alüvyon ile cümle
alüvyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.19
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük nehir, alüvyonla kararmıştı.The great river was dark with silt.
Bu bir kez oluştuğunda, vadi kenarlarında alüvyon formu tamamen oluşan banklar oluşacak.Once this occurs benches composed completely of alluvium form on the sides of the valley.
Alüvyon ormanından geçen Kamchia NehriThe river Kamchia running through the alluvial forest
200 metre rakımda yer alan en alçak alanlar alüvyon taşkın yataklarıdır. [1]The lowest areas at 200 meters are alluvial floodplains.[1]
Arazi, alüvyonlu topraklardaki düz taşkın yataklarından biridir.The terrain is one of flat floodplains on alluvial soil.
Jeolojik kayıttaki alüvyon fanlarıAlluvial fans in the geologic record
Mars krateri Mars'ın kenarının dibinde büyük alüvyon yatağıLarge alluvial ban at the base of the rim of Gale crater, Mars
Arazi alüvyonlu oluşumlarla karakterizedir.The terrain is represented by alluviative formations.
Sonunda şehir, 8 metre derinliğe kadar alüvyon birikintileriyle kaplandı. [1]Eventually the site was covered by alluvial deposits of up to 8 meters deep.[11]
Bu, Achelous nehrinin alüvyonlarla dolu olan ağzıydı.That was the mouth of the river Achelous, which had been silted up.
Yeşilırmak’ın bizzat kendisi de bu eski alüvyonları yararak akmaktadır.Mit ihnen hängt wohl auch das Gerede von ehemaligen Raubrittern zusammen.
Ortalama bulanıklık 260 gr/m³, yıllık alüvyon stoku 1600 bin ton’dur.Средняя мутность 260 г/м³, годовой сток наносов 1600 тысяч тонн.
Daha sonra Banaz Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolanarak bugünkü halini almıştır.Для цього Пила залишив їм гостро заточені інструменти.
Çünkü Kızılırmak nehrinin getirmiş olduğu alüvyon dolgularından oluşmaktadır.Protéká jím Hincov potok, ze kterého vzniká řeka Poprad.
Gölün, önü alüvyonlarla tıkanmış eski bir körfezden türemiştir.Järvi on entinen merestä kuroutunut merenlahti, joka on eriytynyt viereisestä entisestä lahdesta Ulgulaht.
Böylece akarsunun yol boyunca içinde taşıdığı alüvyon dibe çökme fırsatı bulur."Ajatuksena on tuoda toivoa kaaoksen keskelle, joka tapahtuu ympärilläsi.
Milyonlarca yıl boyunca rüzgarın Gobi Çölü'nden getirmiş olduğu alüvyonlar yumuşak lös balçıklar oluşturmuştu.Den bløde lössmasse var skabt gennem millioner af års storme, som havde ført ler ud fra Gobi ørkenen.
Zemin alüvyon, serpantin ve andezittir.諱は安信、後に浚明。
Kırmızı-kahverengi ağır alüvyon yüklü suyu Kızıl Nehir'e adını verir.Червено-кафявата тинеста вода на реката е причината хората да я нарекат Червена река.