alış ile cümle

alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sami alışverişten eve döndü.Sami returned home from shopping.
Kendi alışveriş torbamı getirdim.I brought my own shopping bag.
Tom bunu yapmaya alışkın olduğunu söyledi.Tom said he was used to doing that.
Sami bir alışveriş gezisinden döndü.Sami returned from a shopping trip.
Sami kendi yolunda gitmeye alışıktı.Sami was accustomed to getting his own way.
Sami bir alışveriş poşeti buldu.Sami found a grocery bag.
Sami alışveriş torbasını kilere koydu.Sami put the grocery bag in the pantry.
Alışveriş merkezine biz olmadan gitme.Don't go to the mall without us.
Gelecek hafta sonu alışverişe gidecek misin?Are you going to go shopping next weekend?
Önümüzdeki hafta sonu alışverişe gidecek misin?Are you going to go shopping next weekend?
Sami alışılmadık bir çocuktur.Sami is an unusual kid.
Sami alışveriş merkezindeydi.Sami was at the mall.
Sami bir alışveriş merkezine gitti.Sami visited a shopping center.
Sami bir alışveriş merkezini ziyaret etti.Sami visited a shopping center.
Sami'nin yeni alışkanlıkları onu korkunç bir kadere götürdü.Sami's new habits led him to a terrible fate.
Sami bir eskort servisini aradı ve alışıldık kızlarından birini istedi.Sami phoned an escort service and asked for one of his regular girls.
Sami, Leyla'yı alışverişe götürdü.Sami took Layla shopping.
Benimle bu şekilde konuşulmasına alışık değilim.I'm not used to being spoken to that way.
Bunu yapmaya alışkın değildim.I wasn't used to doing that.
Tom uzun uçuşlara alışkındır.Tom is accustomed to long flights.
Sami alışveriş merkezine gitmek istedi.Sami wanted to go to the mall.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak zordur.Getting rid of bad habits is hard.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak zor.It's hard to get rid of bad habits.
Tom alışveriş yapmayı sever.Tom loves shopping.
Tom bensiz alışverişe gitti.Tom went shopping without me.
Tom alışverişe ben olmadan gitti.Tom went shopping without me.
Sami alışveriş yapıyordu.Sami was shopping.
Buradaki havaya alışıyorum.I'm getting used to the weather here.
Bu tür yiyecekleri yemeye alışıyorum.I'm getting used to eating this kind of food.
Hala bu öğleden sonra bizimle alışverişe gitmek istiyor musun?Do you still want to go shopping with us this afternoon?
Bu öğleden sonra bizimle alışverişe gitmek ister misin?Do you want to go shopping with us this afternoon?
İşe yürüyerek gitmeye alışkınım.I'm used to walking to work.
Tom ve ben her noel'de hediye alışverişinde bulunuruz.Tom and I exchange presents every Christmas.
Bu tür yemekler yemeye alışık değilim.I'm not used to eating this kind of food.
Bu havaya alışıyorum.I'm getting used to this weather.
Tom tüm gün Mary ile alışveriş yapmaktan tükendi.Tom is exhausted from shopping all day with Mary.
Tom, Mary kıyafetler için alışveriş yaparken bekledi.Tom waited while Mary was shopping for clothes.
Öğle yemeğinden sonra alışverişe gittik.We went shopping after lunch.
Burada yaşamaya alışmak uzun zamanımı alacak.It's going to take me a long time to get used to living here.
Burada yaşamaya alıştın mı?Have you gotten used to living here?
Alışverişe genellikle kendim çıkarım.I usually go shopping by myself.
Dün alışverişe gittin mi?Did you go shopping yesterday?
Her hafta alışverişe gider misin?Do you go shopping every week?
Tom ile hiç alışverişe gitmem.I never go shopping with Tom.
Her şeye alışıyoruz.We're getting used to everything.
Ben henüz burada yaşamaya alışkın değilim.I'm not used to living here yet.
Çoğu zaman arkadaşlarımla alışverişe giderim.I often go shopping with my friends.
Tom buna alışık, değil mi?Tom is used to that, isn't he?
Annem genellikle benimle alışverişe gider.My mother usually goes shopping with me.
Burada alışveriş yapmayı seviyorum.I love shopping here.
Alışveriş yapmayı severim.I like shopping.
Haftada en az bir kere alışverişe gidiyorum.I go shopping at least once a week.
Annenle alışverişe gitmeyi sever misin?Do you like to go shopping with your mother?
Ona alışmam lazım.I need to get accustomed to it.
Hâlâ Avustralya’da yaşamaya alışık değilim.I'm still not used to living in Australia.
Kiminle alışverişe gittin?Who did you go shopping with?
Tom titrek bir alışveriş arabası iterek bakkala dalıverdi.Tom burst into the grocery store, pushing a wobbly cart.
Sıcağa alışkınım.I'm used to the heat.
Sıcağa alışığım.I'm used to the heat.
Bunu alışkanlık hâline getirme.Don't make that a habit.

İlgili Sayfalar