aklıma ile cümle

aklıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu Sağlık Öncüleri fikri aklıma düştüğünde, 9 ay gibi bir süredir Yasal Hizmetler bölümündeydim.Había estado en Legal Services cerca de 9 meses cuando esta idea de Health Leads empezó a rondar en mi cabeza.
Bu Sağlık Öncüleri fikri aklıma düştüğünde, 9 ay gibi bir süredir Yasal Hizmetler bölümündeydim.Na ongeveer 9 maanden bij Juridische Hulpverlening borrelde het idee van Health Leads bij me op.
Bu Sağlık Öncüleri fikri aklıma düştüğünde, 9 ay gibi bir süredir Yasal Hizmetler bölümündeydim.Pracowałam w Legal Services przez 9 miesięcy zanim wpadłam na pomysł stworzenia Health Leads.
Bu Sağlık Öncüleri fikri aklıma düştüğünde, 9 ay gibi bir süredir Yasal Hizmetler bölümündeydim.Бях в "Правни Услуги" за около девет месеца, когато тази идея за "Здравни Връзки" започна да се оформя.
Bu Sağlık Öncüleri fikri aklıma düştüğünde, 9 ay gibi bir süredir Yasal Hizmetler bölümündeydim.אז הייתי בשירותים המשפטיים בערך תשעה חודשים כשהרעיון התחיל להתגבש בראשי.
Bu Sağlık Öncüleri fikri aklıma düştüğünde, 9 ay gibi bir süredir Yasal Hizmetler bölümündeydim.لذا كنت عند الخدمات القانونية لحوالي تسعة أشهر عندما وردت في خاطري فكرة Health Leads
Bu Sağlık Öncüleri fikri aklıma düştüğünde, 9 ay gibi bir süredir Yasal Hizmetler bölümündeydim.私が法律サービスで働き始めて9ヶ月経っていました 私は弁護士のジェフ・パーセルに 辞めたいと
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Khi bọn cháu đạp xe gần đến đỉnh núi cháu nhìn xuống Biển Chết" cậu ấy đang nói về chỗ này
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Saat kita bersepeda di gunung yang menghadap ke Laut Mati -- dia berbicara tentang tempat ini --
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Alors voici deux questions que j'ai en tête quand je pense à ce problème.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Có hai câu hỏi mà tôi đã đặt ra trong đầu kể từ khi tôi nghĩ về vấn đề này.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Deci, iată două întrebări care îmi vin în minte când mă gândesc la această problemă.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Ecco due domande che mi vengono in mente quando penso a questo problema.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Há duas questões que me vêm à cabeça quando penso neste problema.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Hay dos preguntas que me vienen a la mente cuando pienso en esto.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Her er to spørgsmål jeg har i baghovedet når jeg tænker over dette problem.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Hier twee vragen waar ik mee bezig ben.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar. İlki:Hier nun zwei Fragen, welche ich im Hinterkopf habe um darüber nachzudenken.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Jadi ada dua pertanyaan yang ada di kepala saya saat memikirkan masalah ini.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Jsou tedy dvě otázky, které mi leží v hlavě, když o tom problému přemýšlím.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.이 문제에 대해서 이게 제가 이 문제에 대해 갖고 있는 두 가지 의문점입니다
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Nos, itt van két kérdés, ami felvetődik bennem, amikor erről gondolkodom.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Odnośnie tej kwestii nasuwają mi się dwa pytania. Odnośnie tej kwestii nasuwają mi się dwa pytania.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Tu sú dve otázky, ktoré mám na mysli, keď o tomto probléme premýšľam.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Όποτε ορίστε δύο ερωτήματα που έχω στο μυαλό μου όταν σκέφτομαι αυτό το πρόβλημα.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Два вопроса, которые меня волнуют, когда я думаю об этой проблеме.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Два питання, які хвилюють мене, коли я думаю про цю проблему.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.Ето два въпроса, които ми се въртят из главата, когато си мисля за този проблем.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.אז הנה שתי שאלות שרצות בראשי כאשר אני מהרהר בבעיה זו.
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.وهناك تساؤلين .. يدوران في خلدي الآن عن هذه المشكلة
Bu sorunu düşündüğümde aklıma gelen iki soru şunlar.二つの質問があります まず第一には
Bu yüzden bu oyunların bizi neyde iyi yaptıklarını düşünmeye başladım. Dört şey aklıma geldi.Tehát elkezdtem azon agyalni, hogy ezek a játékok miben is tesznek minket virtuózzá.
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Così l'unica cosa che mi viene in mente è dire,
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Edina reč, ki se je spomnim, je:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Egyetlen dolog jutott eszembe, így kezdtem:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Então, a única coisa que pensei foi dizer:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Entonces lo único que se me ocurre es decir,
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Het enige wat ik kon bedenken, is zeggen:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Jadi satu-satunya hal yang bisa saya pikirkan adalah berkata,
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:제가 유일하게 할 수 있는 것은 이렇게 말하는 것이었죠.
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Mir fiel nur eins ein. Ich sagte:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Nu am putut decât să le zic:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Puis la seule chose à laquelle je pense est de dire :
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Så det enda jag kan komma på är att säga,
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Tak jediné, čo ma napadlo, bolo povedať:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Takže jediná věc, která mě napadá, je říct:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Wymyśliłem tylko jedno...
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Έτσι, το μόνο πράγμα που μπορώ να σκεφτώ είναι ας πούμε,
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Единственное, что мне приходит в голову, это сказать следующее:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:І от, єдина річ до якої мені вдалось додуматись - це сказати:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:Хрумна ми само да кажа:
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:אז הדבר היחיד שעולה בדעתי הוא,
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:و الشئ الوحيد الذي خطر في بالي لأقوله،
Bu yüzden tek aklıma gelen şöyle demekti:「では お話をしましょう
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.Ciò è cambiato lentamente affermando la mia voce e scoprendo cose che non immaginavo avrei scoperto.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.Isto mudou lentamente à medida que encontrei a minha voz e descobri coisas que não sabia que iria descobrir.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.이것은 제가 목소리를 갖게 되고, 예상치 못한 것들을 발견함에
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.To zmieniało się powoli, gdy odnalazłam swój głos i odkryłam rzeczy, które nie wiedziałam, że odkryję.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.Αυτό άλλαξε σιγά σιγά καθώς βρήκα τη φωνή μου και ανακάλυψα πράγματα που δεν ήξερα πως θα ανακαλύψω.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.Поволі це змінилося коли я віднайшла свій голос і виявила речі що я не очікувала розкрити.
İlgili Sayfalar