aklına ile cümle

aklına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.Keď to niekto vníma a dostane to do svojej vlastnej hlavy, potom je už cyklus ukončený.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.이것이 한번 인지되고 누군가가 자신의 마음안으로 이를 가져가면, 그러면 그 사이클은 완전해지지요.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.Odată ce e perceput şi înţeles de mintea cuiva se formează un cerc complet.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.Una vez que es percibido y alguien lo lleva a su propia mente entonces ahí hay un ciclo que se ha completado.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.Una volta che è percepito e qualcuno lo porta con sé nella mente, allora c'è un ciclo che si è completato.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.Une fois que c'est montré, que le spectateur l'intègre en lui alors c'est une boucle qui est bouclée.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.W momencie odbioru, wniknięcia w czyjś umysł, następuje zamknięcie cyklu.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.Όταν κάποιος το διακρίνει και το βάλει στο μυαλό του, τότε είναι ένας κύκλος που ολοκληρώθηκε.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.Щом е възприет и някой го внесе в собствения си ум, се завършва един цикъл.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.ברגע שזה נתפס, ומישהו מכניס אותו לדמיון שלו, אז המעגל נסגר.
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.وبمجرد أن تُفهم دلالته , ويفهم أحد ما ما هو المقصود به , سرعان ما تكتمل الدائرة .
Bir kere algılandığında, ve birisi bu anlamları aklına getirdiğinde, o zaman döngü tamamlanıyor.それでサイクルが完結するのです そして私にはそれが一番大事なことです
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Con todo lo que me estás contando, ¿no se te ha ocurrido que puede que les pase la información?
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Jesteś taki rozmowny. Nie przyszło ci do głowy, że mogę pójść z tym do nich?
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Non hai considerato il fatto che potrei spifferare a quella gente tutto ciò che mi hai appena detto?
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Olet kovin puhelias. Etkö pelkää, että kerron kaiken heille?
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Pratsam som du är, tänkte du inte på att jag kunde berätta allt för dem?
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Sendo tu tão tagarela, não te passou pela cabeça que eu talvez lhes pudesse contar tudo?
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Snakkesalig som du er, glemte du, at jeg kunne fortælle dem alt.
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Τόσο φλύαρος που είσαι, δεν σκέφτηκες ότι μπορεί να τους τα μεταφέρω όλα;
Böyle konuşuyorsun, bunları onlara sızdırabileceğim aklına gelmedi mi?Ты очень болтлив, ты не подумал, что я могу рассказать всё это им?
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Ceci est tellement intégré dans la pensée que personne ne penserait à le remettre en cause.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Dies ist, denke ich, so tief in uns verwurzelt, dass es keinem in dem Sinn kommen würde, es zu hinterfragen.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Điều này, tôi nghĩ rằng, đã ăn sâu vào chúng ta đến nỗi sẽ không ai màng đặt câu hỏi.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Dit is zo diep geworteld in onze samenleving dat niemand eraan zou durven twijfelen.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Ez azt hiszem olyan mélyen gyökeret vert, hogy senkinek sem jut eszébe megkérdőjelezni.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Ini, saya pikir, tertanam sangat dalam dalam benak kita sehingga tidak seorang pun akan mempertanyakannya.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Isto, penso eu, está tão profundamente embebido na corrente que não ocorreria a ninguém questioná-lo.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.이 논리는 우리가 매일 들여마시는 공기에 깊게 박혀있어서 누구도 질문을 던지지 않습니다.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Menim, da je to tako globoko ukoreninjeno, da se nihče ne bi spomnil podvomiti v to.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Myslím si, že tohle máme v sobě tak zakořeněno, že by nikoho nenapadlo to rozporovat.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Questo, ritengo, è così profondamente radicato nella società che nessuno si sognerebbe di metterlo in dubbio.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Tämä on mielestäni syvällä peruskäsityksissämme, että kenellekään ei tulisi mieleenkään kyseenalaistaa sitä.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Toto sa zakorenilo podľa mňa tak hlboko, že to už nikto nespochybňuje.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Това така силно ни е набито в главите, че никой не го поставя под съмнение.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Я вважаю, це настільки глибоко в нас відклалося, що нікому не прийде на думку піддати це сумніву.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Я думаю, это настолько глубоко в нас сидит, что никому не придет в голову поставить это под сомнение.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.הדבר הזה, אני חושב, כל כך מובן מאליו שלא עלה בדעתו של איש להטיל בו ספק.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.هذه الفكرة، على ما أعتقد، مترسبة في عقول الناس بعمق فلا يخطر ببال أحد أن يشكك بها.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.誰もこれに異議を唱えようとすら 思わないのです またこれは我々の人生にも 深く埋め込まれています
Bunları icat eden adamın aklına nasıl böyle bir şey gelmiş?Но как хората са ги открили?
Bu proje, İskoç ressam Katie Paterson' ın buluşudur ve bu fikrin aklına karalama yaparken geldiğini söylüyor.Het project is het geesteskind van de Schotse kunstenares Katie Paterson.
Bu proje, İskoç ressam Katie Paterson' ın buluşudur ve bu fikrin aklına karalama yaparken geldiğini söylüyor.Ta říká, že tento nápad dostala při kreslení.
Bu proje, İskoç ressam Katie Paterson' ın buluşudur ve bu fikrin aklına karalama yaparken geldiğini söylüyor.تخطط باترسن استضافة كاتب كل عام ليساهم في المجموعة على مدى 100 عام.
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Digamos então, que há outro empresário e ele diz: -- Cara, quer saber?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Digamos que hay algún otro empresario y el dice, muchacho, ¿sabes qué?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Disons qu'il y a un autre entrepreneur et il dit, vous savez quoi?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Hãy nói rằng có một số doanh nhân khác và ông nói, cậu bé, bạn biết những gì?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Katakanlah bahwa ada beberapa pengusaha lainnya dan dia berkata, anda tahu tidak?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Projekty a investice. Řekněme, že je zde nějaký další podnikatel a ten říká. Víte co?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Să spunem că mai este şi un alt antreprenor care spune: băiete, ştii ceva?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Załóżmy, że jest jakiś inny przedsiębiorca i on mówi, chłopie, wiesz co?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .Давайте предположим, что есть другой предприниматель, и он говорит: "Знаеш, что.....
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .נניח שיש איזה יזם אחר והוא אומר, בוא'נה, אתה יודע מה?
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .ولنقل أن هناك رجل أعمال آخر يقول: ..
Buradaki girişimcilerden birisinin aklına iyi bir fikir geliyor. .その人があなたに 「私は資源も施設も持っていないのだけれど、」
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.De még egy közgazdásznak sem jutott eszébe, hogy a 'gyenge mint a lepkefing' igazán fontos lehet."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.Ekonomista nigdy nie wpadłby na to, że idea
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.Ekonomové nikdy nepřemýšleli o principu "slaboch a posera", možná to může být důležité."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.그런데 경제학자들은 한번도 '약해빠진 사람'이라는 개념이 이렇게 중요하다고 생각해 보지 못했을거야"라고 말이죠.
İlgili Sayfalar