alışmaya ile cümle

alışmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben burada yaşamaya alışmaya başlıyorum.I'm starting to get used to living here.
Bunu yapmaya alışmaya başlıyorum.I'm beginning to get used to doing this.
Ben karanlığa alışmaya başlıyorum.I'm starting to get used to the dark.
Hâlâ alışmaya çalışıyorum buna.I'm still trying to get used to it.
Buna alışmaya başlıyorum.I'm beginning to get used to this.
Buna asla alışmayacağım.I'll never get used to this.
Ona asla alışmayacağım.I'll never get used to that.
Tom Mary'nin dırdırına alışmaya başladı.Tom has grown accustomed to Mary's nagging.
Ben yolun sol tarafında sürmeye alışmaya çalışıyorum.I'm trying to get used to driving on the left side of the road.
Ben hâlâ yeni sisteme alışmaya çalışıyorum.I'm still trying to get used to the new system.
Felçli olmaya alışmaya çalışıyorum.I'm trying to get used to being paralyzed.
Buna alışmaya çalışıyorum.I'm trying to get used to this.
Sanırım bunu yapmaya asla alışmayacağım.I think I'll never get used to doing this.
Yeni hayatıma alışmaya başlamışken şok edici bir telefon aldım.Just as I was starting to get used to my new life, I received a shocking phone call.
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.She said, "The film's about a woman coming to terms with growing older."
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.So, when they get really used to that, we move on to the crows coming back.
Rolüne alışmaya başladığını ve güç kullanmaktan keyif aldığını belirtmiştir.He has noted that he is growing accustomed to his role and that he enjoys wielding power.
Koçyiğit ise köy ortamına alışmaya çalışıyor.Mit dem Hundeschlitten versucht er, sein Dorf zu erreichen.
Ben buna alışmaya çalışıyorum.Я привыкаю к этому.
Yeni ofisine alışmaya başladı.بدأت تعتاد على مكتبها الجديد.
Jonathan komadadır ve Lionel ise hapishanedeki yeni hayatına alışmaya çalışmaktadır.Sairaalassa Jonathan makaa koomassa kolmatta kuukautta ja Lionel totuttelee elämäänsä vankilassa.
Daha sonra birbirlerine alışmaya başlarlar ancak bir anda çağrı merkezinde her şey birbirine girer.Bọn họ đùa giỡn với nhau và đột nhiên, một khách hàng xuất hiện.
Koçyiğit ise köy ortamına alışmaya çalışıyor.Išteka iš Navikų ežero, telkšančio prie Navikų kaimo.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Amikor hozzászoknak ehhez, továbblépünk arra, hogy a varjak visszatérnek.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Entonces, cuando se acostumbran a eso, continuamos haciéndolos volver.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.I kiedy przywykną do tego, skupiamy się na wracających wronach.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.여기에 익숙해질 때쯤 까마귀가 돌아오는 시점에 맞추어 두번째 단계로 넘어갑니다.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Ko se vrane tega res privadijo, jih naučimo vračanja.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Kun ne ovat tottuneet tilanteeseen, siirrymme eteenpäin.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Quando si abituano a tutto questo, passiamo alla fase successiva.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Saat gagak itu sudah terbiasa, kami meneruskan pada gagak yang datang kembali.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Så, när de verkligen har vant sig vid det, går vi vidare till att kråkorna kommer tillbaka.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Så, når de virkelig bliver van til det, går vi videre til at kragerne kommer tilbage.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Si cand se obisnuiesc bine cu asta, ne mutam la faza ciorilor care se intorc.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Takže, když si na to skutečně zvykly, zaměříme se na vrány, které se vrací.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Takže, keď si na to naozaj privykli, prešli sme na skúmanie vrán, ktoré sa vracali.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Thế là, khi chúng thật sự quen với điều đó, chúng tôi tiếp tục đến bước 'quạ quay lại.'
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Une fois qu'ils se sont vraiment habitués à ça, on change de méthode
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Wenn sie sich richtig daran gewöhnt haben, machen wir mit den Krähen weiter, die zurückkommen.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Zodra ze er echt aan wennen gaan we ons bezighouden met de kraaien die terugkomen.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Έτσι, όταν το συνηθίζουν πραγματικά, προχωράμε με τις κουρούνες που επιστρέφουν.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.И когато наистина свикнат с това, започват да се връщат.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Когда же вороны привыкают к этому, мы переходим к следующему этапу обучения.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Отже, коли вони дійсно звикають до цього, ми наближуємось до ворон, які повертаються.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.כשהם מתרגלים, אנחנו מתקדמים לעורבים שחוזרים.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.إذاً عندما تعتاد على ذلك بشدة، ننتقل الى عودة الغربان.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.彼らは機械の騒音にも慣れ 何度も戻ってきては
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Cô ấy nói " Bộ phim nói về một người phụ nữ chấp nhận với viễn cảnh trở nên già đi."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."Der Film handelt über eine Frau, die sich mit dem Älterwerden auseinandersetzt."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Dia bilang, "Tentang seorang wanita yang dalam proses berdamai dengan umurnya."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ea a spus: "Filmul este despre o femeie care ajunge să accepte faptul că îmbătrâneşte."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ellle a répondu "Le film parle d'une femme qui accepte de vieillir."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."Filmen handler om en kvinde der affinder sig med at blive ældre".
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.그녀가 말하길 나이가 들어가는 어떤 여자에 대한 영화라고 했어요.
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."La película trata de una mujer que está aceptando envejecer".
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Mi ha detto, "Il film tratta di una donna che accetta il fatto di diventare vecchia"
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."O filme é sobre uma mulher "a aceitar o facto de estar a envelhecer."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Powiedziała: "Film jest o kobiecie, która próbuje się pogodzić z tym, że się starzeje."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ze antwoordde: "De film gaat over een vrouw die in het reine probeert te komen met het ouder worden. "
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Και εκείνη απάντησε: "Η ταινία είναι για μια γυναίκα που συμβιβάζεται με το γεγονός ότι μεγαλώνει."

İlgili Sayfalar