Ayrıca nötropenia (akyuvarlarda azalma) ve kellik de olabilir.There may also be high temperature (fever) and chills.
Akyuvar yapımı Dalak, akyuvarların bir çeşidi olan lenfositleri yapar.Weakening suffixes trigger a kind of lenition.
Ayrıca dalak akyuvar yapımını akşamları yapamaz.The spinning count will not disappear overnight.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.You could be attacked by white blood cells in the arteries.
Bu bir akyuvar.This is a white blood cell.
Terminolojiye aşina olduğnuza göre, HIV akyuvarlara hastalık bulaştırıyor. .And so you're familiar with the terminology, the HlV is a virus that infects white blood cells.
Her akyuvarın kendine özgü savunma mekanizması vardır.Chaque porte a un mécanisme de défense spécifique.
Kanda önce akyuvarların azalmasına, sonra çoğalmasına sebep olurlar.Como antes tantos otros, se extinguirá y otros se encenderán.
Kanda önce akyuvarların azalmasına, sonra çoğalmasına sebep olurlar.Из них события в Шуе стали первыми, самыми бурными и многочисленными по числу пострадавших.
Çeşitli infeksiyonlarda farklı akyuvar hücrelerinde artış görülür.Внутри каждой линейки выпускается несколько различных конфигураций.
Fagositoz yapabilen canlılara amip, akyuvar örnek verilebilir.Przykładem organizmów fagotroficznych mogą być śluzowce.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Medan de vita blodkropparna rör sig runt i kroppen, reproduceras viruset (eller tillverkar mer av sig själv).
Virüs, kişinin akyuvarlarına ilişir ve girer.Медрокс непритомніє і впадає в кому.
Bu enfeksiyonla baş edecek kişi onun vücudunun içindeki akyuvar polis Osmosis Jones'dur (Chris Rock).Роль Капоте в ньому виконав Тобі Джонс (англ. Toby Jones).
Monosit akyuvar (lökosit) türü.Унікальна Чортова (Чатова) скеля.
Ayrıca dalak akyuvar yapımını akşamları yapamaz.Kvůli tobě celou noc voko nezamhouřím.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Leucocitele sunt cele care ajută organismul să lupte împotriva pericolelor, precum infecțiile).
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).În timp ce leucocitele circulă prin organism, virusul se reproduce (se înmulțește).
Anafilaksi, bazı akyuvar tiplerinden protein salınmasından kaynaklanmaktadır.Anafilaxia este indusă de eliberarea de proteine din anumite tipuri de leucocite.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Mialatt a fehérvérsejt a szervezetben kering, a vírus reprodukálja (többszörözi) magát.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Τα λευκά αιμοσφαίρια βοηθούν τον οργανισμό ν' αμυνθεί πολεμώντας απειλές, όπως οι λοιμώξεις.)
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Ενώ τα λευκά αιμοσφαίρια κυκλοφορούν στο σώμα, ο ιός αναπαράγεται (ή αλλιώς πολλαπλασιάζεται).
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Sel darah putihnya seharusnya membantu pertahanan tubuh dengan memerangi ancaman, seperti infeksi.)
Granülosit, lökositlerin (akyuvarların) bir bölümünü oluşturan çeşitli hücre tiplerine verilen isimdir.Miselium (jamak: Miselia) adalah bagian Jamur Multiseluler yang dibentuk oleh kumpulan beberapa Hifa.
Ayrıca dalak akyuvar yapımını akşamları yapamaz.Owl có thể tạo ra màn đêm tuyệt đối.
Kanda dolaşan beyaz küre (akyuvar) sayısı hafifçe artar.菌蓋以下的其餘部份都是白色的。
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Докато белите кръвни телца се движат из тялото, вирусът се репродуцира (размножава).
Anafilaksi, bazı akyuvar tiplerinden protein salınmasından kaynaklanmaktadır.Do anafilaktičke reakcije dolazi zbog oslobađanja proteina iz određene vrste bijelih krvnih stanica.
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.A co vidíte, vznikající z povrchu, v podstatě rašící z povrchu této bílých krvinek - a
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.E o que você vê emergentes da superfície, essencialmente aderidos na superfície destes glóbulos brancos-- e
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.Y qué ves que salen de la superficie, esencialmente gemación de la superficie de los glóbulos blancos--y
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Anda dapat diserang oleh sel-sel darah putih di dalam pembuluh-pembuluh arteri.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Det var otroligt farligt. (Skratt)
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Du kunne blive angrebet af hvide blodceller i arterierne.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Fehérvérsejtek támadhatnak meg, az artériákban.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Je kon worden aangevallen door witte bloedcellen in de aderen.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.동맥에서 당신의 몸이 백혈구의 공격을 받을 수 있기 때문이죠.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Man könnte in den Arterien angegriffen werden von weißen Blutkörperchen.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Mogło dojść do ataku białych krwinek w tętnicach.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Můžete být napadeni bílými krvinkami v tepnách.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.On pourrait être attaqué par les globules blancs dans les artères.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Podrías ser atacado por células blancas en las arterias.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Poți fi atacat de celulele albe în artere.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Rischiosissimo. I globuli bianchi, nelle arterie, avrebbero potuto attaccarti.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Seríamos atacados pelos glóbulos brancos nas artérias.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.V tepnách by vás mohli napadnúť biele krvinky.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Θα μπορούσες να δεχτείς επίθεση από τα λευκά αιμοσφαίρια, κατά το ταξίδι μέσα στις αρτηρίες.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Вас атакували б білі кров'яні тільця в артеріях.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Вас бы атаковали белые кровяные тельца в артериях.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.Може да бъдете нападнати от бели кръвни телца в артериите.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.תאי דם לבנים היו עלולים לתקוף אתכם בתוך העורקים.
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.قد يتم مهاجمتك من قبل خلايا الدم البيضاء في الشرايين
Arterlerdeki akyuvarların saldırısına uğrayabilirdiniz.しかしようやく それを実現する技術ができました
Bu bir akyuvar. Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.جزء من الجهاز المناعي للانسان
Bu bir akyuvar. Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.何を本質的に、サーフェスから新興参照してください。
Bu bir akyuvar.Este é um glóbulo branco(leucócito).
Bu bir akyuvar.Se trata de una célula blanca de la sangre.
Bu bir akyuvar.To je bílých krvinek.
Bu bir akyuvar.To jest biała krwinka.
Bu bir akyuvar.Це біла кров'яна клітина.