alınır ile cümle
alınır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
CMake temelli basit bir KDE4 şablonu, XMLGuiWindow' dan miras alınır ve KPart kullanımını gösterirGenericNameModèle simple pour KDE4 reposant sur CMake, hérite de XMLGuiWindow et montre comment utiliser KPartGenericName
CMake temelli basit bir KDE4 şablonu, XMLGuiWindow' dan miras alınır ve KPart kullanımını gösterirGenericNameProsty szablon dla KDE4 używający CMake. Dziedziczy z XMLGuiWindow i pokazuje jak używać KPartGenericName
Çocukla ilgili konular hakkında karar alınırken, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması hakkı vardır.Barn har rätt till att deras åsikt tas i beaktande när man fattar beslut om sådant som rör dem.
Çocukla ilgili konular hakkında karar alınırken, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması hakkı vardır.Ils ont le droit d’être pris en compte lors de décisions les concernant.
Çocukla ilgili konular hakkında karar alınırken, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması hakkı vardır.Lapsella on oikeus siihen, että hänen mielipiteensä otetaan huomioon, kun häntä koskevasta asiasta päätetään.
Çocukla ilgili konular hakkında karar alınırken, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması hakkı vardır.Los niños tienen derecho a que su opinión se tenga en cuenta cuando se deciden cosas que les conciernen.
Çocukla ilgili konular hakkında karar alınırken, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması hakkı vardır.Ребёнок имеет право на то, чтобы его мнение было учтено при принятии решения по вопросу, который его касается.
Çocukla ilgili konular hakkında karar alınırken, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması hakkı vardır.الطفل لديه الحق في أن تؤخذ وجهة نظره بعين الاعتبار، عند إصدار القرار في الأمر الذي يخصه.
Çocukla ilgili konular hakkında karar alınırken, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması hakkı vardır.芬兰的儿童不仅有权享受特殊保护和照顾,还有权自由发表意见。涉及到儿童本身事务的决定应当重视儿童自己的意见和想法。芬兰的法律禁止对儿童进行任何形式的体罚,违法行为会受到刑罚。
Daha önce söylediğimiz gibi, eğer Çin malları satın alınırsaComme on l'a dit, si plus de biens chinois sont achetés,
Daha önce söylediğimiz gibi, eğer Çin malları satın alınırsa Yuan için daha çok talep oluşuyor,Як ми сказали, чим більше купують китайських товарів, тим більшим стає попит на юань.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Après, on la vend et on l'achète et puis on me la livre.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.A questo punto viene venduta e comprata, e poi consegnata a me.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.A seguir, é vendida e comprada e depois é-me entregue.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Dann wird sie verkauft und gekauft und wird dann zu mir geliefert.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Dan wordt het verkocht en gekocht, en dan wordt het naar mij gebracht.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Den saluförs och inhandlas, och sen levereras den till mig.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Este apoi vândut și cumpărat, și apoi îmi este livrat mie.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Kentang ini lalu dijualbelikan, lalu dikirimkan kepada saya.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.매매가 이루어지고, 제게 배달됩니다.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Luego se vende y se compra, para después llegar a mí.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Následně je prodána a koupena a doručena až ke mně.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Później jest sprzedawany i kupowany, i dostarczony do mnie.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Sau đó nó được bán đi và mua lại, Và nó đến tay tôi.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Végül eladják, illetve megveszik, és aztán kiszállítják hozzám.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Έπειτα πωλείται και αγοράζεται, για να φτάσει τελικά σε μένα.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Затем она продается и покупается, а после -- доставляется мне.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.След това е продаден и купен, и след това е доставен до мен.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.Тоді її продають та купують. І тоді її доставляють до мене.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.אז הוא נמכר ונקנה, ואז הוא נשלח אלי.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.ثم تباع وتشترى، ثم تسلم إلي.
Daha sonra alınır ve satılır, en son da bana gelir.私のところへ届けられます。 私はそれを手に取り、料理します。
Değerlendirmeğe dayalı seçimde, şu noktalar dikkate alınır:En la deliberación, se tendrán en cuenta
Değerlendirmeğe dayalı seçimde, şu noktalar dikkate alınır:Harkintaan perustuvassa valinnassa otetaan huomioon
Değerlendirmeğe dayalı seçimde, şu noktalar dikkate alınır:La sélection basée sur la délibération tient compte de :
Değerlendirmeğe dayalı seçimde, şu noktalar dikkate alınır:Vid antagning enligt prövning beaktas
Değerlendirmeğe dayalı seçimde, şu noktalar dikkate alınır:В этом случае при отборе учитывается
Değerlendirmeğe dayalı seçimde, şu noktalar dikkate alınır:在外国完成了基础教育或高中教育的人,可在酌情考虑情况下被职业学校录取。酌情考虑包括
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Az állam elválasztott a családodtól.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Chính quyền sẽ ép bạn ra khỏi gia đình.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.De staat haalde je weg van je familie.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.El estado te separaba de tu familia.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.정부에 의해 가족과 떨어져 지내야 했고,
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Lo stato vi separava dalla vostra famiglia.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Man wurde durch den Staat von der eigenen Familie getrennt.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.O Estado separava-a da família.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Państwo separowało ją od rodziny
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Statul te separa de familie.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Vous étiez séparée de votre famille par l'état.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Το κράτος σε έπαιρνε μακριά από την οικογένειά σου.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Государство разлучало вас с вашей семьёй.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.И била разделяна със семейството си от държавата.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.המדינה היתה מרחיקה אותך ממשפחתך,
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.يتم فصلك من عائلتك من قبل الدولة
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.家族と離されて入れられる-
Dikkatli olun: prodüksiyon sonrası maliyetleri, çoğu zaman hafife alınır.A tener en cuenta: a menudo se subestiman los costos de post-producción.
Dikkatli olun: prodüksiyon sonrası maliyetleri, çoğu zaman hafife alınır.Beachten Sie: Nachbearbeitungskosten werden oft unterschätzt.
Dikkatli olun: prodüksiyon sonrası maliyetleri, çoğu zaman hafife alınır.조심하세요. 행사 이후의 비용이 종종 모자라게 계산되기도 합니다.
Dikkatli olun: prodüksiyon sonrası maliyetleri, çoğu zaman hafife alınır.Pamiętajcie, że koszty poprodukcyjne są często niedoszacowane.
Dikkatli olun: prodüksiyon sonrası maliyetleri, çoğu zaman hafife alınır.Soyez vigilants : les coûts de post production sont souvent sous-estimés.