Ana içeriğe geç
Sözlük

akut ile cümle

akut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Akut HIV enfeksiyonu ya da primer HIV enfeksiyonu, HIV enfeksiyonunun ikinci safhasıdır.Bệnh nhân AIDS và người nhiễm HIV là nguồn truyền nhiễm duy nhất của nhiễm HIV.
Yapılan test, akut ve kronik enfeksiyonları birbirinden ayıramaz.Xét nghiệm không thể phân biệt được viêm cấp tính và viêm mạn tính.
Akut olanı, bakteri ya da virüs yoluyla bulaşabilir.Tình trạng nhiễm trùng có thể là do vi khuẩn hoặc virút.
Altı aydan daha kısa sürerse akut; daha uzun sürerse kronik hepatit olarak isimlendirilir.Viêm gan cấp tính là khi bệnh chỉ kéo dài dưới 6 tháng, còn viêm gan mãn tính là khi bệnh kéo dài hơn.
LD50 değerleri bir maddenin akut toksisitesini göstermek için kullanılır.Chữ số LD50 thường được dùng như một tiêu chí tổng quát cho các chất độc cấp tính.
Mide iltihabı, genellikle ilaç gerektirmeyen akut ve kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır.胃腸炎は通常急性の自己制限疾患であり、投薬は必要としない。
Akut porfiria şüphesinde genellikle idrarda porfobilinojen (PBG) düzeyine bakılması ilk adımdır.急性ポルフィリン症が疑われる場合には、一般的には最初にポルフォビリノーゲンの尿中濃度を調べる。
Kızılay ve AKUT Arama Kurtarma Derneği kurtarmaya katılmış ilk ekiplerdendir.国際緊急援助隊救助チームとして初の生存者を救出する。
Eğer tonsilit, akut değilse, kesin olarak penisilin veya başka bir antibiyotik yardımıyla yok edilebilir.ペニシリンを加水分解することによって得られるものの、ペニシリンとは違って抗菌薬ではない。
Çok akut gut hastalığından muzdaripti.彼は積極的にハンセン病を研究した。
1955 yılında Güneş Mevsimi (Taiyō no kisetsu) romanı ile Akutagawa Ödülü'nü kazandı.1955年、石原慎太郎の『太陽の季節』が芥川賞を受賞。
Akut bir diş apsesine sıcak uygulanmaz.口渇があるような明らかな熱証の場合には用いてはいけない。
1960'larda klinik deneylere başlanmış ve ilacın akut lösemi ve lenfoma tedavisinde başarılı olmuştur.這種抗生素的臨床實驗開始于1960年代,並成功的治療急性白血病和淋巴瘤。
Altı aydan daha kısa sürerse akut; daha uzun sürerse kronik hepatit olarak isimlendirilir.肝炎可依病期長短分成兩期,六個月以下稱為急性,反之則稱為慢性。
Akut bronşit en sık görülen hastalıklardan biridir.急性支氣管炎是最常見的病症之一。
Her iki tip ilaç da akut atak riskini %15–25 aralığında azaltır.두 작용제 모두 급성 악화의 위험을 15-25% 낮춰주는 것으로 보인다.
Akut porfiria şüphesinde genellikle idrarda porfobilinojen (PBG) düzeyine bakılması ilk adımdır.급성 포르피린증이 의심되는 경우에는 일반적으로는 최초로 포르포비리노겐의 뇨 중 농도를 조사한다.
Akut benign gastrik ülseri olan hastaların çoğu 6 haftada iyileşir.Angelman 증후군을 앓고있는 많은 사람들은 한 번에 최대 5 시간 동안 잠든다.
Akut bronşitte antibiyotik kullanımını azaltma çabaları vardır.급성 기관지염의 치료에서 항생제 사용을 줄이려고 노력을 기울이고 있다.
Akut stres tepkisi kan akışını yükseltir ve hastayı tehlikeye sokar.תגובת חרדה חריפה מגבירה את קצב זרימת הדם ומסכנת את האדם.
Çok akut gut hastalığından muzdaripti.אלווה החלימה במהירות רבה ממחלת השווא שלה.
AKUT Arama Kurtarma Derneği.שולחן ניהול מבצעי הצלה.
Kızılay ve AKUT Arama Kurtarma Derneği kurtarmaya katılmış ilk ekiplerdendir.גדוד שחר הוא גדוד החילוץ וההצלה הסדיר הראשון שהוקם.
Akut menenjitte ilk tedavi antibiyotik ve bazen antiviral verilmesiyle olur.במצב כרוני יעשה שימוש במשככי כאבים ולעיתים אף באנטיביוטיקה.
Yapılan test, akut ve kronik enfeksiyonları birbirinden ayıramaz.Изследването не показва разлика между остра и хронична инфекция.
2010 yılında akut hepatit A hastalığından dolayı 102.000 kişi ölmüştür.През 2010 г. остър хепатит A е причина за 102 000 случая на смърт.
Akut negatif tecrübeler (bad trip – kötü yolculuk) LSD kullanımı ile anılan en belirgin sorundur.Една от най-известните неблагоприятни страни на преживяванията с LSD е т.нар.
Akut dönemde yere yatma isteği.Има помощение за нощуване при аварийни ситуации.
Akut bronşit ve kronik bronşit olarak iki çeşidi vardır.Болестта се проявява в две форми: остър бронхит и хроничен бронхит.
Nötrofili akut ya da kronik olarak ortaya çıkabilmektedir.Обструктивната хидроцефалия може да бъде акутна или хронична.
Akut gut atağı, tedavi olmaksızın, genellikle beş ila yedi gün içerisinde iyileşir.Без лечение острият пристъп на подагра обикновено се разсейва за пет до седем дни.
Kimyasal pestisitlerin ve etken maddelerinin akut toksik etkileri vardır.Оловните пари и оловните йони имат отровно действие.
Bir tip 1 diyabet özelliği olan akut ketoasidoz, yaygın değildir.Острото усложнение кетоацидоза, проява на диабет тип 1 се среща рядко.
LD50 değerleri bir maddenin akut toksisitesini göstermek için kullanılır.LD50 често се използва като общ показател на острота на токсичност на веществото.
Tedavinin ilk amacı akut atak belirtilerinin hafifletilmesidir.Početni cilj liječenja je smirenje simptoma akutnog napadaja.
Nötrofili akut ya da kronik olarak ortaya çıkabilmektedir.Upalu možemo podijeliti na akutnu i kroničnu.
Nezle; nazofarenjit, rinofarenjit, akut koriza ya da soğuk algınlığı olarak da bilinir.Prehlada je poznata i kao nazofaringitis, rinofaringitis ili akutna viroza.
Mide iltihabı, genellikle ilaç gerektirmeyen akut ve kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır.Gastroenteritis je obično akutna i samoograničavajuća bolest koja ne zahtijeva liječenje.
Kronik veya akut olarak ortaya çıkabilir.Môže mať akútnu alebo chronickú podobu.
Salmonellosis bir tür akut bağırsak enfeksiyonudur.Imunita proti salmonelám je bunkového typu.
Perkloratın kendisi az miktarda akut zehirlilik gösterir.Pri peroorálnom podaní má propylénglykol veľmi nízku toxicitu.
Yapılan test, akut ve kronik enfeksiyonları birbirinden ayıramaz.S testiranjem ni mogoče razlikovati med akutno in kronično okužbo.
Tedavinin ilk amacı akut atak belirtilerinin hafifletilmesidir.Prvotni cilj zdravljenja je pomiriti znake akutnega napada.
Her iki tip ilaç da akut atak riskini %15–25 aralığında azaltır.Obe vrsti dolgotrajno delujočih bronhodilatatorjev zmanjšujeta nevarnost za akutno poslabšanje za 15-25 %.
Akut ataklar tipik olarak kısa etkiki bronkodilatörlerin kullanımının arttırılmasıyla tedavi edilir.Akutno poslabšanje se običajno zdravi s povečano rabo hitro delujočih bronhodilatatorjev.
2010 yılında akut hepatit A hastalığından dolayı 102.000 kişi ölmüştür.Leta 2010 je zaradi shizofrenije umrlo 20.000 ljudi.
Mide iltihabı, genellikle ilaç gerektirmeyen akut ve kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır.Gastroenteritis je običajno akutna in samoomejujoča bolezen, ki ne potrebuje zdravljenja z zdravili.
2010 yılında akut hepatit A hastalığından dolayı 102.000 kişi ölmüştür.2010 m. nuo ūminio hepatito A mirė 102 000 asmenų.
Akut dönemde yere yatma isteği.Aktyvūs lietingo sezono metu, o sausuoju periodu miega.
Ensefalit veya beyin iltihabı, beynin akut enflamasyonudur.Pole juhus, et nii nahk kui ka aju pärinevad ektodermist.
Akut benign gastrik ülseri olan hastaların çoğu 6 haftada iyileşir.Paljud Angelmani sündroomi põdevad isikud magavad maksimaalselt 5 tundi korraga.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.6달 후엔 급성 골수성 백혈병에 걸렸습니다.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.6 місяців потому вона повертається з гострою мієлоїдною лейкемією.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.6 חודשים לאחר מכן היא חוזרת עם לוקמיה מיאלואידית חריפה.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.Después de 6 meses, regresa con leucemia mieloide aguda.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.Enam bulan kemudian, dia kembali dengan leukimia myeloid akut.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.Hat hónappal később akut mieloid leukémiával jelentkezik.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.O 6 mesiacov sa vráti znovu s akútnou myeloidnou leukémiou.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.Şase luni mai târziu, se întoarce cu leucemie mieloidă acută.
6 ay sonra akut miyeloid lösemili olarak geliyor.Sáu tháng sau, cô ấy quay lại với ung thư bạch cầu cấp tính.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
akut ile cümle - Sayfa 4 - akut kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App