branş olarak alıyor.Tom is majoring in French.
Tom zor nefes alıyordu.Tom could hardly breathe.
Siz arkadaşlar hakkında bilmiyorum ama ben Tom'a bir doğum günü hediyesi alıyorum.I don't know about you guys, but I'm buying Tom a birthday present.
Tom mağazanın etrafında yürüdü, istediği şeyleri alıyordu.Tom walked around the store, buying things he needed.
Ölüm tehditleri alıyorum.I've been getting death threats.
Her şeyi yanıma alıyorum.I'm taking everything with me.
Kahvemi yanıma alıyorum.I'm taking my coffee with me.
Ben öğle yemeği için Tom'u alıyorum.I'm picking up Tom for lunch.
Yarın işten hastalık izni alıyorum.I'm calling in sick tomorrow.
Tom'dan tavsiye alıyorum.I'm getting advice from Tom.
Ben Tom'un yerini alıyor olacağım.I'll be taking Tom's place.
Ben öğle yemeği molası alıyorum.I'm taking my lunch break.
Sen büyük bir risk alıyorsun.You're taking a big risk.
Benim desteğimi alıyorsun, Tom.You have my support, Tom.
Onu ciddiye alıyorum.I'm taking it seriously.
Arabayı alıyor olacağım.I'll be taking the car.
Ben bunu alıyorum.I'm taking this one.
Ondan zevk alıyordum.I was enjoying that.
Ben işi alıyorum.I'm taking the job.
Ben ağırdan alıyorum.I'm taking it easy.
Not alıyorum.I'm taking notes.
Tom uyandığında, Mary duş alıyordu.When Tom woke up, Mary was taking her shower.
O biraz kahve alıyor.He is getting some coffee.
Uçak kabini iki yüz elli kişi alıyor.The aircraft cabin holds two hundred and fifty people.
Tom mutfakta geç gece aperatifi alıyordu.Tom is in the kitchen, having a late-night snack.
Tom ve Mary birbirlerinden zevk alıyorlar gibi görünüyor.Tom and Mary seem to be enjoying themselves.
Bizden bazı kötü alışkanlıklar alıyorsun.You're picking up some bad habits from us.
Tom bu tür şeyden zevk alıyor.Tom gets a kick out of this kind of thing.
Tom ve Mary işten bir mola alıyor.Tom and Mary are taking a break from work.
Tom ve ben birlikte zaman geçirmekten keyif alıyoruz.Tom and I enjoy spending time together.
Tom saat kaçta seni alıyor?What time's Tom picking you up?
Ne alıyorsun?What are you getting?
Onlar sorunlarını henüz çözemediler ama en azından onları ele alıyorlar.They haven't yet resolved their problems, but at least they're discussing them.
Tom yeni bir ev alıyor.Tom is buying a new house.
Tom gelecek yıl yeni bir ev satın alıyor.Tom is buying a new house next year.
Bunun için ödeme alıyor musun?Do you get paid for this?
Mark nerede? O duş alıyor.Where's Mark? He's having a shower.
Saatte otuz dolar alıyorum.I'm paid thirty dollars an hour.
Ne kadar alıyorsunuz?How much do you take?
Ne kadar alıyorsun?How much are you taking?
Tom figür pateni dersleri alıyor.Tom is taking figure skating lessons.
Sen roman okumaktan keyif alıyorsun, değil mi?You enjoy reading novels, don't you?
Dans dersleri alıyorum.I take dance lessons.

İlgili Sayfalar