aklın ile cümle

aklın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu çılgın fikir nereden aklına geldi?How did you come up with this crazy idea?
Endişeler ve üzüntüler onun aklında yaygındı.Cares and worries were pervasive in her mind.
Endişeler ve üzüntüler onun aklında yaygındılar.Cares and worries were pervasive in her mind.
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
Aklından geçeni söyle.Speak your mind.
Yurt dışına gittiğinizde, bahşiş vermenin gerekli olduğunu aklınızda tutsanız iyi olur.When you go abroad, you'd better keep in mind that tipping is necessary.
Bilimsel gerçek insan aklının bir yaratılışıdır.Scientific truth is a creation of the human mind.
Aklında ne olduğunu bana anlatmaya ne dersin?How about telling me what you have in mind?
Aklında bir şey var mı?Do you have anything in mind?
Aklındaki sesi duyabiliyorum.I can hear the sound in your mind.
Mary'nin aklına muhteşem bir fikir geldi.Mary hit on a marvelous idea.
Herkes aklını başına devşirdi, tamam.Everybody pulled their socks up, yeah.
Şimdi buraya gelmeyi niçin aklına koydun?What put it in your head to come here now?
Öyle saçma bir fikri aklınıza ne koydu.What put such an idea into your head?
TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.TV is harmful in that it keeps your mind in a passive state.
David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.David has so many girlfriends that he can't remember all of their names.
Sigara içmenin sağlığın için iyi olmadığını aklında tut.Keep in mind that smoking is not good for your health.
Başka bir şey düşündüğü zaman bile, ölüm fikri onun aklına geldi.Even when she thought about something else, ideas of death returned to her mind.
Aklınızda olan o mudur?Is that what you have in mind?
Aklınızdaki o mudur?Is that what you have in mind?
İşi bir hafta içerisinde bitirmen gerektiğini aklından çıkarma.Be sure to keep in mind that you're supposed to complete the work within a week.
Sana borç para vereceğim, ama aklında bulunsun, bu son kez.I'll lend you money, but mind you, this is the last time.
Aklınızda bulundurun.Keep it in mind.
John'un aklına müthiş bir fikir geldi.A splendid idea occurred to John.
John'un aklına muhteşem bir fikir geldi.A splendid idea occurred to John.
Derhal başlaması gerektiği aklına geldi.It occurred to him that he should start at once.
Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti.I have no idea what he has in mind, rejecting such a favorable proposal.
Lütfen bu gerçeği aklında tut.Please bear this fact in mind.
Bu dersi aklında tut.Keep this lesson in mind.
Bunu aklınızda tutun.Keep this in mind.
Aklınızı açın.Open up your mind.
Zavallı kız aklını yitirdi.The poor girl went out of her mind.
Aklınızda özel bir şey var mı?Do you have anything particular in mind?
Bana aklında ne olduğunu söyle.Tell me what you have in mind.
Son anda aklına iyi bir fikir geldi.A good idea came across his mind at the last moment.
Lütfen söylediğimi aklında tut.Please bear in mind what I said.
Diğer öğrencilerle birlikte olmak zorunda olduğumuzu lütfen aklınızda tutun.Please keep in mind that we have to be with other students.
Aklınızı mı kaybediyorsunuz?Are you losing your mind?
Pencereleri kapatmak aklına gelmedi mi?Didn't it occur to you to shut the windows?
Aklında belirli bir tarzın var mı?Do you have any particular style in mind?
Onun aklında ne olduğunu düşünüyorsun?What do you think he has in mind?
Onun erkek kardeşinin aklında bilgisayarlardan başka hiçbir şey yok.His brother has nothing but computers on his mind.
O, aklını kaçırmış olmalı.He must have lost his marbles.
Aklında bir şey var gibi görünüyor.He seems to have something on his mind.
Acıdan aklını kaybetti.He's out of his mind with pain.
Aklına iyi bir fikir geldi.He has hit upon a good idea.
Onun göz yaşları onun aklını karıştırdı.Her tears perplexed him.
Onun aklına iyi bir fikir geldi.A good idea struck her.
O aklına gelir gelmez onu yürürlüğe koydu.No sooner had the idea occurred to her than she put it into action.
O, genç adamı aklından çıkarmaya çalıştı ama bu olanaksızdı.She tried to put the young man out of her mind, but it was impossible.
Onun aklında ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what's on her mind.
Aklındakini patronuna söyledi.She told her boss what she had in mind.
Aklını şüphelerden temizlemek için çok çabaladı.She tried hard to clear her mind of doubts.
Birden onun aklına iyi bir fikir geldi.A good idea suddenly struck her.
Aklını başına al.Mind your head.
Aklını bir kenara koy ve alışverişe git.Put away your brain and go shopping.
Açık televizyonla, derslerini nasıl aklında tutabilirsin?With the T.V. on, how can you keep your mind on your studies?
Ölmen gerektiğini aklında tut.Keep in mind that you must die.
Bugün Tom aklında çok şey var gibi görünüyordu.It looked like Tom had a lot on his mind today.
Tom'un açıkça aklında bir sürü şey vardı.Tom clearly had a lot on his mind.
İlgili Sayfalar