akrabası ile cümle

akrabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Mê-sê-lê-mia có những con_trai và anh_em , đều là người mạnh_dạn , cộng được mười_tám người .
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meselemia ne aveva diciotto tra figli e fratelli, tutti uomini valorosi
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meselémiásnak is fiai és testvérei tizennyolczan erõs férfiak valának.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meselemja hadde også sønner og brødre, dyktige menn - i alt atten.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meselemja hade ock söner och bröder, dugliga män, tillsammans aderton.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meselemja hatte Kinder und Brüder, tüchtige Männer, achtzehn.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meselemjalla oli poikia ja veljiä, kykeneviä miehiä, kaikkiaan kahdeksantoista.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meselemja's achttien zonen en broers waren dat ook.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Mesjelemja havde Sønner og Brødre, dygtige Folk, atten.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Os filhos e os irmãos de Meselemias, homens valentes, foram dezoito.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Též synů a bratří Meselemiášových, mužů silných, osmnáct.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Και ο Μεσελεμιας ειχεν υιους και αδελφους, ισχυρους, δεκαοκτω.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.А Меселемия имаше осемнадесет храбри синове и братя.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.У Мешелемии сыновей и братьев, людей способных, было восемнадцать.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.ולמשלמיהו בנים ואחים בני חיל שמונה עשר׃
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.وكان لمشلميا بنون واخوة اصحاب بأس ثمانية عشر.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.米 施 利 米 雅 的 兒 子 和 弟 兄 都 是 壯 士 、 共 十 八 人
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.米施利米雅 的 兒子 和 弟兄 都 是 壯士 、 共 十八 人
Prenses bir kez daha, Prens Han'ın akrabası olacak.la princesse deviendra la fille du dernier prince Yi Young.
Prenses bir kez daha, Prens Han'ın akrabası olacak.Η πριγκίπισσα θα είναι συγγενής με το Πρίγκιπα Λι Χαν.
Prenses bir kez daha, Prens Han'ın akrabası olacak.سيرجع نسب الاميرة الى الامير لي هان
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Acum, de acţiuni şi onoarea de neamul meu, de grevă mort nu deţin un păcat.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Agora, pelo estoque ea honra de minha família, para golpeá-lo morto eu seguro não é um pecado.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Ahora, por el stock y el honor de mi familia, a la huelga muerto que tengo no es un pecado.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Bây giờ, cổ phiếu và danh dự của thân nhân của tôi, tấn công anh ta chết tôi giữ nó không phải là một tội lỗi.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.자, 내 친척의 주식과 명예, 내가 죄악을하지 잡아 그를 죽은 공격합니다.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Maintenant, par le stock et l'honneur de mes parents, pour frapper sa mort je le tiens pas un péché.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Most, az állomány és becsületét a kin, A sztrájk holtan tartok, hogy nem bűn.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nu, door de voorraad en de eer van mijn familie, om te staken hem dood Ik houd het niet een zonde.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nu, genom beståndet och ära av min släkt, att hitta honom död Jag håller det inte en synd.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nun, durch die Lager und die Ehre meiner Familie, das Streikrecht ihn tot Ich halte es nicht eine Sünde.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nu ved bestanden og ære i min slægt, strejke For ham død, jeg holder det ikke en synd.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nyní, zásob a čest svého rodu, právo na stávku za mrtvého držím to není hřích.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nyt on varastossa ja kunnia minun sukua, lakko hänet kuolleena en pidä sitä ole syntiä.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Ora, il brodo e l'onore dei miei parenti, per colpire lui morto tengo Non è un peccato.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Sekarang, dengan saham dan kehormatan keluargaku, Untuk mencapai dia mati saya memegangnya bukan dosa.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Teraz, przez czas i cześć moich krewnych, uderzyć go martwego trzymam nie jest grzechem.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Teraz, zásob a česť svojho rodu, právo na štrajk za mŕtveho držím to nie je hriech.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Zdaj, po zalog in čast moje sorodnike, do stavke mrtvega sem jo ima, ne greh.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Τώρα, από το απόθεμα και η τιμή του συγγενείς μου, για την απεργία τον νεκρό Κρατώ αυτό δεν είναι αμαρτία.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Сега, от запаса и честта на рода ми, да се намери смъртта му аз държа да не е грях.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Теперь, акции и честь моего рода, чтобы ударить его мертвым Я считаю, это не грех.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.כעת, על ידי המניה והכבוד של קרובי משפחה שלי, כדי להכות אותו מת אני מחזיק אותו לא חטא.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.الآن ، من قبل البورصة وشرف أقاربي ، إلى ضربه بالرصاص انا اقدر انها ليست خطيئة.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.キャピュレットなぜ、どのように今、親類!何のために嵐をそう?
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.A aranha soletradora é uma prima da abelha soletradora.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.A Spelling Spider pedig a "spelling bee" rokona.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.스펠링 스파이더는 스펠링 비(bee)의 사촌격이라고 할 수 있지요 스펠링 스파이더는 스펠링 비(bee)의 사촌격이라고 할 수 있지요
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.De spellende spin is een nicht van de spellende bij [spelling bee = dicteewedstrijd].
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Die Spelling Spider ist eine Kusine der Spelling Bee.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni. (Gülüşmeler)Spelling Spider (chú nhện đánh vần) cùng họ hàng với từ spelling bee (chú ong đánh vần) (Cười)
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Il Ragno Ortografico è un cugino dell'Ape Ortografica.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.La araña ortográfica es prima de la abeja ortográfica.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Literujący Pająk jest kuzynem Literującej Pszczółki.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Păianjenul ortograf este văr cu albinuţa ortograf.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.spelling bee (つづりコンテスト) の親戚です (笑)
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Spelling Spider (laba-laba) adalah sepupu kompetisi "spelling bee."
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Tento Pravopisný pavúk je bratrancom Pravopisnej včely ("Spelling bee" = súťaž v hláskovaní slov).
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Η Αράχνη της Ορθογραφίας είναι ξάδελφη της μέλισσας της ορθογραφίας.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.А" Правописният Паяк" е братовчед на правописната пчела.
İlgili Sayfalar