Tom sınıfımızdaki başka bir öğrenciden daha akıllı.Tom is smarter than any other student in our class.
Tom sınıfımızdaki diğer tüm öğrencilerden daha akıllı.Tom is smarter than any other student in our class.
Tom tatlı, akıllı ve yakışıklıdır.Tom is sweet, smart, and handsome.
O pek akıllıca değildi.That wasn't very clever.
O akıllı ve kardeşi de akıllı.He's clever, and so is his brother.
Tom çok akıllı bir adam.Tom is a very intelligent man.
Tom Mary'den çok daha akıllı, sanırım.Tom is a lot smarter than Mary, I think.
Meryem makyajını yenilemek için akıllı telefonunu ayna olarak kullandı.Mary used her smartphone as a mirror to touch-up her makeup.
Köpekler akıllıdır.Dogs are smart.
Tom tanıdığım en akıllı kişi.Tom is the smartest person I know.
Onu bir akıl hastanesinde koy!Put him in a psychiatric hospital!
Kendini akıllı kabul ediyor musun, Caty?Do you consider yourself wise, Caty?
Onların hepsi kahrolası akıl hastası.They're all fucking mental.
Akıl sağlığımı kaybediyorum sandım.I thought I was losing my sanity.
Akıllı bir düşman aptal bir arkadaştan daha iyidir.A man with an intelligent enemy is better off than someone with a stupid friend.
Tom çok akıllıdır.Tom has a lot of brains.
Aslında o akıllıca bir fikir.Actually that's a smart idea.
Akıllıca bir karar değildi.It wasn't a smart decision.
Bu akıllı bir seçimdi.It was a smart choice.
O çok akıllıydı.That was very clever.
O, akıllı olurdu.That would be wise.
O akıllara durgunluk verendi.It was mind-blowing.
Akıl yaşla gelir.Wisdom comes with age.
Zaten daha akıllı hissediyorum.I feel smarter already.
Ben akıl almaz derecede şanslıydım.I was incredibly lucky.
Tom benim akıl hocamdı.Tom was my mentor.
Tom akıllıca kararlar alır.Tom makes smart decisions.
Tom bir akıllı adam.Tom is a smart man.
O, akıllı bir hareket miydi?Was that a smart move?
O akıllı bir hareketti.It was a smart move.
O belirsiz bir süre için bir akıl hastanesine gönderildi.She was sent to a psychiatric hospital for an indefinite period of time.
Akıl hastalığı herkesi etkileyebilir.Mental illness can affect anyone.
Bilgisayarlar neden bu kadar akıllı? Çünkü onlar anakartlarını dinliyorlar.Why are computers so intelligent? Because they listen to their motherboards.
Bilinmeyen varlıklara yalvarmak akıllıca değil.Begging from unknown entities isn't wise.
Birçok insan daha yaşlıdır ama daha akıllı değil.Many people are older, but not wiser.
Akıllı insanlar çok küçük bir azınlık ise insan için umut nedir?What is the hope for humankind if the smart people are a very small minority?
Tom Mary'nin ne kadar akıllı olduğunu fark etmiyor.Tom doesn't realize how smart Mary is.
Tom'dan daha akıllı olduğunu düşünüyor musun?Do you think you're smarter than Tom?
Tom akıl almaz derecede aptalca bir şey yaptı.Tom did something incredibly stupid.
Sen kesinlikle Tom'dan daha akıllısın.You're definitely smarter than Tom.
O akıllıca bir karar olurdu.That would be a wise decision.
Bu sadece akıllı bir tahmindi.It was just an educated guess.
Tehlikeli bir suçlu, akıl hastanesinden kaçtı.A dangerous criminal has escaped from the insane asylum.
Tom akıllı bir oğlan.Tom is a clever boy.
Dünya üzerinde akıllı yaşam var mıdır?Is there intelligent life on Earth?
Tom çok akıllı bir çocuk.Tom is a very clever boy.
Sen çok akıllı bir kişi gibi görünüyorsun.You seem like a very smart person.
Çok çabuk yaşlanıyor, çok geç akıllanıyoruz.We're too soon old, too late smart.
Tom sınıfımızdaki en akıllı kişi.Tom is the smartest one in our class.
O oldukça akıllı ama çok kendine güvenen.He's pretty wise but too self-confident.
Bu apaçık o, bir yarım akıllı, sadece ona bakıyor.It's obvious he's a half-wit, just looking at him.
Bu, akıllı insanların yaptığıdır.That's what smart people do.
Akıllı hayvanlar insanlara yardım edebilir.Intelligent animals can help people.
Daha iyisini bilecek kadar akıllı olduğunu düşündüm.I thought that you were smart enough to know better.
Akıllı bir lider diğerlerini ne zaman dinleyeceğini bilir.A wise leader knows when to listen to others.
Akıllı bir lider ne zaman okuyacağını bilir.A wise leader knows when to listen.
Kleopatra çok akıllıydı. O en az dokuz dil konuşuyordu.Cleopatra was very smart. She spoke at least nine languages.
Bir zamanlar senin eski öğrencilerin seni akıl hocaları olarak seçtiklerini biliyorsun.You know your old once students less and less choose you as their mentor.
Ben Tom'un gerçekten akıllı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is really smart.
Tom'un çok akıllı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is very smart.