Biddle son derece akıllı bir adamdı.Biddle was an extremely intelligent man.
General Erwin Rommel cesur ve akıllıydı.General Erwin Rommel was brave and smart.
Doğru akıl bir yerde kalmayan akıldır.The right mind is the mind that does not remain in one place.
Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place.
O, kit'in çok akıllı bir parçasıdır.It's a very clever piece of kit.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Mutsuz bir akıllı olmaktansa mutlu bir aptal olmak daha iyidir.Better to be a happy fool than an unhappy sage.
Sağlık ve akıl, hayatın iki nimetidir.Health and intellect are the two blessings of life.
Juan'ın kız kardeşi Susan çok akıllı.Susan, Juan's sister, is very intelligent.
O, ona hangi kitapları okuyacağı konusunda akıl verdi.She advised him on what books to read.
O ona nerede yaşadığını sordu fakat o söylemeyecek kadar çok akıllıydı.She asked him where he lived, but he was too smart to tell her.
Ona böyle bir hikaye anlatmayacak kadar akıllı idi.She knew better than to tell him such a story.
O, onunla tartışmayacak kadar akıllıdır.She knows better than to argue with him.
O ondan daha akıllı.She's smarter than him.
Zamanınızı akıllıca harcayın ve her zaman yeterli zamana sahip olursunuz.Spend your time wisely and you'll always have enough of it.
Toplum, mahkumlar tarafından işletilen bir akıl hastanesidir.Society is an insane asylum run by the inmates.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Akıllı insanlar hiçlikten nasıl para kazanılacağını bilirler.Clever people know how to make money out of nothing.
Bu kuralları akılda tutun.Keep these rules in mind.
Çok akıllı gibi görünüyorsun.It looks like you're pretty clever.
O akıllı bir erkek çocuğuna benzemiyor.He doesn't look like an intelligent boy.
Bugün üniforma giymenin akıllıca olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think it's wise to wear your uniform today?
Tom akıllıca bir karar verdi.Tom made a wise decision.
Tom çok akıllı.Tom is very smart.
Tom akıllı.Tom is smart.
Tom çok akıllı bir çocuktur.Tom is a very smart boy.
Tom Fransızcayı adam akıllı konuşmayı bilmez.Tom doesn't know how to speak French properly.
Tom Mary'den borç istemeyecek kadar akıllı olmalı.Tom should know better than to ask Mary for a loan.
Tom Mary'den ödünç para istemeyecek kadar akıllı.Tom knows better than to lend Mary money.
Tom Mary ile döğüşmeyecek kadar akıllı.Tom knows better than to fight with Mary.
Tom Mary ile tartışmayacak kadar akıllıdır.Tom knows better than to argue with Mary.
Tom Mary ile tartışmayacak kadar akıllıydı.Tom knew better than to argue with Mary.
Tom Mary'nin akıllı bir karar verdiğini düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary made a wise decision.
Tom Mary'nin ondan daha akıllıca davranacağını beklemiyordu.Tom didn't expect that Mary would outsmart him.
Tom kesinlikle akıllı görünüyor.Tom certainly looks intelligent.
Tom kesinlikle akıllı.Tom certainly is smart.
O akılda kalıcı bir şarkı.It's a catchy song.
Ben bu şarkıyı çok akılda kalıcı olarak buldum.I've always found this song to be so haunting.
Yaşlı insanlar genellikle çok akıllıdır.Old people are usually very wise.
Anne ve babalar genellikle çok akıllıdırlar.Parents are usually very wise.
Çok akıllısın!You are so smart!
Çok akıllısınız!You are so smart!
O, çok akıllı, bu yüzden herkes onu seviyor.He's very smart, so everybody likes him.
O, teklifi kabul etmenin akıllıca olacağını düşündü.He thought it would be wise to accept the offer.
Karım için bir akıllı telefon aldım.I bought a smartphone for my wife.
Jack başka herhangi birinden daha akıllıdır.Jack is a lot wiser than anybody else.
O, Mary'den daha akıllı fakat onun kadar güzel değil.She's smarter than Mary, but not as beautiful.
O, Mary'den daha akıllı ama Mary kadar güzel değil.She's smarter than Mary, but not as beautiful as Mary.
Tom'un annesi akıllı bir kadındı.Tom's mother was a wise woman.
Akıllı insanlar bile bazen dalgındır.Even smart people are sometimes absent-minded.
Yaşlı insanlar her zaman gençlerden daha akıllı değildir.Old people aren't always wiser than young people.
Hey? Ne kadar da akıllı biri!Hey! What a smart person!
O göründüğünden çok daha akıllıdır.She's a lot smarter than she looks.
O, çok akıllı bir annedir.She's a very wise mother.
Şu çocuk çok akıllıdır.That boy is very smart.
Tom Mary'nin akıl hocası.Tom is Mary's mentor.
O genç ama çok akıllıdır.He's young, but he's very wise.
O akıllıca yatırım yaparak bir servet biriktirmiş.She accumulated a fortune by investing wisely.
Boş vaktimi akıllıca geçirmek istiyorum.I want to spend my free time wisely.
Tom birçok akıllıca kararlar aldı.Tom made a lot of smart decisions.