aksanı ile cümle

aksanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İffet akıcı bir şekilde Arapçayı konuşmayı öğrendi ancak Türk aksanını hiç kaybetmedi.Иффат стала свободно говорить по-арабски, но никогда не теряла турецкого акцента.
Karakter güney aksanı ile konuşmaktadır.Разговаривает с южным акцентом.
İskoç aksanıyla konuşur.Говорит с «шотландским» акцентом.
İngiliz aksanıyla konuşur.Говорит с Британским акцентом.
Modellik yaptığı dönemde aynı zamanda oyunculuk dersleri aldı ve böylece güney aksanından kurtuldu.Будучи моделью, она посещала курсы актёрского мастерства и со временем избавилась от своего южного акцента.
İngilizceyi Avustralyalı aksanıyla konuşur.تنطق في اللغة الأسترالية الإنجليزية.
Çocukluğunda Susam Sokağı'nı izleyerek Amerikan aksanını öğrendiğini ifade eder.Disse que aprendeu o sotaque americano ao assistir Sesame Street quando criança.
İskoç aksanıyla konuşur.Fala com um sotaque russo.
Fransız aksanı ile konuşur.Fala com um sotaque francês.
İskoç aksanıyla konuşur.Hij spreekt met een Schots accent.
Kızıl saçı ve sakalı ile stereotip İskoç aksanı ile kolayca tanımlanabilir.Hij is gemakkelijk te herkennen aan zijn rode haar en baard en zijn sterke Schotse accent.
Karakter güney aksanı ile konuşmaktadır.Hij viel te herkennen aan zijn zuidelijke accent.
İngiliz aksanıyla konuşur.Hij praat met een Brits accent.
Çoğunlukla Güney İngiltere aksanıyla konuşuyorlar.Vaak praten ze met een Duits accent.
İngilizceyi Avustralyalı aksanıyla konuşur.Zijn broer spreekt Engels met een Canadees accent.
Fransız aksanı ile konuşur.Hij praat er met een Frans accent.
Karakter güney aksanı ile konuşmaktadır.Mówi z południowym akcentem.
Bu da Doğu Almanya aksanından kaynaklanmaktadır.Pochodzi z Kresów Wschodnich, o czym świadczy jej akcent.
Fransız aksanı ile konuşur.Mówi z francuskim akcentem.
İngiliz aksanıyla konuşur.Mówi z brytyjskim akcentem.
İngilizce aksanı bozuktur ve kabaca konuşur.Słynie ze swojego dziwnego akcentu i ciętego języka.
Maranhãolıların ayırıcı aksanı vardır.Elewacje mają podziały ramowe.
Tom'un aksanı hakkında bir şaka yaptım.Zażartowałem z akcentu Toma.
Fransız aksanı ile konuşur.Pratar med en fransk accent.
İngiliz aksanıyla konuşur.Розмовляє з британським акцентом.
Modellik yaptığı dönemde aynı zamanda oyunculuk dersleri aldı ve böylece güney aksanından kurtuldu.Працюючи моделлю, вона відвідувала курси акторської майстерності і згодом позбулася свого південного акценту.
Komik ve abartılmış bir İngiliz aksanı vardır.Розмовляє з яскраво вираженим британським акцентом.
İskoç aksanıyla konuşur.Каже з помітним російським акцентом.
O İngilizceyi yabancı aksanıyla konuşur.Вона говорить англійською з іноземним акцентом.
Tom, İngilizceyi ağır bir Fransız aksanı ile konuşur.Том говорить англійською з сильним французьким акцентом.
Tom güçlü bir Fransız aksanıyla İngilizce konuşuyor.Том говорить англійською з сильним французьким акцентом.
Tom'un aksanı hakkında bir şaka yaptım.Я пожартував про акцент Тома.
Tom İngilizceyi farklı bir Fransız aksanıyla konuşuyor.Том розмовляє англійською з помітним французьким акцентом.
Tom'un bir İngiliz aksanı var.У Тома британський акцент.
Tom'un bir İngiliz aksanı var.У Тома британська вимова.
İmajının bir parçası haline gelen aksanı, aynı zamanda oynayabileceği rolleri de kısıtlamaktaydı.Jeho přízvuk, stejně jako jeho image, limitoval role, ve kterých mohl hrát.
Neden büyümeme izin vermiyorsunuz?" şeklinde Barbados aksanıyla devam ediyor.Jestli jsi lesba – proč nemáváš vlajkou?", která odpovídají tomu, co média na Clarkson kritizují.
Karakter güney aksanı ile konuşmaktadır.Stejně jako jeho dcera mluví jižanským přízvukem.
İskoç aksanıyla konuşur.Vorbește cu un accent scoțian.
İngiliz aksanıyla konuşur.El vorbește cu un accent britanic.
Little Jacob Jameika'lı olduğundan dolayı ağır bir Jameika aksanıyla konuşur.Jacob vorbește cu un accent jamaican și are un caracter foarte calm.
Billy West tarafından seslendirilir ve Yidçe aksanı ile konuşur.El este exprimat de Billy West, în versiunea originală.
İngilizce aksanı bozuktur ve kabaca konuşur.Beeman este necioplit și limbajul lui insultă.
Gaga şarkı boyunca sürekli olarak Fransız aksanıyla Almancaya benzer saçma şeyler söylemektedir.Gaga újra meg újra francia akcentussal németnek hangzó értelmetlen szövegen beszél a dal során.
Örneğin: Liverpool'dan biri Scouse aksanı ile konuşurken, Londra'dan gelen biri Cockney aksanı ile konuşur.Liverpoolban sokan "scouse" akcentussal beszélnek, Londonban sokan pedig "cockney" akcentussal beszélnek.
İngiliz aksanıyla konuşur.Angol akcentussal beszél.
DJ, Marshall Nash'ın kalın bir güney aksanı vardır.DJ:nä Marshall Nash, joka omaa vahvan eteläyhdysvaltalaisen aksentin.
Fransız aksanı ile konuşur.Hän puhuu albanialaisella aksentilla.
Bu kelime Valon aksanı ile “rouche” olarak okunur.Η λέξη «rouge» με την προφορά της Λιέγης προφέρεται «rouch».
İngiliz aksanında Amerikanlara tenezzül ediliyor gibi duyuldu.Βρετανοί ηθοποιοί έπαιζαν τους Αμερικανούς.
Komik ve abartılmış bir İngiliz aksanı vardır.Han har en svag, fransk accent.
İngilizceyi Avustralyalı aksanıyla konuşur.De snakker engelsk med markert østeuropeisk aksent.
İngiliz aksanıyla konuşur ve Charles Dickens'ın Büyük Umutlar kitabından esinlenilmiştir.Ia juga mempelajari bahasa Inggris dengan membaca Alkitab dan novel-novel karya Charles Dickens.
İngilizceyi Avustralyalı aksanıyla konuşur.Ini juga memengaruhi bahasa Inggris Australia.
Komik ve abartılmış bir İngiliz aksanı vardır.イギリスの過激で反体制的な劇作家。
İlgi çekici bir aksanı vardır.強い訛りがある。
İskoç aksanıyla konuşur.強いスコットランドなまりで話す。
İngilizce aksanın neden bu kadar iyi?なんでそんなに英語の発音いいの?
Eski İngilizce aksanıyla konuşturulmuştur.阅读旧的英语刊物还应小心。
Pepé, Franglais aksanıyla konuşmaktadır.他操的是布魯克林口音。
İlgili Sayfalar