akciğerleri ile cümle

akciğerleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Sigara içmek akciğerlerinize zarar verir.Smoking does damage your lungs.
Kirli hava sağlıklı akciğerlerin düşmanıdır.Smog is the enemy of healthy lungs.
Nefes alırken oksijen akciğerlerimize alınır.Oxygen is taken into our lungs when we breathe.
Ölü adamın akciğerlerinde su bulundu.Water was found in the dead man's lungs.
Marilla'nın, akciğerleri ile ilgili sorunları vardı.Marilla had problems with her lungs.
Yeşil alanlar kentin gerçek akciğerleridir.The green areas are the real lungs of the city.
Konsantre asetik asit solumak akciğerlerinize zarar verebilir.Inhaling concentrated acetic acid can harm your lungs.
Kurbanın akciğerlerinde sabun izleri bulundu. Sanırım onlar onu banyoda boğdular.Traces of soap were found in the victim's lungs. I suppose they drowned her in the bath.
Ameliyat sırasında cerrahlar Selby'nin akciğerlerine ulaşabilmek için kaburgalarına hazar verdi.During an operation, surgeons removed several of Selby's ribs in order to reach his lungs.
Akciğerlerinden biri çöktü ve doktorlar bir akciğerlerin bir kısmını kaldırdı.One of his lungs collapsed, and doctors removed part of the other.
Kalp ve akciğerlerin önden görünüşü.Front view of heart and lungs.
Alveoller, akciğerlerin içinde bulunur.Embryomas can appear in the lungs.
Ölünün akciğerleri bu kavanozda saklanırdı.Its breathing bag was worn on the chest.
Bu, akciğerlerimizdedir.Air is a mixture of oxygen and nitrogen, 20 percent oxygen, 80 percent nitrogen.
Bu adamın akciğerlerini çizeyim. Bunlar akciğerler, bu adamın bir akciğer, bu da diğeri.Let me draw this guy's lungs here.
Akciğerlerin bu alanı doldurmasına yardım eder.So my lungs can fill up that space.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.That's how much surface air you have inside of your lungs.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.They were breathing those words with fractal lungs.
Beyninizde var, akciğerlerinizde var.You've got it in your brain; you've got it in your lungs.
Ama o yaşıyordu, solunum için akciğerlerini kullanan nefes alıp vermeye başladı.He remained, the amphibian with lungs, and he started to breathe.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.He must have found a female amphibian, like that, with lungs too, left behind.
Yani burada bizim akciğerleri vardır.So we have our lungs here.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.It was in her brain, in her lungs, in her liver.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.They were from Texas. And everybody was really happy for me, but me.
Tütün kullanımı en çok kalp, karaciğer ve akciğerleri etkileyen hastalıklara yol açar.Tobacco use leads most commonly to diseases affecting the heart, liver and lungs.
Baker, enfekte olmuş fare akciğerlerini bir santrifüjde döndürdüğünde etkeni buldu.Baker did find the causative agent when he spun the infected mouse lungs in a centrifuge.
Ancak hastalık daha sonra akciğerlerine sıçradı.However, the disease later spread to her lungs.
İki veya dört tane kitap akciğerleri vardır.Es sind zwei bis vier freie Staubblätter vorhanden.
Kalp ve akciğerlerin önden görünüşü.Vista anterior del corazón y pulmón.
Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.Entre los animales que poseen respiración cutánea se encuentran los anélidos.
Sürüngenlerin akciğerlerinin anatomik yapısı memelilerin akciğerlerinden daha az karmaşıktır.La struttura anatomica dei polmoni dei rettili è meno complessa che nei mammiferi.
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Усваивать кислород они могут и прямо через кожу.
Akciğerlerinden biri çöktü ve doktorlar bir akciğerlerin bir kısmını kaldırdı.Одно из лёгких было полностью разрушено, и врачи удалили часть другого.
33 yaşında testis kanserinin akciğerlerine yayılması sonucunda vefat etmiştir.В возрасте 33 лет Кязым умер от рака лёгких.
Kalp ve akciğerlerin önden görünüşü.صورة أمامية للقلب والرئتين.
Kırmızı (kanamalı) enfarktüs genelde akciğerleri etkiler.احتشاء أحمر، وتؤثر عموماً على الرئتين.
Babun başlı tanrı Hapi akciğerleri korurdu.فصب عليهم ربك سوط عذاب .
Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.الزواحف حيوانات ذاوت جلد حرشفي جاف تتنفس بوساطة الرئتين.
Kalp ve akciğerlerin önden görünüşü.Vista frontal do coração e pulmões
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Apesar de as rãs terem pulmões, absorvem oxigénio através da pele.
Nedeni, sıvının akciğerleri sıkıştırarak hareketlerine engel olmasıdır.Esta ação ajuda a limpar o ar antes dele atingir os pulmões.
Kalp ve akciğerlerin önden görünüşü.Przednia ściana serca i płuc.
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.Większe ryzyko zaobserwowano także u osób palących tytoń czarny niż u palących tytoń jasny.
Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.W obrazie sekcyjnym płuca padłych zwierząt są wypełnione rozsianymi guzami.
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Troligen kan de ta upp syre genom huden.
Memelilerin akciğerlerinde bulunan çok kapsamlı dallı havayolu yapısı sürüngenlerde bulunmaz.Sverige har inte de extremt instabila luftblandningar som bygger upp dem.
Alveoller, akciğerlerin içinde bulunur.Borcanul lui Hapi conține plămânii.
İki veya dört tane kitap akciğerleri vardır.Egy vagy két tüdővel rendelkeznek.
Akciğerleri yüzünden nefes almak için yüzeye çıkmaları gerekmektedir.肺呼吸をするために海面に浮上する。
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.また、禁煙した人は、タバコを全く吸わない人より有病率は高い。
İki veya dört tane kitap akciğerleri vardır.いずれも2対の書肺をもつ。
Akciğerlerini hava ile doldururken, geceleri çok uzaktan duyulan horultulu sesler çıkarırlar.이 때문에 음파는 지면을 끼고 모아지므로 밤에는 먼 곳까지 소리가 들리게 된다.
İki veya dört tane kitap akciğerleri vardır.Имат два или четири бъбрека.
Akciğerleri yüzünden nefes almak için yüzeye çıkmaları gerekmektedir.Ostávajú však v blízkosti vody kvôli potrebe zvlhčovania dýchacieho orgánu.
Kalp ve akciğerlerin önden görünüşü.Pogled od spredaj srca in pljuč.
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.Rūkančiųjų mirtingumas nuo plaučių ligų yra didesnis nei nerūkančiųjų.
Akciğerlerin bu alanı doldurmasına yardım eder.Così i miei polmoni possono riempire questo spazio.
Akciğerlerin bu alanı doldurmasına yardım eder.빈 공간이 생기면 그 자리를 폐가 채웁니다.
Akciğerlerin bu alanı doldurmasına yardım eder.Pentru ca plămânii mei să poată umple acel spaţiu.
Akciğerlerin bu alanı doldurmasına yardım eder.Płuca mogą zwiększyć swoją pojemność.

İlgili Sayfalar