Beyin her akıl, ruh ve kas enerjisinin merkezidir.The brain is the center of every mind, soul, and muscle energy.
Yeni bir akıllı telefon istiyorum!I want a new smartphone!
Bu akıllıca olur mu?Would that be wise?
Bunun akıllıca olacağını sanmıyorum.I don't think that would be wise.
Tom benden çok daha akıllı.Tom is much smarter than I am.
O ders sırasında akıllılığını göstermek istedi ama o başarısız oldu.She wanted to show off her cleverness during class, but she failed.
Sandığın kadar akıllı değilsin.You're not as clever as you think.
Onun akıllı bir adam olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that he's a clever man.
Bu akıllıca olmazdı.That wouldn't be smart.
Bu akıllıca olur.That would be advisable.
Bu akıllıca olmaz.That would not be wise.
Bu yapmak için akıllı şey olurdu.That would've been the smart thing to do.
Tom akıllı ve hırslıdır.Tom is clever and ambitious.
Benden daha akıllı olmayan kişiler ilgimi çekmiyor.People who are not smarter than I am don't interest me.
Kediler akıllıdır.Cats are smart.
Kanatlar kuşa, akıl insana.Wings to the bird, mind to the human.
Doktordan tedavi, akıllı birinden bilgi alın.Receive a cure from a doctor, knowledge from a wise man.
Ne akıllı bir köpek!What a clever dog!
Akıllı insanlar aptalmış gibi davranabilir. Tersi daha zordur.Smart people can pretend to be dumb. The opposite is more difficult.
Akıllı bir adamsın.You're a wise man.
Akıllı bir kişisin, Tom.You're a wise person, Tom.
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha akıllısın.You're brighter than most of Tom's friends.
Çok akıllısın, Tom.You're very wise, Tom.
Tom büyüdükçe daha akıllı oldu.Tom became wiser as he grew older.
Tom bir akıl hastası.Tom is a hypochondriac.
Tom bir akıl hastanesinde.Tom is in a mental institution.
Tom diğer çocuklar kadar akıllı olmadığını fark etti.Tom realized that he wasn't as smart as the other kids.
Çok pahalı bir akıllı telefon.It's a very expensive smartphone.
Tom yeni bir akıllı telefon satın almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Tom yeni bir akıllı telefon almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Kendini akıllı zanneden bir aptal başka bir aptaldan daha kötüdür.A fool that considers himself smart is worse than any other fool.
Mary açıksözlü ve akıllı.Mary is outspoken and smart.
Bu akıllıca bir seçim.That's a wise choice.
Sen olduğunu düşündüğün kadar akıllı değilsin.You're not as smart as you think you are.
Tom akıllı bir adam.Tom is a smart guy.
Akıllı telefonun var mı?Do you have a smartphone?
Benim telefonumun muhtemelen benden daha akıllı olduğunu düşünüyorum.I think that my phone is probably smarter than me.
O, akıl hastalıkları uzmanını çağırdı.She called the psychiatrist.
Tom hayatının çoğunda akıl hastanelerine girip çıkmıştı.Tom has been in and out of mental hospitals most of his life.
Akıllı bir tahminde bulunabilirsin, değil mi?You can make an educated guess, can't you?
Neredeyse insanların olduğumu sandığı kadar akıllı değilim.I'm not nearly as smart as people think I am.
Bu tabloyu satın alman şimdiye kadar yaptığın en akıllıca şeydi.Buying this painting was the smartest thing you've ever done.
Büyük akıllar fikirleri, ortalama akıllar olayları, küçük akıllar ise kişileri tartışır.Great minds discuss ideas, average minds discuss events, small minds discuss people.
Sen her zaman akıllı biriydin.You always were the smart one.
Tom akıllı gibi görünüyor.Tom seems wise.
Tom'un akıllı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is clever.
Sence Tom akıllı mı?Do you think Tom is wise?
Akıllıca konuştu.She spoke wisely.
Bence Tom akıllı.I think Tom is smart.
Tom kendisinin çok akıllı olduğunu düşünüyor.Tom thinks he's so clever.
Sanırım Tom akıllı değil.I think Tom is unintelligent.
Tom'un akıllı olmadığını düşünüyorum.I think Tom is unintelligent.
Tom düşünebileceğinden daha akıllı.Tom is smarter than you might think.
Bu bir akıl hastanesi değil, bu bir psikiyatri hastanesi.It's not a nuthouse, it's a psychiatric hospital.
Neden Tom'u bir akıl hastanesine koydular?Why did they put Tom in a nuthouse?
Tom bana senin akıllı olduğunu söylüyor.Tom tells me you're smart.
Tom'un akıllı bir adam olduğunu sana söyledim.I told you Tom was a smart guy.
O akıllı görünüyordu.He looked wise.
Tom'un bir akıllı saati var.Tom has a smartwatch.
Akıl almaz derecede aptalca bir şey yaptın.You did something incredibly stupid.