Geçmişte lisede, her sabah altıda kalkardım.Back in high school, I got up at 6 a.m. every morning.
Onu yapmak için, risk almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Bunu yapmak için riskler almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Bunun niçin işe yaramayacağını sana açıklamak çok fazla zamanımı alır.It would take me too much time to explain to you why it's not going to work.
Allen bir şair.Allen is a poet.
Almanlar çok üçkâğıtçı.The Germans are very crafty.
Almanlar çok kurnaz.The Germans are very crafty.
Birkaç sayfa İngilizce çevirmek iki saatten fazla zamanımı aldı.It took me more than two hours to translate a few pages of English.
Birkaç sayfa ingilizceyi çevirmek iki saatten daha fazla zamanımı aldı.It took me more than two hours to translate a few pages of English.
Alışverişe gitmek zorundayım. Bir saat içinde döneceğim.I have to go shopping. I'll be back in an hour.
Benden içecek istemekten vazgeç! Git onu kendin al.Stop asking me for a drink! Go get it yourself.
Teknolojinin hazır olması 5-10 yıl alır.It will take five to ten years for the technology to be ready.
Almanca anlamıyorum.I don't understand German.
Almancayı anlamıyorum.I don't understand German.
Bir kitap al ve onu oku.Take a book and read it.
Alo? Hâlâ burada mısın?Hello? Are you still here?
Bir gün bir pamuk şekeri makinesi satın alacağım.Someday I will buy a cotton candy machine.
Sabırlı olun lütfen. Bu zaman alır.Be patient please. It takes time.
Seyirci, performansları için oyuncuları alkışladı.The audience acclaimed the actors for their performance.
Önceki ifademi geri almak istiyorum.I would like to retract my previous statement.
Yeni bir bilgisayar almak zorundayım.I have to get a new computer.
Annem iki şişe portakal suyu aldı.My mother bought two bottles of orange juice.
Bu sanat türünü kim satın alıyor?Who buys this type of art?
Ben genellikle akşamleyin duş alırım.I usually take a shower in the evening.
Bir kişinin alkol sorunlarının olduğunu ne zaman söyleyebiliriz.When can one say that a person has alcohol issues?
Biz, erkekler kadınları beklemeye alışığız.We men are used to waiting for the women.
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.We men are used to waiting for the women.
Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.Only those who risk going too far will know how far one can go.
Eşyalarını al ve uzaklaş.Pick up your things and go away.
Konuşma gümüştür ama susma altındır.Speech is silver, but silence is golden.
Söz gümüşse sükût altındır.Speech is silver, but silence is golden.
Benim arabayı alacağım.I'm going to take my car.
Erken kalkan erken yol alır.The early bird catches the worm.
Sen yanlış anahtarı aldın.You took the wrong key.
Soğuk algınlığını bana bulaştırdın.You've given me your cold.
Ah! Zengin olsaydım, kendime İspanya'dan bir ev satın alırdım.Ah! If I were rich, I'd buy myself a house in Spain.
İlaç almak zorundayım.I have to take medicine.
Onun tarafından aldatıldın.You were taken in by her.
Onu hafife alıyorsun.You are selling him short.
Onun yaşını dikkate almalısın.You must take his age into account.
Onun fikrinin lehinde mi yoksa aleyhinde misin?Are you for or against his idea?
Çok çalışıyorsun. Bir süre ağırdan al.You are working too hard. Take it easy for a while.
Ya büyük ya da küçük kutuyu alabilirsin.You may take either the big box or the small one.
Yakında herkesin içinde konuşmaya alışacaksın.You will soon get used to speaking in public.
Allah'a inanıyor musun?Do you believe in God?
Yeni bir araba alma zamanın.It's time for you to buy a new car.
Sözlüklerini kullanma alışkanlığı oluşturmaya gayret etmelisin.You should try to form the habit of using your dictionaries.
Artık genç olmadığını dikkate alsan iyi olur.You had better take into consideration that you are no longer young.
Benimle alay edebilirsin.You may laugh at me.
Planımın lehinde mi yoksa aleyhinde misiniz?Are you for or against my plan?
Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you.
Dersi not alırken dikkatli olmanızı tavsiye ederim.I advise you to be careful in making notes for the lecture.
Bir bankadan kredi alabilirsin.You can get a loan from a bank.
Tehlikeli alana adım atıyorsun.You're stepping into dangerous territory.
Alt tarafı bir öğrencisin.You are nothing but a student.
Okulda hangi dersleri alıyorsun?What subjects are you taking at school?
Ne alacaksınız?What will you have?
Sanırım bir ehliyet almada çok az zorluk çekiyorsun.I think you'll have very little difficulty in getting a driver's license.
Ehliyet almak için halen çok küçüksün..You're still too young to get a driver's license.
Şeyleri oldukları gibi almalısın.You must take things as they are.