Onun alçakgönüllülüğü saygı duymaya değer..His modesty is worth respecting.
Bütün başarılarına rağmen oldukça alçakgönüllü bir adamdır.He's a quite humble man in spite of all he's achieved.
Balta alçakgönüllü bir boyuna gitmez.The axe does not go to a humble neck.
Onun herkesi rahatlatan alçakgönüllü bir havası vardı.She had an unassuming air that put everyone at ease.
Alçakgönüllülük olmadan, yiğitlik tehlikeli bir oyundur.Without humility, courage is a dangerous game.
Çok alçakgönüllüsün.You're too modest.
Alçakgönüllülük yedi kutsal erdemden biridir.Humility is one of the seven holy virtues.
Tom çok alçakgönüllü.Tom is very modest.
Alçakgönüllülük gerçektir.Humility is truth.
Tom alçakgönüllüydü.Tom was humble.
En iyi olduğunuzda alçakgönüllü olmak zordur.It's hard to be modest when you are the best.
Tom alçakgönüllülükle güldü.Tom smiled humbly.
Tom alçakgönüllü, değil mi?Tom is unassuming, isn't he?
Alçakgönüllülük unutulmuş bir erdemdir.Humility is a forgotten virtue.
Ben bu gezegendeki en alçakgönüllü insanım.I'm the humblest person on this planet.
Ben çok alçakgönüllüyüm.I'm very humble.
Tom çok alçakgönüllü bir artist.Tom is a very humble artist.
Büyük bir alçakgönüllülükle yapılmış."It's done with a very great modesty".
Dirac alçakgönüllülüğüyle de tanınırdı.Dirac was also noted for his personal modesty.
Bir dürüstlük ve alçakgönüllülük adamıydı.He was a man of integrity and modesty.
Üçüncüsü alçakgönüllü.And number three he was humble.
Alçakgönüllü bir insandı.He was a modest man.
Karısı Filiz (B.Yıldırımlar) ise tam aksine saf, temiz ve alçakgönüllü bir kadındır.The ailments of his wife, to whom he was strongly attached, were his only trouble.
Bu ise onları daha alçakgönüllü, daha savunmasız ve insana daha yakın kılıyor.That should make them more humble, more vulnerable and more human.
Asla alçakgönüllü biriyle röportaj yapmam, asla.I never would ever agree to interview a modest person.
Epistemolojik alçakgönüllüğe sahipler.They have epistemological modesty.
Rusya ise biraz alçakgönüllü davrandı.Russia on some level is just humbled a little bit.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.I met humble people.
Ve çok daha alçakgönüllü insanlarla tanıştım.And I ever met more humble people.
Sufi'lerin dualarını duydum -- Taliban'ın nefret ettiği alçakgönüllü Müslümanları.I heard prayers of the Sufi -- humble Muslims, hated by the Taliban.
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?'I beg your pardon,' said Alice very humbly: 'you had got to the fifth bend, I think?'
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.Alice said very humbly; 'I won't interrupt again.
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıYour high displeasure.--All this,--uttered With gentle breath, calm look, knees humbly bow'd,--
Bu gerçek alçakgönüllülükle yüzme zamanı.This is the time to swim with real humility.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Think about the enormous moral authority of the Dalai Lama -- and it comes from his moral humility.
Ayrıca, bu alçakgönüllü bilimadamının fikrine göre de nerdeyse canice bir şey.More than that, it's near-criminal</i> in the opinion of this humble scientist.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.And they featured role models like Abraham Lincoln, who was praised for being modest and unassuming.
Bu resim ise, alçakgönüllü bir şekilde bunun tam tersinin geçerli olduğunun altını çiziyor.Here is a humble reminder that the opposite is really true.
Ve alçakgönüllüler.And they have humility.
Alçakgönüllü kişiliğimle gurur duyuyorum.I pride myself on being very humble.
Musa yeryüzünde yaşayan herkesten daha alçakgönüllüydü.Now the man Moses was very humble, above all the men who were on the surface of the earth.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.You will save the afflicted people, But your eyes are on the haughty, that you may bring them down.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Alçakgönüllülüğün beni yüceltir.You have also given me the shield of your salvation. Your gentleness has made me great.
İsrail önderleriyle kral alçakgönüllü bir tutum takınarak, ‹‹RAB adildir›› dediler.Then the princes of Israel and the king humbled themselves; and they said, "Yahweh is righteous."
İnsanlar seni alçaltınca, güvenini yitirme, Çünkü Tanrı alçakgönüllüleri kurtarır.When they cast down, you shall say, 'be lifted up.' He will save the humble person.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.For you will save the afflicted people, but the haughty eyes you will bring down.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.He will guide the humble in justice. He will teach the humble his way.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.But the humble shall inherit the land, and shall delight themselves in the abundance of peace.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.For though Yahweh is high, yet he looks after the lowly; but the proud, he knows from afar.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.For Yahweh takes pleasure in his people. He crowns the humble with salvation.
RAB alaycılarla alay eder, Ama alçakgönüllülere lütfeder.Surely he mocks the mockers, but he gives grace to the humble.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.When pride comes, then comes shame, but with humility comes wisdom.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.The fear of Yahweh teaches wisdom. Before honor is humility.
Mazlumlar arasında alçakgönüllü biri olmak, Kibirlilerle çapul malı paylaşmaktan iyidir.It is better to be of a lowly spirit with the poor, than to divide the plunder with the proud.
Yürekteki gururu düşüş, Alçakgönüllülüğü ise onur izler.Before destruction the heart of man is proud, but before honor is humility.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.The result of humility and the fear of Yahweh is wealth, honor, and life.
Kibir insanı küçük düşürür, Alçakgönüllülükse onur kazandırır.A man's pride brings him low, but one of lowly spirit gains honor.
‹‹Ama ey sen, onun torunu Belşassar, bunların hepsini bildiğin halde alçakgönüllülüğü benimsemedin.You, his son, Belshazzar, have not humbled your heart, though you knew all this,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.with all lowliness and humility, with patience, bearing with one another in love;
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Nevertheless divers of Asher and Manasseh and of Zebulun humbled themselves, and came to Jerusalem.