alırlar ile cümle

alırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Στο μεταξύ οι φίλοι μου δούλευαν πέντε ώρες μεταφέροντας την τσάντα κάποιου και έπαιρναν 10 δολάρια.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Междувременно другите работеха по пет часа, за да мъкнат нечия чанта наоколо, и им плащаха по 10 кинта: А аз:
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Невдовзі мої друзі працювали по 5 годин, тягаючи сумку якогось хлопця, щоб заробити 10 баксів.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.בינתיים החברים שלי היו עובדים במשך חמש שעות לסחוב את התיק של הבחור מסביב למסלול והיו מקבלים 10 דולר
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.وفي هذه الاثناء كان اصدقائي يعملون 5 ساعات بمرافقة شخص واحد طيلة الوقت لقاء 10 دولارات
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.誰かのバッグを運んで10ドルもらっていました 「5時間も働かなきゃならないなんて馬鹿みたいだ」と思いました
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.Mientras, esos tiranos seguían a los judíos, tomaban todas sus órdenes y enseñanzas de los judíos.
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.Tyrannen, die den Juden folgen und ihre Befehle und alle
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.И когда те тираны, которые следуют за Иудеями, берут их предписания и все учения от иудеев.
Bu demek oluyor ki; bisikleti ne kadara alırlarsa alsınlar, sattıkları fiyat normal fiyattan %40 fazla. -Ami azt jelenti, hogy bármennyiért is kapják a kerékpárt, 40%-kal többé adják el.
Bu demek oluyor ki; bisikleti ne kadara alırlarsa alsınlar, sattıkları fiyat normal fiyattan %40 fazla. -Eso significa que independientemente de lo que pagaron por la bici, ellos la venden a un precio 40% más alto.
Bu demek oluyor ki; bisikleti ne kadara alırlarsa alsınlar, sattıkları fiyat normal fiyattan %40 fazla. -To oznacza, że ilekolwiek oni płacą za rower, oni sprzedają go za 40% więcej.
Bu demek oluyor ki; bisikleti ne kadara alırlarsa alsınlar, sattıkları fiyat normal fiyattan %40 fazla. -To znamená, že každé nakoupené kolo, prodají o 40% dráž než ho nakoupili.
Bu demek oluyor ki; bisikleti ne kadara alırlarsa alsınlar, sattıkları fiyat normal fiyattan %40 fazla. -To znamená že každý nakúpený bicykel predajú o 40% drahšie než ho nakúpili.
Buna karşılık olarak Countrywide'daki borsacılar bu işlemi yaptıkları için belli bir ücret alırlar. .A za to dostane hypoteční makléř Countrywide fixní poplatek za provedení této transkace.
Buna karşılık olarak Countrywide'daki borsacılar bu işlemi yaptıkları için belli bir ücret alırlar. .Dus ik zou naar Countrywide gaan. En ik zou $1 miljoen krijgen, een huizenlening.
Buna karşılık olarak Countrywide'daki borsacılar bu işlemi yaptıkları için belli bir ücret alırlar. .E em troca disso, que Countrywide mortgage broker terá apenas uma taxa fixa para fazer essa transação.
Buna karşılık olarak Countrywide'daki borsacılar bu işlemi yaptıkları için belli bir ücret alırlar. .Και σε αντάλλαγμα για αυτό, ο μεσίτης της Coutrywide θα αμοιφθεί με μία σταθερή αμοιβή για την συναλλαγή αυτή.
Buna karşılık olarak Countrywide'daki borsacılar bu işlemi yaptıkları için belli bir ücret alırlar. .В обмін на це, що CFC іпотечний брокер просто буде отримувати фіксовану плату за ці транзакції.
Buna karşılık olarak Countrywide'daki borsacılar bu işlemi yaptıkları için belli bir ücret alırlar. .固定料金をその取引で得ていました。 たぶん、彼らは、私の住宅ローンを事務処理する事で、
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Alle medlemsstater kandog deltage i Ministerrådets forhandlinger.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Cu toate acestea, toate statelemembre pot participa la deliberările Consiliului de Miniştri.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Jednání Rady ministrůse však mohou zúčastnit všechny členské státy.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Kaikki jäsenvaltiot voivat kuitenkin osallistua asian käsittelyyn ministerineuvostossa.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Mindazonáltal a Miniszterek Tanácsának tanácskozásain valamennyi tagállam részt vehet.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.No obstante, todos los Estados miembros podrán participar en las deliberaciones del Consejo de Ministros.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Samtliga medlemsstater fåremellertid delta i ministerrådets överläggningar.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Toutefois, tous les États membres peuvent participer aux délibérations du Conseil des ministres.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Tuttaviatutti gli Stati membri possono partecipare alle deliberazioni del Consiglio dei ministri.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Vse države članice pa lahko sodelujejo pri posvetovanjih Sveta ministrov.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Wszystkie Państwa Członkowskie mogąjednak uczestniczyćw obradach Rady Ministrów.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Ωστόσο, στις συσκέψεις του Συµβουλίου των Υ p i ο υρ γών µ p i ο ρούν να συµµετέχουν όλα τα κράτη µέλη.
Bununla birlikte, bütün Üye Devletler, Bakanlar Konseyi müzakerelerinde yer alırlar.Независимо от това, всички държавичленки могат да участвуват в разискванията на Съвета на министрите.
Çok zamanını alırlar.He vaativat paljon aikaasi.
Çok zamanını alırlar.Mereka membutuhkan banyak waktu Anda
Çok zamanını alırlar.No puedes viajar, no puedes hacer un montón de cosas
Çünkü barsaklarımız doğrudan limbik sistemimizle bağlantılıdır. Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Črevá sú totiž spojené s naším emocionálnym limbickým systémom, komunikujú spolu a spolu rozhodujú.
Daha fazla risk alırlar.Ces personnes prennent plus de risques.
Daha fazla risk alırlar.Correm mais riscos.
Daha fazla risk alırlar.Corrono più rischi.
Daha fazla risk alırlar.De tager flere risici.
Daha fazla risk alırlar. Güçlü ve gücsüz insanlar arasında bir çok farklılıklar vardır.Det finns många skillnader mellan kraftfulla och kraftlösa människor.
Daha fazla risk alırlar.He ottavat enemmän riskejä.
Daha fazla risk alırlar.Họ thường mạo hiểm hơn.
Daha fazla risk alırlar.Îşi asumă mai multe riscuri.
Daha fazla risk alırlar.Mereka mengambil lebih banyak resiko.
Daha fazla risk alırlar.Podejmują większe ryzyko.
Daha fazla risk alırlar.Sie gehen mehr Risiken ein.
Daha fazla risk alırlar.Son más arriesgados.
Daha fazla risk alırlar.Többet is kockáztatnak.
Daha fazla risk alırlar.Veliko tvegajo.
Daha fazla risk alırlar.Viac riskujú.
Daha fazla risk alırlar.Ze nemen meer risico's.
Daha fazla risk alırlar.Παίρνουν περισσότερα ρίσκα.
Daha fazla risk alırlar.Они рискуют чаще.
Daha fazla risk alırlar.Такі люди частіше ризикують.
Daha fazla risk alırlar.Те поемат повече рискове.
Danışman annelerimiz her yıl eğitim alırlar ve... ...ve bilgilerini güncellerler.As mães mentoras recebem formação todos os anos, e re-formação.
Danışman annelerimiz her yıl eğitim alırlar ve... ...ve bilgilerini güncellerler.Die Mentorinnen werden jedes Jahr neu ausgebildet und geschult.
Danışman annelerimiz her yıl eğitim alırlar ve... ...ve bilgilerini güncellerler.우리의 멘토 어머니단은 매년 교육을 받고 또 재교육받습니다.

İlgili Sayfalar