Hangi kişyi dışarıya aktarmak istiyorsunuz?Ποια επαφή θέλετε να εξάγετε;
Hangi kişyi dışarıya aktarmak istiyorsunuz?Выберите контакты для экспорта.
Hangi kişyi dışarıya aktarmak istiyorsunuz?Кои контакти искате да бъдат експортирани?
Hangi kişyi dışarıya aktarmak istiyorsunuz?Які контакти ви бажаєте експортувати?
Hangi kişyi dışarıya aktarmak istiyorsunuz?איזה אנשי קשר ברצונך להדפיס?
Hangi kişyi dışarıya aktarmak istiyorsunuz?أيّ عناوين مراسلة تريد تصديرها?
Hangi kişyi dışarıya aktarmak istiyorsunuz?どの連絡先をエクスポートしますか?
Hayır, sadece aktarma için buradayım.Minä vain vaihdan junaa täällä.
Hayır, sadece aktarma için buradayım.Não, vim só para mudar de comboio.
Hayır, sadece aktarma için buradayım.Nej, jag ska bara byta tåg.
Hayır, sadece aktarma için buradayım.Nej, jeg skal bare skifte tog.
Hayır, sadece aktarma için buradayım.Nie, ja się tu tylko przesiadam.
Hayır, sadece aktarma için buradayım.No, solo estoy haciendo transbordo.
Hayır, sadece aktarma için buradayım.No, sono qui solo per prendere una coincidenza.
Hayır, sadece aktarma için buradayım.Όχι, απλά αλλάζω τρένο.
Hayır, sadece aktarma için buradayım.Нет, я здесь пересаживаюсь на другой поезд.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.A ak to umelec urobí inému umelcovi, je to, akoby ste mali povinnosť odovzdať to ďalej.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.A když takhle umělec zasáhne jiného umělce, máte pocit, že to musíte předat dál.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Dan ketika satu seniman berhasil melakukannya pada seniman lain,
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.E quando um artista o faz a outro artista, como que nos sentimos compelidos a transmiti-lo.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.E quando un artista lo fa a un altro artista, si è obbligati a fare un passo avanti.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.És amikor egy művész ezt teszi egy másik művésszel, olyan, mintha kötelességed lenne ezt továbbadni.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Et quand un artiste fait ça pour un autre artiste, c'est comme si vous étiez obligé de le transmettre.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Iar când un artist face asta unui alt artist, ai sentimentul că eşti obligat să-l dai mai departe.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.I kiedy jeden artysta robi coś takiego drugiemu artyście, wtedy ma się niemal obowiązek podania tego dalej.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.그리고 한 예술가가 다른 예술가에게 경이로움을 준다면, 그건 마치 그 경이로움을 또 다시 누군가에게 전달하도록 만드는 것과 같습니다.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Och när en artist gör det med en annan artist, blir du tvungen att skicka det vidare.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Og når en kunstner gør det ved en anden kunstner, er det som om man er tvunget til at give det videre.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Wanneer een artiest dit bij een andere artiest doet, lijkt het alsof je gedwongen wordt om het door te geven.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Y cuando un artista hace eso con otro artista, uno se ve obligado a dar un paso adelante.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Κι όταν ένας καλλιτέχνης το κάνει αυτό σε έναν άλλον καλλιτέχνη, είναι σαν να σε υποχρεώνει να το συνεχίσεις.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.И когато един човек на изкуството го предаде на друг, той се чувства задължен да го предаде нататък.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.Когда художник делает это с другим художником, он должен передать это дальше.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.וכשאמן אחד עושה זאת לאמן אחר, אתה מחוייב להעביר את זה הלאה.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.وحين يقوم فنان بذلك لفنان آخر، تحس وكأنك مجبر على تمرير ذلك.
Hele bir sanatçı bunu başka bir sanatçıya yaptığında sanki bunu başkasına aktarmak zorunda hissedersiniz.どんどん驚きを 受け渡して 行きたくなるのです 「他の人がしてくれたように 他の人にもなさい」
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.وهو ما يدور حوله فن تقطيع الورق
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.A o tom vyřezávání příběhů je.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Dan itulah arti dari pemotongan cerita.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Dat is wat verhalensnijden is.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Đây chính là tất cả những gì liên quan đến việc cắt những câu chuyện.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.De eso se trata este arte del papel.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Ecco cosa significa ritagliare la carta.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.E é disso que o recorte de histórias trata.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.És ez az, amiről a történetvágás szól.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Et c'est à propos de cela qu'est la découpe d'histoires.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.I właśnie na tym polega wycinanie z papieru.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.이것이 스토리 커팅에 대한 모든것 입니다
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.O tom je strihanie príbehov.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Şi la asta se rezumă decuparea poveştilor.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Und darum geht es beim Schneiden von Geschichten.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Και αυτό είναι το θέμα της χαρτοκοπτικής ιστοριών.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Вырезание из бумаги как раз об этом.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Ето затова са историите изрязани от хартия.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Саме в цьому полягає витинання.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.וזוהי כל מהותן של מגזרות נייר.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.(拍手)
HTML Aktarma PenceresiHTML 내보내기 대화상자
HTML Aktarma PenceresiCuadro de diálogo de exportación a HTML
HTML Aktarma PenceresiDialog exportu HTML