alıyor ile cümle

alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Burada bir şey kokusu alıyorum.I smell something here.
Ondan keyif alıyorum.I've been enjoying it.
Yemek pulları alıyorum.I receive food stamps.
Riski göze alıyorum.I'm taking a chance.
Bir yavru köpek satın alıyorum.I'm buying a puppy.
Not alıyordum.I was taking notes.
Ben mesajını alıyorum.I get your message.
O zaman alıyor.It does take time.
Mesajı alıyorum.I get the message.
Onu çok alıyorum.I get that a lot.
Tom nefes alıyor mu?Is Tom breathing?
Reçeteli ilaçlarımı alıyor musun?Have you been taking my prescription drugs?
Modern edebiyat eğitimi alıyor.He is studying modern literature.
Yunanistan mali sisteminin çökmesini önlemek için radikal tedbirler alıyor.Greece is taking radical measures to prevent a collapse of its financial system.
Bu soruyu her zaman alıyorum.I get this question all the time.
Tom büyük bir şans alıyor.Tom is taking a huge chance.
Diana zorlukla nefes alıyordu.Diana gasped.
Bazı yaz dersleri alıyorum.I'm taking some summer classes.
Burada çalışmaktan çok keyif alıyorum.I enjoy working here a lot.
"Fadıl nerede" "Duş alıyor.""Where's Fadil?" "He's taking a shower."
Tıp eğitimi alıyorum.I study medicine.
Fadil duş alıyor.Fadil is taking a shower.
Sanırım Fadil asgari ücret alıyor.I suppose Fadil gets the minimum wage.
Tom'dan her gün telefon alıyorum.I get phone calls every day from Tom.
Tom bana istediğim şeyleri satın alıyor.Tom buys me things that I want.
Tom neden benden daha fazla maaş alıyor?Why does Tom get a higher salary than I do?
Ne sıklıkla bir diş fırçası satın alıyorsun?How often do you buy a toothbrush?
Ne sıklıkta şişelenmiş su alıyorsunuz?How often do you buy bottled water?
Bu geziden şimdiye kadar ne kadar keyif alıyorsun?How are you enjoying the trip so far?
Biz büyük bir risk alıyoruz.We're taking a big risk.
Tom hızlı ve derin nefes alıyordu.Tom is hyperventilating.
Fadıl haplarını alıyordu.Fadil was taking his pills.
Fadıl ilahi mesajlar alıyor olduğuna inanıyordu.Fadil believed he was receiving divine messages.
Fadıl başkalarının duygusal acılarından keyif alıyordu.Fadil enjoyed the emotional suffering of others.
Fadıl altı rakamlı bir maaş alıyor.Fadil earns a six-figure salary.
Tom yiyecek alıyor.Tom is buying food.
Tom iş kıyafetleri alıyor.Tom is out shopping for work clothes.
Tom yiyecek bir şey satın alıyor.Tom is buying something to eat.
O, konuşmalarını yazması için başkalarını işe alıyor.She hires other people to write her speeches.
Konuşmalarımı yazması için başkalarını işe alıyorum.I hire other people to write my speeches.
Sık sık Tom'dan mektuplar alıyorum.I often receive letters from Tom.
Tom'dan sık sık mektuplar alıyorum.I often get letters from Tom.
Tom oldukça iyi notlar alıyor.Tom gets pretty good grades.
Tom ihtiyaç duyduklarımızı satın alıyor.Tom is buying what we need.
Tom malzemeler alıyor.Tom is buying supplies.
Sonuçları alıyorum.I'm getting results.
O bir bilgisayar satın alıyor.He buys a computer.
Bundan çok fazla keyif alıyorum.I'm enjoying this so much.
Sen gaz kokusu alıyor musun?Do you smell gas?
O bu kitabı satın alıyor.He is buying this book.
Neden çalışma şartları kötü olan işyerlerinde yapılmış şeyleri satın alıyorsun?Why do you buy things made in sweatshops?
Tom'dan ne sıklıkta haber alıyorsun?How often do you hear from Tom?
Çok şey satın alıyorsun.You buy a lot of things.
Kendime yeni bir ayakkabı satın alıyorum.I'm buying myself a new pair of shoes.
Kendime yeni bir çift ayakkabı alıyorum.I'm buying myself a new pair of shoes.
Leyla kalp krizine neden olabilecek bir ilaç alıyordu.Layla was taking a medication that could cause a heart attack.
Leyla banyo alıyordu.Layla was taking a bath.
Leyla abartılı yaşam tarzından keyif alıyordu.Layla enjoyed her extravagant lifestyle.
Futbol oynamaktan keyif alıyor musun?Do you like playing football?
Tom bir ödül alıyor olacak.Tom will be getting an award.

İlgili Sayfalar