aklını ile cümle

aklını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Porque has cerrado su corazón al entendimiento; por tanto, no los enalteces
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Pretože si prikryl ich srdce, aby nerozumeli, preto ich ani nepovýšiš.
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Sillä sinä olet sulkenut ymmärrykseltä heidän sydämensä; sentähden sinä et päästä heitä voitolle.
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Thi du lukked deres Hjerte for Indsigt, derfor vil du ikke ophøje dem;
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Vì Chúa khiến lòng chúng không thông sáng, Nên Chúa sẽ không cất chúng cao lên.
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Vì_Chúa khiến lòng chúng không thông sáng , Nên_Chúa sẽ không cất chúng cao lên .
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Διοτι συ εκρυψας την καρδιαν αυτων απο συνεσεως δια τουτο δεν θελεις υψωσει αυτους.
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Защото си скрил сърцето им от разум; Затова няма да ги възвисиш.
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Ибо Ты закрыл сердце их от разумения, и потому не дашь восторжествовать им .
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.כי לבם צפנת משכל על כן לא תרמם׃
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.لانك منعت قلبهم عن الفطنة. لاجل ذلك لا ترفعهم.
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.因 你 使 他 們 心 不 明 理 . 所 以 你 必 不 高 舉 他 們
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.因 你 使 他 們 心不 明理 . 所以 你 必不高舉 他們
Daha basite indirgeyelim Aklınızda tutun, 1 milyar dolar bir grup borç alan adamlara gidiyor.100 000 USD krát 1 000 je 100 milionů.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -Comme toujours, je pense que plus tu travailles une notion, plus tu la comprendras.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -Creo que conforme resuelvas más y más problemas, tendrás más y más de la intuición de lo que es un límite.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -Eu acho que quando você faz mais e mais problemas, você terá mais e mais da intuição sobre o que é um limite.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -저는 여러분이 더욱 많은 문제를 풀수록 극한이 무엇인지 잘 이해할 거라고 생각합니다
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -Myslím, že čím viac a viac budete počítať, tým lepšie pochopíte, čo to limita je.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -Myslím, že čím více a více budete počítat, tím lépe pochopíte, co to je limita.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -Penso che man mano che facciamo i problemi, intuirai sempre di piu' che cos'e' un limite.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -Uważam, że im więcej zagadnień tym bardziej pojmuje się czym jest granica.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -Я думаю, чем больше вы будете решать задач, вы будете лучше и лучше понимать, что такое пределы.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -אני חושב שככל שעושים יותר תרגילים, אתם תקבלו יותר אינטואיציה לגבי מה זה גבול.
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -اعتقد انه كلما قمتم بحل المزيد من المسائل، فإنكم سوف تحصلون على المزيد من البداهة لماهية النهاية
Daha çok soru çözdükçe, limitin tanımı aklınıza daha çok yatacak. -極限についての洞察を得られると思います。 それから、微積分の勉強へと入ります。
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Ale nie tylko to, każda myśl, która pojawi się w twojej głowie powinna zostać wypowiedziana.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.A nejen to, cokoliv vás napadne byste měli i říct.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Dan selebihnya, apapun yang muncul di otak kamu itulah yang keluar dari mulutmu.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.En dat waar je ook maar aan denkt ook daadwerkelijk uit je mond moet komen.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Et, plus encore, que tout ce qui vous passe par la tête devrait sortir de votre bouche.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Iar, mai mult de atât, orice este în creierul tău ar trebui să iasă afară pe gură.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Inoltre, tutto quello che ti passa per la testa lo dovresti dire.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Inte nog med det, vad du än tänker på bör komma ut ur din mun.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Ja, tämän lisäksi, kaiken, mikä on aivoissasi tulisi myös tulla ulos suustasi.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.게다가 여러분이 생각하는 것은 죄다 입 밖으로 꺼내 놔야 한다는 거죠.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Mais do que isso, o que quer que esteja no nosso cérebro devia sair pela nossa boca.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Poleg tega naj bi ubesedili vse, kar imamo v mislih.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Sőt, ráadásul ha bármilyen gondolat megfogalmazódik benned, azt mindenképp ki is kell mondanod.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Und, mehr noch, was immer einem in den Sinn kommt, sollte man auch aussprechen.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Và hơn thế nữa, tất cả mọi thứ trong đầu của bạn nên được nói ra từ miệng của bạn.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Y más que eso, cualquier cosa que esté en tu cerebro debe salir de tu boca.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Κι ακόμα, ό,τι υπάρχει στο μυαλό σου πρέπει να βγαίνει απ' το στόμα σου.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.И, более того, вообще всё то, что у тебя на уме, должно быть и на языке.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.Нещо повече, каквото и да ти хрумне, трябва да го изречеш.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.ובנוסף, כל דבר שאתה חושב צריך לצאת מהפה שלך.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.و ما عدا ذلك فكل ما يجول بخاطرك يجب ان يقال على لسانك.
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.全て言葉にしなければなりません 1ヶ月間試してみようと決心しましたが
Daha da onemlisi, aklinizdan ne geciyorsa oldugu gibi dile getirmelisiniz.除此之外,當你個腦諗到任何嘢 應該大聲講出來。
Daha önce de dediğim gibi şuan bir şey daha aklınıza gelmiş olabilir.5r(5+s)と
Daha önce de dediğim gibi şuan bir şey daha aklınıza gelmiş olabilir.Ale nyní se možná objevilo něco nového.
Daha önce de dediğim gibi şuan bir şey daha aklınıza gelmiş olabilir.이제 무엇인가가 금방 눈에 띌 것입니다
Daha önce de dediğim gibi şuan bir şey daha aklınıza gelmiş olabilir.Ma ora potresti accorgerti di qualcosa.
Daha önce de dediğim gibi şuan bir şey daha aklınıza gelmiş olabilir.Peut-être que vous avec remarquez quelque chose maintenant.
Daha önce de dediğim gibi şuan bir şey daha aklınıza gelmiş olabilir.لكن ربما سيظهر الآن شيئ ما امامكم
Daha sıcak, daha dostça bir sohbettir. Aklınıza gelen her şey hakkında kullanabilirsiniz bu kelimeyi.Es ist eine vertrautere und freundlichere Version des Smalltalks, einfach ein Gespräch ohne langes Nachdenken.
Daha sıcak, daha dostça bir sohbettir. Aklınıza gelen her şey hakkında kullanabilirsiniz bu kelimeyi.Gre za prijetnejšo obliko klepeta, pravzaprav vse, kar ti pade na pamet.
Dedi ya, aklınızda bir şey değildi, ama hakkında bir tuhaf bir şey vardı onu her zaman.Det var ikke noget han sagde eller gjorde, vel at mærke, men der var en Rummy noget om ham hele tiden.
Dedi ya, aklınızda bir şey değildi, ama hakkında bir tuhaf bir şey vardı onu her zaman.Det var inte något han sade eller gjorde, märk väl, men det fanns en rummy något om honom hela tiden.
Dedi ya, aklınızda bir şey değildi, ama hakkında bir tuhaf bir şey vardı onu her zaman.Es war nicht alles, was er sagte oder tat, wohlgemerkt, aber es war ein Rommé etwas über ihn die ganze Zeit.

İlgili Sayfalar