Tom yarın akşam gelecek.Tom is going to arrive tomorrow evening.
Tom, Mary'nin onunla akşam yemeği yemesini bekliyor.Tom expects Mary to eat dinner with him.
Bu akşam kar yağması oldukça muhtemel.It's quite likely to snow this evening.
Akşamları genellikle ne yaparsınız?What do you usually do in the evening?
Tom akşam yemeği için kalacak.Tom is going to be staying for dinner.
Tom bu akşamki partide olacak.Tom is going to be at tonight's party.
Tom ve Mary bu akşam bizimle yemek yiyecekler.Tom and Mary will eat with us tonight.
Tom Mary için akşam yemeği pişirmemi istiyor.Tom wants me to cook dinner for Mary.
Tom bu akşam geri gelecek.Tom is going to be back this evening.
Tom akşam yemeğine geç kalacak.Tom is going to be late for dinner.
Pazartesi gecesi Tom için akşam yemeği hazırladım.I made dinner for Tom Monday night.
Tom ve Mary birlikte akşam yemeği yedi.Tom and Mary ate dinner together.
Tom akşam yemeği için kalacağını söylüyor.Tom says he'll stay for dinner.
Tom pazartesi akşamı Mary'yi aradı.Tom called Mary Monday evening.
Akşam yemeği için kalır mısın?Can Tom stay for dinner?
Sana akşam yemeği ısmarlayayımLet me buy you dinner.
Mitsuyuki Ikeda'nın evinde tekrar akşam yemeği yemiyorum.I'm not eating dinner at Mitsuyuki Ikeda's home ever again.
Bu akşam Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom this evening.
Tom'un bu akşam Mary'nin partisinde olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom will be at Mary's party tonight.
Tom, Pazartesi akşamı Mary için bir doğum günü partisi verecek.Tom is going to have a birthday party for Mary Monday evening.
Tom hâlâ her akşam otuz dakika Fransızca çalışıyor.Tom still studies French every evening for thirty minutes.
İlginç bir akşam geçireceğiz gibi görünüyor.It looks like we're going to have an interesting evening.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalmazsam yarın akşam görüşürüz.I'll see you tomorrow evening unless I have to work late.
Bu akşam akşam yemeği için tekrar püre patates yemeyelim .Let's not eat mashed potatoes for dinner again tonight.
Tom her akşam otuz dakika Fransızca çalışır.Tom studies French every evening for thirty minutes.
Tom akşam yemeği için biftek ve patates alacak.Tom is going to have steak and potatoes for dinner.
Aç değildim, bu yüzden akşam yemeğini bitirmedim.I wasn't very hungry, so I didn't finish my dinner.
Tom akşam yemeği yerken genellikle CNN izler.Tom usually watches CNN while he's eating dinner.
Tom bu akşam fazla uyuyor olmayacak.Tom isn't going to be getting much sleep tonight.
Tom, akşam yemeği için İtalyan yemekleri yemek istemiyor.Tom doesn't want to eat Italian food for dinner.
Tom ve Mary birlikte romantik bir akşam geçirdiler.Tom and Mary spent a romantic evening together.
Ailem genellikle akşam evdedir.My parents are usually at home in the evening.
Tom bu akşam akşam yemeği için balık ızgarası yapacakTom will be grilling fish for dinner tonight.
Tom akşam yemeğini ödedi ve restorandan ayrıldı.Tom paid for dinner and left the restaurant.
Tom ilginç bir akşam geçirecek.Tom is going to have an interesting evening.
Tom ve Mary birlikte romantik bir akşam yemeği yedi.Tom and Mary had a romantic dinner together.
Tom bu akşam dışarı çıkmayı tercih etmediğini söylüyor.Tom says he'd rather not go out tonight.
Tom muhtemelen bu akşam evde olacak.Tom will probably be home this evening.
Tom bu akşam Mary'yi tekrar görecek.Tom is going to see Mary again tonight.
Tom yarın akşam bir parti veriyor.Tom is having a party tomorrow night.
Bu akşam evde kalıyor olacağım.I'll be staying at home this evening.
Genellikle akşamları TV izlerim.I usually watch TV in the evening.
Tom hâlâ akşam yemeğinden sonra çalışıyor mu?Does Tom still study after dinner?
Tom bir akşam yemeği partisinde Mary ile tanıştı.Tom met Mary at a dinner party.
Tom ilginç bir akşam geçirdi.Tom had an interesting evening.
Bunu bu akşam yapmam gerekiyor.I need to do that this evening.
İlginç bir akşam geçirdik.We had an interesting evening.
Tom bu akşam bir parti veriyor.Tom is having a party tonight.
Tom her akşam TV izlemektedir.Tom watches TV every evening.
Tom bu akşam dışarı çıkmıyor.Tom isn't going out tonight.
Tom akşam yemeğini bekliyor.Tom is waiting for dinner.
Akşam yemeği hazırlamakla meşgulüm.I'm busy cooking dinner.
Tom hafif bir akşam yemeği yedi.Tom ate a light supper.
Tom hafif bir akşam yemeği yemişti.Tom ate a light supper.
Akşam yemeği pişiriyorum.I'm cooking dinner.
Tom bu akşam Mary'nin evinde yemek yiyor olacak.Tom will be eating dinner at Mary's house tonight.
Tom bu akşam bunu yapacak.Tom is going to do that this evening.
Tom bu akşam Mary'nin evinde akşam yemeği yiyor.Tom is eating dinner at Mary's house tonight.
Annesi işten eve zaten dönmüştü ve hazırlanmış akşam yemeğini yedi.His mother was already home from work and had supper prepared.
Tom'un akşam için herhangi bir planı yoktu.Tom didn't have any plans for the evening.