akciğer ile cümle

akciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1962'de ilk çocuklar için kalp ve akciğer bypass makinesini geliştirdiler.In 1962 they developed the first heart and lung bypass machine for children.
Uzak metastazların en sık görüldüğü yer akciğerdir.The most common site of distant metastases is the lung.
Ağustos 2012'de Bornstein'a akciğer kanseri teşhisi kondu.In August 2012, Bornstein was diagnosed with lung cancer.
Bu sonunda onun ölümüne sebep olan akciğer hastalığına yol açtı. [2]This eventually lead to the pulmonary complaint of which she died.[4]
Otopsi raporuna göre Schiller’in sol akciğer kanadı tamamen tahrip olmuştu.Wie die Obduktion ergab, war Schillers linker Lungenflügel völlig zerstört.
Bu şekilde bir nefes almada 500 -700 cc hava akciğerlere dolar.Dabei atmet er pro Atemzug ein Atemzugvolumen von 500 bis 700 ml ein.
2017 yılında akciğer rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.Im Januar 2017 wurde er wegen einer Lungenentzündung ins Krankenhaus eingeliefert.
Aile öyküsünde akciğer kanseri bulunan kadınlarda risk 5-7 kat artmaktadır.Gegenüber der Normalbevölkerung ist die Krebserkrankungswahrscheinlichkeit um den Faktor drei bis fünf höher.
Akciğer embolisi, sık rastlanan ağır bir hastalık türüdür.Die Fettleber ist eine häufige Erkrankung.
Akciğer kanseri.Der Magenkrebs.
İki veya dört tane kitap akciğerleri vardır.Es sind zwei bis vier freie Staubblätter vorhanden.
1987 - Baltimore Maryland'de, ilk kalp-akciğer nakli gerçekleştirildi.1987 folgte die erste Lebertransplantation.
2 buçuk yıldır tedavi gördüğü Balıklı Rum Hastanesinde akciğer enfeksiyonu nedeniyle hayatını kaybetti.Nach zweieinhalb Jahren Behandlung erlag er einem Nierenkrebsleiden.
Embolize olmuş yağ venöz sistemde dolaşıp akciğere gidince akciğer kılcallarını tıkar.Bei der Operation werden, wenn möglich, die Eingeweide in den Bauch gelegt und der Bauch verschlossen.
Sigara içmek akciğer kanserini tetikler.Fumer provoque le cancer du poumon.
Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.Sa capacité pulmonaire est de 5 000 litres.
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.L'une des balles a ricoché dans le poumon droit.
Asbest, akciğer kanseri de dahil olmak üzere çeşitli akciğer hastalıklarına neden olabilir.L'amiante peut provoquer une variété de maladies de la plèvre et du poumon, y compris le cancer.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Ce type de cancer est fortement associé au tabagisme.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Des mutations dans le proto-oncogène K-ras sont responsables de 10 à 30 % des adénocarcinomes du poumon,.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.L'exposition au radon est la deuxième cause de cancer du poumon, après le tabac.
Bunlar gerçek akciğer değildir.Ce n'est pas de la force de musculation.
İngiltere'de, asbest akciğer kanserinde ölen erkeklerin %2-3'ünün sorumlusudur.En Grande-Bretagne, l'amiante serait à l'origine de 2 à 3 % des décès d'hommes par cancer du poumon.
Zamboni, karısının ölümünden yaklaşık iki ay kadar sonra akciğer kanserinden dolayı 1988 yılında öldü.Il meurt d’un cancer du poumon en 1988, deux ans après la mort de sa femme.
1810'larda akciğer kanseri ile ilgili değişik görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır.Divers aspects du cancer du poumon ont été décrits avec plus de précisions en 1810.
Akciğer kanseri.Cancer du sein.
Akciğerler sağ ve sol olmak üzere iki parçadır.Le cerveau est divisé en deux hémisphères, droit et gauche.
Wayne'e 1964 yılında akciğer kanseri tanısı kondu.En 1964, on diagnostique chez Wayne un cancer du poumon.
İkinci kalp için akciğerin bir bölümünü çıkarmıştır.Diana fait un second arrêt cardiaque.
Küçük hücreli akciğer kanserinde, sisplatin ve etoposide en sık kullanılan kombinasyondur.Pour le carcinome à petites cellules, le cisplatine et l'étoposide sont le plus fréquemment utilisés.
Sol akciğerin bir parçası yerine kalp bulunmaktadır.Il est atteint d'une fracture de l'os temporal gauche.
Emekli maden çalışanlarından %75'i akciğer kanserinden ölmüştür.On estime à 75 % le nombre d'ex-mineurs morts du cancer du poumon.
Boa ve piton yılanlarında sol akciğerler küçüktür.On trouve un poumon gauche fonctionnel chez les espèces primitives de boa et de python.
Amazon yağmur ormanları dünyanın akciğeridir.La selva amazónica es el pulmón del mundo.
Sol akciğerin bir parçası yerine kalp bulunmaktadır.Un segmento del pulmón izquierdo.
Otopsi raporuna göre Schiller’in sol akciğer kanadı tamamen tahrip olmuştu.La autopsia reveló que el pulmón izquierdo estaba completamente destrozado.
Kalp ve akciğerlerin önden görünüşü.Vista anterior del corazón y pulmón.
Schiller 9 Mayıs’ta tüberküloz teşhisiyle akciğer iltihaplanması yüzünden Weimar’da hayatını kaybetti.Friedrich Schiller murió el 9 de mayo en Weimar de una pulmonía probablemente causada por su tuberculosis.
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.Carcinoma de pulmón en no fumadores.
Akciğer röntgeni veya bilgisayarlı tomografide gözlenebilmektedir.Los abscesos pulmonares se observan con radiografía o con una tomografía.
Kurşunların ikisi omzuna, biri akciğerine isabet etti.Uno de los tiros le atravesó el corazón y los dos pulmones.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Cuando el sistema inmune responde a la infección viral provoca más daño pulmonar.
Uzun süredir savaştığı akciğer zarı kanserine yenilerek, 8 Şubat 2007'de ölmüştür.Aquejado desde algunos años de cáncer de páncreas, murió el 5 de enero de 1998.
Ölümün nedeni akciğer kanseri olarak açıklandı.La causa de su muerte se determinó como cáncer de pulmón.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Además, en la mayoría de las serpientes, el pulmón izquierdo está muy reducido o ausente.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Recordemos que el cáncer es una división incontrolada de células mutadas.
Evre 1A: Kanser sadece bir akciğerdedir.Estado 1, el cáncer está sólo presente en el testículo.
Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.Entre los animales que poseen respiración cutánea se encuentran los anélidos.
İngiltere'de, asbest akciğer kanserinde ölen erkeklerin %2-3'ünün sorumlusudur.In Gran Bretagna è stato stimato che il 2-3% dei casi di cancro mortale è causato dall'amianto.
Kızamık ve herpes simpleks (uçuk) gibi bazı virüsler akciğerlere kan yoluyla ulaşabilir.Alcuni virus, come il morbillo e l'herpes simplex possono raggiungere i polmoni attraverso il sangue.
Emekli maden çalışanlarından %75'i akciğer kanserinden ölmüştür.È stato stimato che circa il 75% di questi minatori morirono per carcinoma del polmone.
Sürüngenlerin akciğerlerinin anatomik yapısı memelilerin akciğerlerinden daha az karmaşıktır.La struttura anatomica dei polmoni dei rettili è meno complessa che nei mammiferi.
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.I virus possono raggiungere i polmoni da una serie di percorsi diversi.
Mart 2005'te de kısmi olarak işgörmez olan akciğeri için ameliyata girdi.Nel marzo del 2005 fu operato per un parziale collasso polmonare.
Ekstrapulmoner TB, akciğer TB ile birlikte görülebilir.La TBC extrapolmonare può coesistere con la TBC polmonare.
Nadiren, akciğerdeki bakteriler akciğer absesi denen enfeksiyonlu sıvı kesesi oluşturur.Inoltre raramente i batteri nei polmoni possono formare una raccolta di liquido infetto, l'ascesso polmonare.
Zamboni, karısının ölümünden yaklaşık iki ay kadar sonra akciğer kanserinden dolayı 1988 yılında öldü.Morì di cancro ai polmoni nel 1988, due mesi dopo la morte della moglie.
Akciğere oranla küçük kalan kalbe dikkat ediniz.Si notino le ridotte dimensioni del cuore in confronto a quelle dei polmoni.
Akciğer alveollerini daraltır.Lei gli toglie l'ossigeno.
Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.La capacità polmonare totale è di 5.8 litri.
İlgili Sayfalar