Lütfen alçak gönüllü özrümü kabul et.Please accept my humble apologies.
Alçak gönüllü adam komşuları ile iyi geçiniyor.The humble man is getting along with his neighbors.
Bay Smith tanıdığım kadarıyla alçak gönüllü bir adamdı.Mr Smith, as I knew him, was a modest man.
Alçak gönüllülük genç bir kıza yakışıyor.Modesty is befitting to a young girl.
Yaşlandıkça, daha alçak gönüllü oldu.The older he grew, the more modest he became.
Alçak gönüllülüğü öğrensen daha iyi bir kişi olursun.You would be a better person if you learnt humility.
Alçak gönüllülük çoğunlukla kibirden daha çok yükseltir.Humility often gains more than pride.
Onun nezaket ve alçak gönüllülüğünden bahsetti.He talked of her kindness and humility.
Sen çok alçak gönüllüsün.You're too humble.
Tom alçak gönüllü oluyor.Tom is being modest.
Tom sadece alçak gönüllü.Tom is just modest.
Oh, o kadar alçak gönüllü olma.Oh, don't be so modest.
Ben çok alçak gönüllüyüm.I'm very modest.
O her zaman çok alçak gönüllülükle giyinir.She always dresses very modestly.
Çok alçak gönüllü bir deneyimdir.It's a very humbling experience.
Ancak, yazar Simon Moore filmi Avrupa'da alçak gönüllülükle gerçekleştirilen kabul etti.Writer Simon Moore noted that the film performed modestly in Europe.
Michelangelo onun için alçak gönüllü bir kaide hazırlamıştı.Michelangelo provided an unassuming pedestal for it.
Olumlu Karma için üç yol ise; alçak gönüllülük, insaniyet (şefkat, iyilik) ve anlayıştır.Among the three of them she is the most troublesome one and described as strong, pretty, and sassy.
Daha ışık dolusun, daha alçak gönüllüsün, daha açık, daha canlısın bir şekilde.You're more luminous, more humble, more open, more alive, somehow.
Ve son olarak, ne kadar alçak gönüllüsünüz?And finally, how modest are you?
Bu kadar alçak gönüllü olmana gerek yok.You don't have to be so modest.
Alçak gönüllülere giderdi.He would be going to the humble.
(Ey Muhammed) o alçak gönüllü, saygılı, samimi insanları müjdele;Give good tidings to those who bow in obedience to God,
Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver.Give good tidings to those who bow in obedience to God,
Alçak gönüllü, saygılı kişileri muştula.Give good tidings to those who bow in obedience to God,
(Ey Muhammed!) Allah'a itaat eden alçak gönüllüleri müjdele.Give good tidings to those who bow in obedience to God,
O alçak gönüllü, samimi ve ihlâslı olanları müjdele! [21,25; 108,2]Give good tidings to those who bow in obedience to God,
Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: "Rabbim!And lower your wing humbly for them, with mercy, and pray, “My Lord!
Sen ey Resulüm! O alçak gönüllü, samimi ve ihlâslı olanları müjdele! [21,25; 108,2]And bear thou glad tidings unto the humble-
Onlara, "Kapıdan alçak gönüllü olarak girin," dedik.And We said unto them: enter the portal prostrating yourselves.
Allah'a itaat eden alçak gönüllüleri müjdele.And give good news to the humble
Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım.Make your way prostrating through the gates, saying: "Unburdening."
Elene alçak gönüllü keşiş oğlu Kaihosro'yu daha çok seviyordu.Giorgi fled to Akhlatsikhe under the protection of an Ottoman pasha.
Bundan dolayı da konunun ahlaki değerini ve alçak gönüllülüğünü gözler önüne seriyor.[2]It therefore conveyed the moral worth and modesty of the subject.[2]
Müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı şiddetlidirler... ”They will be humble with the believers but firm towards the disbelievers ... — 5:54
Melek bunun üzerine "Kendini beğenmişliğe karşı" diye bağırır, şeytanlar "Alçak gönüllülük!" diye cevap verir.Et alors nous dîmes aux anges : prosternez-vous devant Adam, ils le firent, excepté Iblis ; il s'y refusa.
Hitler bir frak giymiş halde ortaya çıktı ve alçak gönüllülükle Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg’u selamladı.وظهر هتلر في الاحتفال مرتديًا سترة رسمية طويلة مشقوقة الذيل وهو يحيي بتواضع الرئيس كبير السن - هندينبرج.
Ancak, yazar Simon Moore filmi Avrupa'da alçak gönüllülükle gerçekleştirilen kabul etti.O escritor Simon Moore observou que o filme se apresentou modestamente na Europa.
Hitler bir frak giymiş halde ortaya çıktı ve alçak gönüllülükle Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg’u selamladı.Hitler utilizava um fraque e humildemente e com toda a reverência cumprimentou o presidente Hindenburg.
Michelangelo onun için alçak gönüllü bir kaide hazırlamıştı.Тому обрав для себе духовну кар'єру.
Sen çok alçak gönüllüsün.Ти дуже скромний.
Michelangelo onun için alçak gönüllü bir kaide hazırlamıştı.Ο Δήμος Αλεξανδρούπολης τού αφιέρωσε ένα μικρό δρόμο.
Hitler bir frak giymiş halde ortaya çıktı ve alçak gönüllülükle Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg’u selamladı.Hitler tampil dengan mantel pagi dan dengan ramah menyambut Presiden von Hindenburg.
Melek bunun üzerine "Kendini beğenmişliğe karşı" diye bağırır, şeytanlar "Alçak gönüllülük!" diye cevap verir.魔王など魔なる者から天使など善なる者まで全て含めて悪魔と呼ぶ。
Yanında sadece kocası olsa dahi kadının alçak gönüllü olması beklenir.若同時有多於一位嫡妻,則元配以外之嫡妻稱為平妻。
El Cid’in alçak gönüllü bir yapısı olduğu için askerlerinden gelen öneri veya istekleri değerlendirirdi.אל סיד היה אדם צנוע ולא היסס לקבל הצעות שבאו מקרב חייליו, אם חשבן לראויות.
Daha çok alçak gönüllülüğüyle tanınınır.Самият той живеел от скромно по-скромно.
Michelangelo onun için alçak gönüllü bir kaide hazırlamıştı.Michelangelo je osigurao nepretpostavljeni pijedestal za njega.
Daha çok alçak gönüllülüğüyle tanınınır.Seetõttu on ta ka tuntud tagasihoidlikuma stiili poolest.
Aklı başında olmaları hoşuma gidiyor. Çok alçak gönüllülerМне нравится, что они такие приземленные.. они очень скромные и все такое.
Alçak gönüllülere giderdi.Θα πήγαινε στους ταπεινούς.
Ama yolu, onları alçak gönüllülükle çözmek olmalı-하지만 우리가 그것들을 해결하는 방식은 신 콤플렉스를 버리고
Ama yolu, onları alçak gönüllülükle çözmek olmalı-Nhưng cái cách để giải quyết chúng
Ama yolu, onları alçak gönüllülükle çözmek olmalı-Pero la manera de hacerlo es con humildad.
Ama yolu, onları alçak gönüllülükle çözmek olmalı-אבל האופן שבו אנחנו פותרים אותן זה בענווה -
Ama yolu, onları alçak gönüllülükle çözmek olmalı-والطريقة التي يمكننا حل تلك المشكلات المعقدة هي الطريقة الانسانية ..
Ama yolu, onları alçak gönüllülükle çözmek olmalı-謙虚な取り組みによるものです ゴッド・コンプレックスは捨てて
Bu kadar alçak gönüllü olmana gerek yok.Anh không phải khiêm tốn như thế.
Bu kadar alçak gönüllü olmana gerek yok.No tienes que ser modesto.
Bu kadar alçak gönüllü olmana gerek yok.Tu n'as pas à être si modeste.