Birçok insan gibi, balıklar da soğukta daha az aktif olma eğilimindedir.Like many people, fish tend to be less active in the cold.
King Crimson’ın aktif olmadığı dönemlerde Fripp birçok yan projeye imza attı.During King Crimson's less active periods, Fripp pursued a number of side-projects.
1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından siyasette aktif olmadı.[1]Yuri was not active in politics following the dissolution of the Soviet Union in 1991.[4]
Son birkaç yılda, TTHM geçmişte olduğu kadar aktif olmadı.In the last few years, the ATPC has not been as active as in the past.
Bu dönemde, havanın homojen, boş ve aktif olmadığı kabul edilirdi.Air at this time was considered homogenous, empty and inactive.
King Crimson’ın aktif olmadığı dönemlerde Fripp birçok yan projeye imza attı.Параллельно с работой в King Crimson Фрипп участвует в ряде сторонних проектов.
Diğer keseli porsuğumsular kadar gece aktif olmadıkları tahmin edlimektedir.Но, как известно, в новогоднюю ночь распутываются и не такие тугие узлы.
King Crimson’ın aktif olmadığı dönemlerde Fripp birçok yan projeye imza attı.Během období slabší aktivity skupiny King Crimson se Fripp zabýval mnoha postranními projekty.
King Crimson’ın aktif olmadığı dönemlerde Fripp birçok yan projeye imza attı.King Crimsonin ollessa hyllyllä Frippillä on ollut useita sivuprojekteja.
King Crimson’ın aktif olmadığı dönemlerde Fripp birçok yan projeye imza attı.I de perioder, hvor King Crimson var mindre aktiv, arbejdede Fripp på adskillige sideprojekter.
King Crimson’ın aktif olmadığı dönemlerde Fripp birçok yan projeye imza attı.Въпреки натовареността му с Кинг Кримсън Фрип успява да намери време да участва в редица странични проекти.
King Crimson’ın aktif olmadığı dönemlerde Fripp birçok yan projeye imza attı.Počas obdobia slabšej aktivity skupiny King Crimson sa Fripp zaoberal mnohými rôznymi projektami.
King Crimson’ın aktif olmadığı dönemlerde Fripp birçok yan projeye imza attı.V časih, ko je bila King Crimson manj aktivna, je Fripp sodeloval pri številnih stranskihj projektih.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Brindan oportunidades de ser más activos físicamente y de desarrollo económico.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Chúng mang lại cơ hội cho mọi người hoạt động thể chất, cũng như phát triển kinh tế địa phương.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Denk aan fietsenwinkels, sapverkopers. We regelden 20 miljoen dollar voor de eerste fase projecten.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Forniscono occasioni per essere più attivi fisicamente, oltre a uno sviluppo economico locale.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.지역 경제 개발은 물론 물리적으로도 훨씬 활동적이 될 수 있는 기회를 주죠.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Lehetőséget nyújtanak a testmozgásra, és a helyi gazdaság növekedésére is.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Ne edistävät fyysistä aktiivisuutta, sekä paikallista taloudellista kehitystä.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Sie bieten Möglichkeiten, körperlich aktiv zu sein sowie eine lokale ökonomische Entwicklung.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Zachęca za to ludzi do aktywności i stwarza możliwości rozwoju gospodarczego.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Те доставят възможност да бъдем по-активни физически, както и местно икономическо развитие.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.הם נותנים יותר אפשרויות לפעילות גופנית, כמו גם להתפתחות כלכלית מקומית.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.فهي توفر فرص لتكون نشطة مادياً وكذلك من أجل التنمية الاقتصادية المحلية
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.地域の経済開発を提供します 自転車ショップや ジューススタンドなどです
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Amíg az aktivizmus ennyire egyszerű, elég könnyen meg lehet úszni.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Asal aktifisme tetap sesederhana itu, ia cukup gampang untuk dilakukan.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Deci atât timp cât activismul e așa simplu, poți scăpa destul de ieftin.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Dokavaď je aktivismus takhle jednoduchý, pravděpodobně vám to jednoduše projde.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Finchè l'attivismo è una faccenda così semplice, possiamo cavarcela con poco.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Jeśli bycie aktywnym będzie tak proste, łatwo będzie to załatwić.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.집단행동이 그렇게 단순한 경우에는 법망을 빠져 나가기가 꽤 쉽습니다.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Mientras el activismo sea así de simple, es muy fácil involucrarse.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Quando o ativismo é assim simples, é fácil ter sucesso.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Solange der Aktivismus so einfach ist, kommt man ganz einfach damit durch.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Tant que le militantisme est aussi simple, on s'en sort assez facilement.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Wanneer activisme zo eenvoudig is, kom je er makkelijk mee weg.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Έτσι, εφόσον ο ακτιβισμός γίνεται τόσο απλός, είναι αρκετά εύκολο να τη σκαπουλάρεις.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.До тех пор пока активность настолько проста, она довольно легко сходит с рук.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.Стига активизмът да е толкова прост, е доста лесно той да ти се размине.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.אז כל עוד אקטיביזם הוא כזה פשוט, די קל לעשות אותו.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.طالما أن النشاط هو بهذه السهولة، بإمكانك ببساطة اعتبار نفسك ناشطا.
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.これは、大事な教訓だと思います。 二つ目は、