aklım ile cümle

aklım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Como seres humanos, tenemos esta habilidad única de dejar que nuestras mentes se aparten del momento presente.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Dieser Mann hier arbeitet an seinem Computer.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Emberi lényként megvan az az egyedülálló képsségünk, hogy az elménk elkalandozzon a jelenből.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Jakožto lidské bytosti máme unikátní schopnost nechat naše myšlenky odbíhat od přítomnosti.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.우리들은 인간이기 때문에 현실에서 정신이 방랑해서 딴 데로 샐 때가 있죠
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Loài người chúng ta có được khả năng độc đáo này, chúng ta có thể cho tâm trí mình thoát khỏi hiện tại.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Nos cerveaux humains ont cette capacité unique de digresser dans d'autres périodes que le présent.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Tylko ludzie potrafią oddalić się myślami od teraźniejszości.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Vi människor har en unik möjlighet att låta våra tankar dra iväg med oss från verkligheten.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Wij hebben als mensen het unieke vermogen om geestelijk af te dwalen van het huidige moment.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Ως άνθρωποι έχουμε τη μοναδική ιδιότητα να αφήνουμε το μυαλό μας να περιπλανιέται πέρα από το παρόν.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Люди наділені унікальною властивістю: наш розум відхиляється від сприйняття теперішнього моменту.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.Мы, люди, обладаем уникальной способностью мысленно уноситься за пределы сиюминутной реальности.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.כבני אדם, יש לנו הכישרון היחודי לאפשר לתודעה שלנו להתרחק מעט מההווה.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.كبشر، لدينا هذه القدرة الفريدة أن نجعل عقولنا هائمة بعيداً عن الحاضر.
Biz insanlar, bu eşsiz yeteneğe, aklımızı içinde bulunduğumuz andan saptırma yetisine sahibiz.ユニークな能力が備わっています 彼はパソコンの前に座っていますが
Bizi uzaya götürecek araçlarla ilgili Lindbergh'i okurken aklıma gelen çözüm Ansari X PRIZE idi.Ansari X PRIZE a fost soluţia mea, citind despre Lindbergh pentru crearea vehiculelor să ne ducă acolo.
Bizi uzaya götürecek araçlarla ilgili Lindbergh'i okurken aklıma gelen çözüm Ansari X PRIZE idi.Az Ansari X PRIZE az én megoldásom, a jármű gyártására ami által eljuthatunk oda -- olvasva Lindbergh-ről.
Bizi uzaya götürecek araçlarla ilgili Lindbergh'i okurken aklıma gelen çözüm Ansari X PRIZE idi.Der Ansari X PRIZE war meine Lösung, als ich las, wie Lindbergh das Fahrzeug erschuf, das uns hierher brachte.
Bizi uzaya götürecek araçlarla ilgili Lindbergh'i okurken aklıma gelen çözüm Ansari X PRIZE idi.Moim rozwiązaniem jest Ansari X PRIZE, zainspirowana motywacją do lotu za czasów Lindbergha.
Bizi uzaya götürecek araçlarla ilgili Lindbergh'i okurken aklıma gelen çözüm Ansari X PRIZE idi.Начитавшись о Линдберге, я придумал Ansari X PRIZE, чтобы создать суборбитальный космический аппарат.
Biz Müslümanlar olarak aklımız var.Como musulmanes, tenemos cerebro.
Böylece aklıma bir fikir geldiAlors j'ai eu une idée.
Böylece aklıma bir fikir geldiAșa că am avut o idee.
Böylece aklıma bir fikir geldiAsí que tuve una idea.
Böylece aklıma bir fikir geldiA tak jsem dostal nápad.
Böylece aklıma bir fikir geldiCosì ho avuto un'idea.
Böylece aklıma bir fikir geldiDostal som nápad.
Böylece aklıma bir fikir geldiIch hatte eine Idee.
Böylece aklıma bir fikir geldiIk kreeg een idee.
Böylece aklıma bir fikir geldiJadi aku mendapat sebuah ide
Böylece aklıma bir fikir geldiJoten sain idean.
Böylece aklıma bir fikir geldi그때 아이디어가 떠올랐죠.
Böylece aklıma bir fikir geldiPor isso, tive uma ideia.
Böylece aklıma bir fikir geldiTámadt egy ötletem.
Böylece aklıma bir fikir geldiVì thế tôi đã có một ý tưởng.
Böylece aklıma bir fikir geldiWpadłem na pewien pomysł.
Böylece aklıma bir fikir geldiΟπότε μου ήρθε μια ιδέα.
Böylece aklıma bir fikir geldiИ тогава ми хрумна следното.
Böylece aklıma bir fikir geldiИ у меня появилась идея.
Böylece aklıma bir fikir geldiУ мене з'явилась ідея.
Böylece aklıma bir fikir geldiאז היה לי רעיון.
Böylece aklıma bir fikir geldiلذا كانت لدى هذه الفكرة.
Böylece aklıma bir fikir geldi小さい頃から-
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Alors j'ai eu cette idée que l'ocytocine pourrait être la molécule morale.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.A tak mě napadlo, že by oxytocin mohl být onou molekulou morálky.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Dus dacht ik dat oxytocine de morele molecule zou kunnen zijn.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Ezért gondoltam, hogy az oxytocin lehet a moralitás molekulája.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.M-am gândit că oxitocina ar putea fi molecula moralității.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.그래서 저는 옥시토신(oxytocin)이 도덕 분자일지도 모른다는 아이디어를 가졌지요
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Pomyślałem, że może to oksytocyna jest cząsteczką moralności.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Por isso eu tinha esta ideia de que a oxitocina poderia ser a molécula moral.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Quindi ho avuto questa idea che l'ossitocina potrebbe essere la molecola morale.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Så jeg fik en idé at oxytocin måske var det moralske molekyle.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Takže som mal ideu, že oxytocín by mohol byť molekulou morálky.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Tôi có ý tưởng rằng oxytocin có thể là phân tử đạo đức.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Σκέφτηκα λοιπόν πως η ωκυτοκίνη μπορεί να είναι το ηθικό μόριο.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.И така ми дойде идеята, че окситоцинът може би е молекулата на морала.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Итак, у меня была идея, что окситоцин может быть молекулой морали.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Отже, у мене була ідея, що саме оксицонин може бути молекулою моральності.
İlgili Sayfalar