alıyor ile cümle
alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bilimde iyi notlar alıyorum.I get good grades in science.
Sami her zaman para borç alıyordu.Sami was always borrowing money.
Sami hayatın güzel şeylerinden zevk alıyordu.Sami enjoyed the fine things of life.
Sami kırsal yaşam tarzından zevk alıyordu.Sami enjoyed the country lifestyle.
Sami hayatından zevk alıyordu.Sami was enjoying his life.
Sami kokain alıyordu.Sami was taking cocaine.
Bir günlük iznin gerisini alıyorum.I'm taking the rest of the day off.
Sami sakin bir hayattan zevk alıyordu.Sami was enjoying a leisurely life.
Sami sosyal yardımlar alıyordu.Sami was receiving welfare benefits.
Tom bir bilgisayar satın alıyor.Tom is buying a computer.
Neredeyse onlardan bir tane satın alıyordum.I almost bought one of those.
Şimdi onu alıyor.Now he gets it.
Sami hayattan zevk alıyordu.Sami enjoyed life.
Sami dikiş alıyordu.Sami was getting stitches.
Sami daha çok kullanılmış araba satın alıyordu.Sami was buying more used cars.
Sami depresyonla baş etmek için ilaç alıyordu.Sami was taking medication to deal with depression.
Sami hayattan tamamen zevk alıyordu.Sami enjoyed life fully.
Sami hayattaydı ama zar zor nefes alıyordu.Sami was alive but barely breathing.
Sami erkek kardeşinden uzun süredir ödünç alıyordu.Sami was borrowing from his brother for a long time.
Sami günde yaklaşık altı yüz mesaj alıyordu.Sami was receiving almost six hundred messages a day.
Hala çizgi film izlemekten keyif alıyor musun?Do you still enjoy watching cartoons?
Sami duş alıyordu.Sami was showering.
Tom'un arabasını sık sık mı ödünç alıyorsun?Do you often borrow Tom's car?
Bu çok fazla zaman alıyor.This is taking way too much time.
Tom nefes alıyor gibi görünmüyor.It doesn't look like Tom is breathing.
Bu çok zaman alıyor.This is taking a lot of time.
Vitamin alıyor musun?Are you taking vitamins?
Haplarını mı alıyorsun?Have you been taking your pills?
Bisikletimi sürmekten zevk alıyorum.I enjoy riding my bicycle.
Bunu yapmak için para alıyorsun, değil mi?You're paid to do that, aren't you?
Büyük bir risk alıyorsun, değil mi?You're taking a big risk, aren't you?
Tom yardım alıyor, değil mi?Tom is getting help, isn't he?
Tom büyük bir şans alıyor, değil mi?Tom is taking a huge chance, isn't he?
Tom kilo alıyor, değil mi?Tom is gaining weight, isn't he?
Mary bale dersleri alıyor.Mary takes ballet lessons.
Tom bunu yapmak için para alıyor, değil mi?Tom is paid to do that, isn't he?
Tom haftada altı gün çalışıyor ama sadece beş için para alıyor.Tom works six days a week but only gets paid for five.
Hangi reçetesiz ilaçları alıyorsunuz?What non-prescription medications are you taking?
Kolestrol düşürücü bir ilaç alıyor musun?Are you taking a cholesterol-lowering medication?
Peter dişi bir kedi alıyor.Peter is buying a female cat.
Tom ve Mary birbirleriyle konuşmaktan keyif alıyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary seem to enjoy talking to each other.
Tom pişen bir şeyin kokusunu alıyordu.Tom could smell something cooking.
Televizyonda futbol izlemekten zevk alıyorum.I enjoy watching football on TV.
Tom çok iyi maaş alıyor.Tom gets a very good salary.
Otel, dağda yer alıyor.The hotel is located on the mountain.
Tom iyi ücret alıyor.Tom is well-paid.
Çığ saatte yirmi beş mil yol alıyordu.The avalanche was traveling at twenty-five miles an hour.
Özrümü geri alıyorum.I'm taking my apology back.
Tom mesai başında alkol alıyor.Tom has been drinking on the job.
Ayrılıkçılardan tehdit e-postaları alıyorum.I'm getting threatening e-mails from the separatists.
Kilo alıyordu.He was gaining weight.
Haftada üç kez bağlama dersi alıyor.He takes bağlama lessons three times a week.
Sesimi alıyor musun?Am I coming through?
Ne gibi önlemler alıyorsunuz?What kind of measures do you take?
Bazıları seni örnek alıyor.Some people look up to you.
Sorumluluklarımı çok ciddiye alıyorum.I take my responsibilities very seriously.
Bana ait olanları alıyor olacağım.I'll be taking what belongs to me.
Dizlerimin arkasından gıdık alıyorum.I'm ticklish behind my knees.
Affınıza sığınıyorum. Sözlerimi geri alıyorum.I ask for your forgiveness. I take my words back.
Giriş yaptıktan sonra aşağıdaki hata kodunu alıyorum.I get the below error after logging in