Adam alçak sesle konuştu.The man spoke in a low voice.
Lütfen alçak sesle konuşun.Please speak in a low voice.
Sendeki alçak ses tonlarını yansıtırThe one you have emits a low tone.
Orantılı olarak daha ince bir gaga [2] ve alçak sese sahiptir.Only in the Seattle region do they co-occur to any extent.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Áno, on vie, teba," povedal Dickon v jeho tichým hlasom znovu. " On ťa má rád.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Aye, ông biết ngươi", Dickon nói trong giọng nói thấp của mình một lần nữa.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi. "Bir 'o seni seviyor."Ano, on ví, tebe," řekl Dickon v jeho tichým hlasem znovu. " On tě má rád.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi. "Bir 'o seni seviyor."Aye, hän tuntee sinut", sanoi Dickon hänen matalalla äänellä uudestaan. " Hän pitää sinusta.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi. "Bir 'o seni seviyor."Ja, on tebe pozna," je dejal Dickon v svoji nizki glas spet. " Je tebi všeč.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi. "Bir 'o seni seviyor."Да, он знает тебя," сказал Дикон в его низкий голос снова. "'Он любит тебя.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi. "Bir 'o seni seviyor."Да, той ти знае", каза Дикън отново в ниската си глас. " Те харесва.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi. "Bir 'o seni seviyor."Так, він знає тебе," сказав Дікон в його низький голос знову. "'Він любить тебе.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Da, el te cunoaşte", a spus Dickon cu vocea lui scăzut din nou.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."예, 그는 그대를 알고 'Dickon 다시 그의 낮은 목소리로 말했다.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Igen, tudja, téged," mondta Dickon az ő halkan újra.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Ja, er dich kennt", sagte Dickon in seiner tiefen Stimme wieder.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Ja, han kender dig," sagde Dickon i hans lave stemme igen.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Ja, hij weet u," zei Dickon in zijn lage stem weer.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Ja, vet han dig", sa Dickon i hans låga röst igen.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Oui, il te connaît", a déclaré Dickon dans sa voix faible encore.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Sì, lui ti conosce", ha detto Dickon con la sua voce bassa di nuovo.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Sim, ele sabe-te", disse Dickon em voz baixa novamente.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Sí, que no te conoce", dijo Dickon en voz baja de nuevo.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Tak, wie ciebie", powiedział Dickon w jego niski głos ponownie. " Lubi cię.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Ya, dia tahu engkau," kata Dickon dengan suara rendah lagi.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Ναι, αυτός σου ξέρει", δήλωσε ο Dickon σε χαμηλή τη φωνή του και πάλι.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."כן, הוא יודע לך," אמר בקול נמוך Dickon שלו שוב.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."آي ، لأنه يعلم اليك" ، وقال Dickon في صوته المنخفض مرة أخرى.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."彼は、なたが好きです。彼は汝の上に持ち帰った。
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHänen tapana puhuvan itsekseen hiljaisella äänellä kasvoi tasaisesti häneen, mutta vaikka
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHans vana att tala för sig själv med låg röst växte stadigt på honom, men även
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHis navado govoriti samega sebe v nizkem glasu vztrajno rasla nad njim, pa čeprav
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJego zwyczaj mówić do siebie półgłosem rósł na niego, ale jednak
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJeho zvyk hovoriť sám k sebe tichým hlasom na neho stále rástla, ale napriek tomu
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJeho zvyk mluvit sám k sobě tichým hlasem na něj stále rostla, ale přesto
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaKebiasaannya berbicara sendiri dengan suara rendah tumbuh terus kepadanya, tetapi meskipun
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsa낮은 목소리로 혼잣말을 그의 습관 그를 따라 꾸준히 증가하지만,하지만
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaLa sua abitudine di parlare da solo a bassa voce crebbe costantemente addosso, ma se
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaObiceiul său de a vorbi cu el însuşi într-o voce scăzută a crescut în mod constant asupra lui, dar, deşi
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSeine Angewohnheit, sich selbst zu reden mit leiser Stimme wuchs stetig auf ihn, aber wenn
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSeu hábito de falar sozinho em voz baixa cresceu continuamente sobre ele, mas embora
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSon habitude de parler à lui-même à voix basse, a augmenté régulièrement sur lui, mais bien
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSu costumbre de hablar consigo mismo en voz baja creció constantemente sobre él, pero a pesar de
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSzokása beszélni magának egy halkan folyamatosan nőtt rajta, és bár
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaThói quen của ông nói chuyện với chính mình bằng một giọng thấp đã tăng đều đặn cho mình, nhưng mặc dù
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaZijn gewoonte om te praten met zichzelf in een lage stem groeide gestaag op hem, maar hoewel
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaΣυνήθειά του να μιλάει για τον εαυτό του με χαμηλή φωνή αυξήθηκε σταθερά πάνω του, αλλά αν
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaЕго привычка разговаривает сам с собой вполголоса неуклонно росло на нем, но хотя
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaЙого звичка розмовляє сам із собою стиха неухильно росло на ньому, але хоча
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaНавика му да говори за себе си с нисък глас расте непрекъснато върху него, но въпреки че
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaنما من عادته يتحدث مع نفسه بصوت منخفض باطراد الله عليه وسلم ، ولكن على الرغم من
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsa夫人ホールは彼女が何のどちらも頭も尾を作ることが誠実に耳を傾けて