alıp ile cümle

alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Birisinin sorumluluk alıp onun hayatında değişiklik yapması sayesinde nasıl biri olacak?Wie zal hij worden doordat iemand een initiatief nam en een verschil maakte in zijn leven?
Birisinin sorumluluk alıp onun hayatında değişiklik yapması sayesinde nasıl biri olacak?Ποιος θα γίνει επειδή κάποιος εξέφρασε τη γνώμη του κι έφερε αλλαγή στη ζωή του;
Birisinin sorumluluk alıp onun hayatında değişiklik yapması sayesinde nasıl biri olacak?Интересно, как отразится на его судьбе то, что кто-то защитил его и изменил его жизнь?
Birisinin sorumluluk alıp onun hayatında değişiklik yapması sayesinde nasıl biri olacak?Какъв ще стане той, защото някой зае позиция и промени живота му?
Birisinin sorumluluk alıp onun hayatında değişiklik yapması sayesinde nasıl biri olacak?Ким він стане у подальшому житті, знаючи, що хтось захистив його і здійснив зміни у його житті?
Birisinin sorumluluk alıp onun hayatında değişiklik yapması sayesinde nasıl biri olacak?מי הוא עתיד להיות הודות לכך שמישהו נקט יוזמה ושינה את חייו? - זהב - - אשנטי והמחוזות המערביים, גאנה -
Birisinin sorumluluk alıp onun hayatında değişiklik yapması sayesinde nasıl biri olacak?كيف صار لأن أحداً اتخذ موقفاً وصنع فرقاً في حياته؟
Birisinin sorumluluk alıp onun hayatında değişiklik yapması sayesinde nasıl biri olacak?彼の人生は変わりました ガーナの道をフリー・ザ・スレーブの スタッフと一緒に車で走っていた時
Birkaç ilaç alıp evine gittim.Aku membeli beberapa obat-obatan dan pergi kerumahmu
Birkaç ilaç alıp evine gittim.Comprei uns remédios e fui para a sua casa.
Birkaç ilaç alıp evine gittim.Compré medicinas y fui a tu casa.
Birkaç ilaç alıp evine gittim.희중씨가 아프다 그래가지고 약 사 들고 희중씨 집에 찾아갔었습니다
Birkaç ilaç alıp evine gittim.Я купив ліки і поїхав до тебе.
Birkaç ilaç alıp evine gittim.لقد أشتريت بعض الأدوية وذهبت إلى بيتك
Bir kez atacağım daha sonra alıp tekrar atacağım.Donc, je vais la lancer, puis je vais le ramasser, et je vais le lancer à nouveau.
Bir kez atacağım daha sonra alıp tekrar atacağım.Então eu vou para lançá-lo, e então eu vou buscá-lo, e eu vou lançá-lo novamente.
Bir kez atacağım daha sonra alıp tekrar atacağım.Takže budem ho prevráťte a potom budem to vyzdvihnúť, a já jdu na flip to znova.
Bir kez atacağım daha sonra alıp tekrar atacağım.Takže ji hodíme a potom zvedneme a znovu ji hodíme.
Bir kez atacağım daha sonra alıp tekrar atacağım.Zatem rzucę nią, po czym ją podniosę, a następnie rzucę ponownie.
Bir kez atacağım daha sonra alıp tekrar atacağım.Та аз ще я хвърля, след което ще я взема, и пак ще я хвърля.
Bir kez atacağım daha sonra alıp tekrar atacağım.Я ее подброшу, потом подниму и подброшу еще раз.
Bir kez atacağım daha sonra alıp tekrar atacağım.再び弾くのです。 では、表と表が出る確率は何でしょうか?
Bir kişi ne kadar ilkel olursa olsun, bebeklerini alıp onlar bilim insanı yapabilirsin.Tidak peduli seberapa primitif seseorang, jika Anda mengambil bayi mereka
Bir oduncu vardı. Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti.Er was een houthakker die op het punt stond met zijn bijl een stuk hout te hakken.
Bir oduncu vardı. Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti. Tüm galaksi, baltasındaki bir atomdu.Có một người tiều phu chuẩn bị cầm rìu và chặt một mẩu gỗ và toàn bộ thiên hà là một phân tử của chiếc rìu đó.
Bir oduncu vardı. Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti. Tüm galaksi, baltasındaki bir atomdu.Había un leñador que estaba por tomar su hacha y cortar un leño y toda la galaxia era un átomo de ese hacha.
Bir oduncu vardı. Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti. Tüm galaksi, baltasındaki bir atomdu.В ней был дровосек, который брал свой топор и рубил деревья, а вся галактика - это один атом этого топора.
Bir oduncu vardı. Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti. Tüm galaksi, baltasındaki bir atomdu.Жив собі один дроворуб, який брав сокиру і рубав дрова, а вся галактика - це один атом цієї сокири.
Bir önceki videodaki eşitliği alıp, şunu iki taraftan çıkardım. -Тук просто взех уравнението, което постигнахме в предишния клип и извадих това от двете страни
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Bierzesz patogen, modyfikujesz go, wstrzykujesz człowiekowi lub zwierzęciu i patrzysz co się dzieje.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.병원체를 가져다가 변형시키고 사람 혹은 동물에게 주입시킵니다. 그리고는 어떤 일이 발생하는지 관찰했죠.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Se alegea un agent patogen, se modifica, se injecta într-o persoană sau un animal, și vedeai ce se întâmplă.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Uno tomaba un patógeno, lo modificaba, se lo inyectaba a una persona o animal y se veía lo que pasaba.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Παίρνεις ένα παθογόνο, το τροποποιείς, το εγχέεις σε κάποιο άτομο ή ζώο και βλέπεις τι συμβαίνει.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Беремо патогенний мікроорганізм, змінюємо його, ін'єкуємо людині чи тварині і дивимося, що вийде.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Берём патогенный микроорганизм, изменяем его, инъецируем человеку или животному и смотрим, что получится.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Вземаш един патоген, модифицираш го, инжектираш го в човек или животно и виждаш какво се случва.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.לקחנו את הגורם למחלה, שינינו אותו, הזרקנו אותו לאדם או בהמה, ובדקנו מה קורה.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.تأخذ الميكروب, تقوم بتحويره, و حقنه في إنسان أو حيوان, و تتابع ما سيحدث.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.人や動物に投与したら どうなるか観察するのです この方法は多くの病原体に対して有効で
Bir sayının karesi denen şey, çoğunuzun bildiği gibi bir sayıyı alıp kendisiyle çarpmaktır.Có một phép tóan gọi là bình phương của một số, mà hầu hết các bạn biết là lấy một số rồi nhân với chính nó.
Bir sayının karesi denen şey, çoğunuzun bildiği gibi bir sayıyı alıp kendisiyle çarpmaktır.Exista radacina la patrat a unui numar, ceea ce inseamna, dupa cum stiti, numarul imnultit cu el insusi.
Bir sayının karesi denen şey, çoğunuzun bildiği gibi bir sayıyı alıp kendisiyle çarpmaktır.수의 제곱이라는 것이 있습니다. 여러분 모두 대부분 같은 수를 두번 곱한 것으로 알고 있는 것이죠.
Bir sayının karesi denen şey, çoğunuzun bildiği gibi bir sayıyı alıp kendisiyle çarpmaktır.Numeron neliö, kuten suurin osa teistä tietää, lasketaan kertomalla numero itsellään.
Bir sayının karesi denen şey, çoğunuzun bildiği gibi bir sayıyı alıp kendisiyle çarpmaktır.Obstaja nekaj, čemur pravimo kvadrat števila, kot veste ga dobimo z množenjem števila samega s seboj.
Bir sayının karesi denen şey, çoğunuzun bildiği gibi bir sayıyı alıp kendisiyle çarpmaktır.יש משהו שנקרא ריבוע של מספר אשר כמו שכולכם ודאי מכירים זוהי הפעולה של הכפלת מספר בעצמו
Bir sayının karesi denen şey, çoğunuzun bildiği gibi bir sayıyı alıp kendisiyle çarpmaktır.يوجد شيء يدعى مربع العدد و كما يعلم معظمكم هو أخذ الرقم وضربه بنفسه.
Bir sayının karesi denen şey, çoğunuzun bildiği gibi bir sayıyı alıp kendisiyle çarpmaktır.ここにいる皆様の殆どがご存知の様に ある数値を同じ数値で掛ける事です 例えば、5の二乗は?
Bir şeyin üstünü alıp sonra onun da üstünü aldığınızda esasen üstleri çarpabilirsiniz.어떤 수의 지수에 지수를 취할 때요, 단지 지수를 곱하면 됩니다---
Bir şeyin üstünü alıp sonra onun da üstünü aldığınızda esasen üstleri çarpabilirsiniz.--عندما ترفع عدد ما لأس ومن ثم ترفع المقدار ككل لأس آخر فيمكنك بهذه الحالة ان تضرب الأسس--
"Birşey istermisin?" "Not alıp Bombaydan getirebilirim""Als je iets wilt dan schrijf ik het op en breng het voor je mee uit Mumbai."
"Birşey istermisin?" "Not alıp Bombaydan getirebilirim""Daca vrei ceva pot nota si aduce din Bombay".
"Birşey istermisin?" "Not alıp Bombaydan getirebilirim""Jos haluat jotain voin kirjoittaa sen muistiin ja tuoda Bombaysta."
"Birşey istermisin?" "Not alıp Bombaydan getirebilirim""Se vuoi qualcosa, posso prenderne nota e portartelo da Bombay."
"Birşey istermisin?" "Not alıp Bombaydan getirebilirim""Wenn du etwas möchtest, ich kann es aufschreiben und von Bombay mitbringen."
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.저는 버블릭스(Bubliks)를 사서 사람들을 꼬시고 있었죠
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.Handlowałem obwarzankami.
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.Ich kaufte Bubliks und warb Leute ab.
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.J'achetais des boublik et essayais d'attirer les gens.
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.Kupoval jsem housky a lákal lidi.
İlgili Sayfalar