alırım ile cümle
alırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben biletleri alırım.Ich hole die Karten. - Toll!
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Aku akan mengambil algojo sendiri," kata Raja bersemangat, dan ia bergegas pergi.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Będę pobrać kata siebie, rzekł król niecierpliwie, a on pobiegł.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Én letölteni a hóhér magam," mondta a király mohón, és ő elsietett.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.'Eu vou buscar o carrasco me ", disse o Rei ansiosamente, e ele correu.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Ich hole der Henker mich", sagte der König eifrig und eilte er.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.'Ik zal de beul zelf te halen, "zei de koning gretig, en haastte hij zich af.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.'Io a prendere il boia me,' disse il re con impazienza, e lui corse via.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Jag hämtar bödeln själv," sade kungen ivrigt, och han skyndade bort.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Jaz bom puščati rabelj sam," je dejal King nestrpno, in je pohitel off.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Jeg vil hente bødlen selv," sagde kongen ivrigt, og han skyndte sig væk.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Je vais chercher le bourreau moi-même, dit le Roi avec empressement, et il courut.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.'나는 사형 집행 인에게 자신을 가져올 게요'킹 간절히 말했다, 그는 도망 서둘렀어.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Minä hakemaan teloittaja itseni," sanoi kuningas innokkaasti, ja hän kiiruhti pois.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Privediem kata sám," povedal kráľ netrpezlivo, a ponáhľal preč.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Přivedu popravčího sám," řekl král netrpělivě, a spěchal pryč.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.'Tôi sẽ lấy đao bản thân mình, "vua háo hức, và ông vội vã ra.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Voi aduce călăul mine", a spus Regele cu nerăbdare, şi el grăbi.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Voy a buscar al verdugo a mí mismo," dijo el rey con impaciencia, y se apresuró.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Θα φέρω τον εαυτό μου ο δήμιος", είπε ο βασιλιάς με ανυπομονησία, και ο ίδιος έσπευσε μακριά.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Ще донеса на палача себе си", казал царят с нетърпение, и той побърза.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Я принесу ката себе, сказав Король з нетерпінням, і він поспішив геть.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Я принесу палача себя, сказал Король с нетерпением, и он поспешил прочь.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."אני אביא את התליין את עצמי," אמר המלך בשקיקה, והוא מיהר להסתלק.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."أنا نفسي جلب الجلاد" ، وقال الملك بفارغ الصبر ، وانه سارع خارج.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.アリスは彼女のように、彼女は同様に戻って、ゲームが行われていた方法を見てかもしれないと思った
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Biorę go, przygotowuję, a ludzie go zjadają ze smakiem.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.En gros, je la prends, je la prépare, et les gens la mangent -- en espérant qu'ils apprécient.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Én pedig fogom és elkészítem, az emberek meg elfogyasztják -- remélhetőleg ízlik nekik.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Eu îl iau, îl pregătesc, și apoi oamenii îl consumă -- sper că le place.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Eu limito-me a escolhê-la, a prepará-la e depois as pessoas consomem-na — esperemos que gostem.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Ich nehme sie dann und bereite sie zu und die Leute essen sie dann - Hoffentlich schmeckt es ihnen.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Ik neem het, bereid het, en dan wordt het door mensen geconsumeerd -- hopelijk smaakt het ze.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Io, fondamentalmente, la prendo, la preparo, poi la gente la mangia -- e spero se la gustino.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Jag tar i princip den, tillagar den, och sen konsumerar folk den -- och förhoppningsvis tycker de om den.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.저는 그걸 가지고 음식 준비를 합니다. 그리고 사람들이 소비를 하죠. 바라건데 맛있게 먹었으면 합니다.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Saya tinggal mengambilnya, menyiapkannya lalu orang-orang memakannya -- semoga saja mereka menikmatinya.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Tôi đơn giản nhận lấy, sơ chế, và rồi mọi người ăn - hy vọng là họ thấy ngon.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.V podstatě ji vezmu, připravím a později ji lidé konzumují -- a doufám, že si to užijí.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Yo básicamente la tomo, la preparo, y luego la gente la consume y, con suerte, la disfruta.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Την αγοράζω, την ετοιμάζω, και στην συνέχεια ο κόσμος την καταναλώνει -- και ελπίζω να την απολαμβάνει.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.В основи линии, аз го вземам, приготвям, и след това хората го консумират -- да се надяваме, че им харесва.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Я беру ее и готовлю, а потом люди потребляют ее -- надеюсь, с удовольствием.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.Я беру та готую з неї страву, яку люди їдять - сподіваюсь, із задоволенням.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.אני בעקרון לוקח אותו, מכין אותו, ואז אנשים צורכים אותו -- בתקוה כדי להנות ממנו.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.أنا بشكل أساسي أخذها، أعدها، ثم يستهلكها الناس -- اّمل أن يستمتعوا بها.
Ben de onu alırım, hazırlarım, daha sonra da insanlar onu yerler -- umarım beğenirler de.お客さんに召し上がってもらって、喜んで頂ければ幸いです。 そして基本的に最後の段階は、「廃棄」です。
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Adesso vado a prendere i pezzi. Avete voglia di farvi un giro nel frattempo?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Haen ne nyt, joten voitteko tappaa aikaa?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Jag ska gå och hämta delar- -så ni får fördriva tiden med nåt.
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Jeg henter delene, - - så I må fordrive tiden.
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Pójdę po nie, a wy może się trochę rozerwiecie?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Vou buscá-las, agora, por isso, importam-se de ir matar tempo?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Voy a buscarlas ahora mismo. ¿Por qué no vais a dar una vuelta mientras?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Πάω να τα φέρω τώρα, οπότε σε πειράζει να χαζέψεις λίγο;
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Я сейчас их достану, а вы пока займитесь чем-нибудь.
Bir dalga boyu kadar yolu ne kadar sürede alırım? -Ich habe also die Entfernung einer Wellenlänge zurückgelegt, und wie lange habe ich dafür gebraucht?
Bir dalga boyu kadar yolu ne kadar sürede alırım? -Takže jsem urazil vzdálenost jedné vlnové délky a jak dlouho mi trvalo urazit tu vzdálenost?
Bir dalga boyu kadar yolu ne kadar sürede alırım? -התקדמנו מרחק של אורך גל, כמה זמן לקח להתקדם מרחק כזה?
Bir dalga boyu kadar yolu ne kadar sürede alırım? -وما هو الزمن للاكمال هذه المسافة ؟