alırlar ile cümle
alırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar hakkında ne kadar az tecrübeye sahip olursanız, o kadar ilgi çekici bir hal alırlar.Чем реже мы ими пользуемся, тем они более гламурные.
Onlar hakkında ne kadar az tecrübeye sahip olursanız, o kadar ilgi çekici bir hal alırlar.וככל שיש לנו פחות ניסיון איתם, הם יותר זוהרים.
Onlar hakkında ne kadar az tecrübeye sahip olursanız, o kadar ilgi çekici bir hal alırlar.وكلما كانت خبرتنا بها أقل كلما كانو أشد ابهارا
Onlar hakkında ne kadar az tecrübeye sahip olursanız, o kadar ilgi çekici bir hal alırlar.グラマーに見えます だから車の写真は グラマーにできるけれど
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Ce que les gens achètent, ce n'est pas ce que vous faites, mais pourquoi vous le faites.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Folk köper inte vad du gör; de köper varför du gör det.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.La gente no compra lo que uno hace; compra el porqué lo hace.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Lidé si nekupují to, co děláte, ale proč to děláte.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Ljudje ne kupujejo, kaj delate; kupujejo, zakaj to delate.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Mensen kopen niet wat je doet; ze kopen waarom je het doet.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Não compram o que fazemos, mas a razão por que o fazemos.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Oamenii nu cumpără ceea ce faci; cumpără motivul pentru care faci ceea ce faci.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Хората не купуват това, което правиш; купуват причината да го правиш.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.لا تشتري الناس ما تقوم به، بل يشترون لم اذا تقوم به.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,"e ter bebido uma coca-cola." "Usaram umas imagens do filme mórbido,
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,"오싹한 예술영화같은 장면이 나왔는데,
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Au folosit secvențe din filmul morbid, un prim-plan cu pantofii lui Chad în mijlocul autostrăzii.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."De brugte nogle morbide, artistiske optagelser, et close-up fotografi af Chads sko midt på motorvejen.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Felhasználták néhány morbidan művészi felvételem, egy közeli kép Chad cipőiről az autópálya közepén.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Ils avaient ce montage artistique morbide un gros plan des chaussures de Chad au milieu de l'autoroute.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Mereka menggunakan foto artistik yang menyeramkan, foto jarak dekat sepatu Chad di tengah jalan raya.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Použili i morbidně umělecké scény, jako záběr na Chadovy boty uprostřed silnice.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."They used some of the morbidly artist footage, mô tả đôi giầy của Chad ở giữa con đường cao tốc.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Uporabili so neke morbidne umetniške posnetke, bližnji kader Chadovih čevljev na sredi avtoceste.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Wykorzystano artystyczne zdjęcie, zbliżenie na buty Chad'a leżące na drodze.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Ze gebruikten akelig artistieke beelden, een close-up van de schoenen van Chad midden op de snelweg.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Вони використовували якійсь дивакуваті кадри: черевик Чада крупним планом посередині шосе.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim.Използваха ужасна авторска снимка, на която имаше снимани отблизо обувките на Чад на магистралата.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Они использовали какие-то нездорово художественные кадры: ботинок Чада крупным планом посреди шоссе.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,"הם השתמשו בחלק מהקטעים האמנותיים הדכאוניים,
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,"وإستعانوا ببعض الخامات الفنية,
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,高速道路の真ん中にある チャドの靴の接写です
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen a dit : "Les cultures libres récoltent ce qu'elles célèbrent."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen a spus, "Culturile libere obțin ceea ce celebrează."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen azt mondta: "A szabad kultúrák megkapják, amit ünnepelnek."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen bilang, "Budaya bebas akan mendapatkan apa yg mereka nikmati"
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen dijo: "Las culturas libres consiguen lo que celebran".
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen disse, "Culturas livres obtêm aquilo que celebram."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen ha detto: "Le culture libere ottengono ciò che celebrano."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen은 "무료의 문화는, 자신이 칭송하는 바대로 얻어낸다"고 했습니다.
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen nói, " các nền văn hóa tự do có những thứ mà chúng tán dương,"
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen povedal: "Otvorené kultúry dostanú to, čo oslavujú."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen řekl: "Svobodné kultury dostanou to, co oslavují."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen sagte: "Freie Kulturen bekommen das, was sie zelebrieren."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen zei: "Vrije culturen krijgen wat ze verheerlijken."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar.""Wolne kultury dostają to, co podziwiają".
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Ο Kamen είπε, "Οι ελεύθεροι πολιτισμοί παίρνουν αυτό που εξυμνούν."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Камън казва, "Свободните култури получават това, което ценят най-много."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Кеймен сказав: "Вільні культури отримують те, що вони прославляють."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Кеймен сказал, "Свободные культуры получают то, что они прославляют".
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."קאמן אמר, "תרבויות חופשיות משיגות את מה שהן מרוממות."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."لقد قال كيمن:"إن ثقافات المجان تحصل على ما تحتفي به."
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."私達の前には選択があります
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.A lelkészt a nap 24 órájában hívhatják.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.목사는 24시간 대기조와 같아요. 마치 의사와도 같죠.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.Los pastores son como los doctores, deben estar a disposición las 24 horas del día.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.כמרים הם 24 שעות בכוננות. הם כמו רופאים.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.القسيسون يعملون على مدار ال 24 ساعة. إنهم مثل الأطباء.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.昨日にはここに到着する予定でしたが 今日遅く家を出ました
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Duchowni są dwadzieścia cztery godziny pod telefonem.