Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.Dat is dus de belofte van het hoog-modernisme: in een enkele ruimte kan eigenlijk zowat alles plaatsvinden.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.이것이 하이 모더니즘이 시사하는 바입니다. 하나의 공간안에 (생각할 수 있는) 모든 행위가 벌어질 수 있다는 것 말입니다.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.Oto obietnica późnego modernizmu: w pojedynczej przestrzeni może zdarzyć się cokolwiek.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.Итак, это принцип высокого модернизма — в рамках единого пространства может произойти любой вид деятельности.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.Тобто "високий" модернізм обіцяв: в окремому просторі може трапитися що завгодно.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.אז, זו ההבטחה של חדשנות גבוהה: עם חלל יחיד, למעשה, כל סוג של פעילות יכולה לקרות.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.إذا .. هذا وعد للحداثيين الرفيعى المستوى ضمن المساحة الفردية , حقيقة , يمكن لكل نوع من النشاطات ان يحدث
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,Also, es gibt mehr und mehr Aktivität neben dem Boot, und plötzlich ruft jemand,
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,Aşadar, e din ce în ce mai multă acţiune lângă barcă şi dintr-o dată cineva strigă:
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,Así que comenzó a haber más y más actividad cerca del barco, y de repente alguien grita:
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,Dus er is meer en meer activiteit bij de boot, en plotseling roept iemand:
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,Il y avait de plus en plus d'activité près du bateau, et tout d'un coup quelqu'un crie,
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,그래서 배 주위에는 점점 더 많은 활동이 있었습니다. 그러다 갑자기 누군가가 소리칩니다,
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,Quindi c'è sempre più attività vicino alla barca, e all'improvviso qualcuno grida:
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,Więc, jest coraz więcej i więcej ożywienia niedaleko łodzi, i nagle ktoś krzyczy:
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,Вокруг лодки происходит всё больше и больше интересного и вдруг кто-то кричит:
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,И така, движението се активизира около кораба, и изведнъж някой извика:
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,התנועה התגברה יותר ויותר מסביב לסירה, ואז לפתע מישהו צועק,
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,لذا هنالك العديد والعديد من النشاطات بجانب القارب، وفجاة يصرخ أحدهُم:
Yani teknenin kenarındaki aktivite giderek arttı, ve aniden birisi bağırdı,で 誰かが突然叫んだ 「水の中のアレは一体何だ?」
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.그들은 일상 업무는 그렇게 중요한 것이 아니라고 생각합니다. 대신 이런 활동을 선택합니다.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.Mereka tidak merasa melakukan sesuatu yg berarti untuk mereka, jadi mereka melakukan berbagai kegiatan ini.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.Necítí, že by dělali něco, co má pro ně skutečnou hodnotu, a proto si vybírají tyto druhy aktivit.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.Nie czują, że to co robią ma dla nich znaczenie, więc zabierają się za tego rodzaju zajęcia.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.Non sentono di fare cose che gli interessa veramente, e quindi iniziano questo tipo di attività.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.Nu simt c-ar face ceva ce-ntradevăr contează pentru ei, aşa că recurg la asemenea activităţi.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.Δεν νιώθουν ότι κάνουν κάτι που πραγματικά τους ενδιαφέρει, οπότε επιλέγουν αυτά τα είδη δραστηριοτήτων.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.Не чувстват че тя е нещо наистина смислено за тях, за това се захващат с тези занимания.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.הם לא מרגישים שהם עושים משהו שבאמת חשוב להם, אז הם בוחרים בסוג זה של פעילויות.
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.و كما أنهم لا يشعروا بأنهم يعملون أشياءا فعلا تهمهم لذلك فأنهم يلتقطون مثل هذه الأنشطة
Yaptıklarının kendileri için önemli görmedikleriden bu tip aktiviteleri seçmektediler.何か別の活動をやりたくなる 人の人生に大きな影響を与える
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Ce faci, dintr-o listă de 22 activități, incluzând a mânca, a lucra, a privi la TV?
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Čo robíte? Vyberte zo zoznamu 22 rôznych činností, ktoré zahŕňajú veci ako jedenie, práca a pozeranie TV?"
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?"Co w tej chwili robisz?" z listą 22 czynności, takich jak jedzenie, praca i oglądanie telewizji.
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Die letzte Frage betrifft das Mind-Wandering.
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?"식사", "일", "TV 시청" 등 22가지 활동 중에서 어떤 것을 하고 계신가요?
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Vad gör du, från en lista av 22 aktiviteter som innehåller saker som att äta, jobba eller titta på TV?
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Van een lijst van 22 verschillende activiteiten met dingen als eten, werken, tv-kijken.
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Ze seznamu 22 různých aktivit zahrnujících věci jako jezení, pracování a dívání se na televizi, co děláte?
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Какво правите, от списък с 22 различни дейности, включващи неща като ядене, работа и гледане на телевизия?
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Людина обирає з переліку 22 різних занять, серед яких - їм, працюю та дивлюся телевізор.
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?Список включает такие занятия, как есть, работать, смотреть телевизор.
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?מה אתה עושה? מרשימה של 22 פעילויות שונות הכוללת דברים כמו אוכל ועובד וצופה בטלביזיה.
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?ماذا تفعل؟ في قائمة تحتوي 22 نشاطاً مختلفاً و تتضمن أشياء مثل الأكل ، العمل ، ومشاهدة التلفزيون؟
Yeme, çalışma ve televizyon izleme gibi 22 farklı aktiviteden birini seçmek üzere, ne yapıyorsunuz?食事中 仕事中 テレビを見てるなど 22の活動から何をしているか選んでもらいます 最後は集中力に関する設問です
Yer yatağına takılıp kalmasının sebebi büyük ihtimalle zihnindeki yoğun dopamin aktivitesi.그는 매트에게 반했습니다. 아마도 그의 뇌의 도파민의 활동이 증가해서 그런걸거에요.
Yer yatağına takılıp kalmasının sebebi büyük ihtimalle zihnindeki yoğun dopamin aktivitesi.הוא נקשר למזרון, מן הסתם, בגלל רמות הדופמין הגבוהות במוחו,
Yer yatağına takılıp kalmasının sebebi büyük ihtimalle zihnindeki yoğun dopamin aktivitesi.لقد أصبح أسير حصيرة الخيرزان، ربما لزيادة نشاط الدوبامين فى دماغه،
Yer yatağına takılıp kalmasının sebebi büyük ihtimalle zihnindeki yoğun dopamin aktivitesi.他迷上咗嗰一張蓆 可能係因為佢大腦嘅多巴胺提升咗
Yer yatağına takılıp kalmasının sebebi büyük ihtimalle zihnindeki yoğun dopamin aktivitesi.多分脳内のドーパミンの活動のためでしょう それはちょうど今の私たちにも起こっています
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech High a iné, zastávajú filozofiu učenia sa ako produktívnej činnosti.
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech High a ostatní, jsou zastánci filozofie učení jako produktivní aktivity.
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech High dan yang lainnya, mereka memiliki filosofi belajar sebagai sebuah aktifitas produktif
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech High en andere, hebben een filosofie van leren als een productieve activiteit.
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech High et autres, épousent une philosophie de l'apprentissage en tant qu'activité productive.
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech High i inne, przejmują filozofię uczenia się przez działanie.
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High-tech-High und andere, ergreifen Partei für eine Philosophie vom Lernen als eine produktive Tätigkeit.
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech High và các trường khác, họ tán thành một triết lý học tập là một hoạt động hữu ích.
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech High y otras, defienden una filosofía del aprendizaje como actividad productiva.
Yüksek Teknoloji Liseleri ve diğerleri, öğrenmeyi üretken aktivite olarak benimsemişlerdir.High Tech Hign e altre, abbracciano una filosofia dell'apprendimento come attività produttiva.