akciğer ile cümle
akciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Rahatlamış haldeyken, bir kemer şekini alır, ve akciğerler hafiften sıkışır.Quando esta parte está relaxada, ela fica com uma forma de arco, então, os pulmões ficam meio que espremidos.
Rahatlamış haldeyken, bir kemer şekini alır, ve akciğerler hafiften sıkışır.И когато е отпусната, има форма на арка И белите дробове са свити.
Rahatlamış haldeyken, bir kemer şekini alır, ve akciğerler hafiften sıkışır.מתכווצת, היא מתקצרת , ועוד יותר חשוב, היא מגדילה את נפח בית החזה.
Rahatlamış haldeyken, bir kemer şekini alır, ve akciğerler hafiften sıkışır.عندمل يكون في حالة ارتخاء فهو منحني بهذا الشكل وتكون الرئتان منكمشتان بهذا الشكل
Raporlara göre iç kanama, akciğer, karaciğer, böbrek ve beyin kanamasından öldü.לפי דיווחים, בהשתי מת מדימום פנימי, כשדימם בריאות, כבד, כליות, ומוח.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Aby sme tomu dali zmysel - môžem sa pozrieť na svoje pľúca - vlastne nemôžem, ale nevyzerajú byť príliš veľké.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Jenom pro představu, zvnějšku se plíce nezdají zrovna velké.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Je vais dessiner ça plus grand.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Kiedy patrzę na moje płuca -- chociaż dosłownie nie mogę tego zrobić -- nie wydają się bardzo duże.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.그럼 이해를 돕기 위해 - 저는 제 폐를 직접 볼 수는 없지만 그리 크지는 않다는 걸 압니다.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Y sólo para obtener un sentido de--puedo mirar mis pulmones--no puedo Mira, pero no parecen demasiado grandes.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Зараз подивимося на легені. Вони досить великі.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.И само за да разберете - да разгледаме моите бели дробове - не мога Да ги видя, но те не са много големи.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.אפילו אם לא רואים אותן, הן לא מאוד גדולות. אז איך יש לנו בהן מספיק חמצן -- והתשובה היא שבגלל
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.ولكي أشعر..... بإمكاني النظر لرئتي..... لاأستطيع ذلك انظر إليها ...... ولكنها ليستا كبيرتين جدا
Şimdi şuna bir bakın. Bu gerçek bir akciğer.저것을 보세요. 진짜 폐입니다.
Şimdi şuna bir bakın. Bu gerçek bir akciğer.Observen esto: es un pulmón real.
Şimdi şuna bir bakın. Bu gerçek bir akciğer.Priviți — acesta e un plămân adevărat.
Şimdi şuna bir bakın. Bu gerçek bir akciğer.עכשיו תביטו בזה. זו ריאה אמיתית.
Şimdi şuna bir bakın. Bu gerçek bir akciğer.الآن لنُلق نظرة على هذا. هذه رئة حقيقيّة.
Şimdi şuna bir bakın. Bu gerçek bir akciğer.肺はとても奇妙な器官です
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Apoi pompez acest sânge dezoxigenat de la inimă la plămâni.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Então estou bombeando este sangue desoxigenado para fora do coração e para o pulmões.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Entonces estoy bombeo de esta sangre desoxigenada lejos de el corazón a los pulmones.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.산소가 없는 피를 심장에서 폐로 펌프질을 하면
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Lalu aku memompa darah ini de-oksigen jauh dari jantung ke paru-paru.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Później odtlenowana krew jest pompowana z serca do płuc.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Pumpujeme tuto neokysličenou krev ze srdce do plic.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Затем эта обедненная кислородом кровь поступает из сердца в легкие.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Потім ця деоксигенована кров потрапляє від серця в легені.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.След което бедната на кислород кръв се изпомпва от сърцето към белите дробове.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.זהו הוריד החלול התחתון וזה הוריד החלול העליון.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.ثم أنا أشعر بضخ هذا الدم ديوكسيجيناتيد بعيداً عن من القلب إلى الرئتين.
Tam akciğerin altında, torasik diyafram bulunur.Justo por debajo de los pulmones--y esto es
Tam akciğerin altında, torasik diyafram bulunur.Proprio sotto i polmoni... e questo è chiamato diaframma toracico.
Tam akciğerin altında, torasik diyafram bulunur.Tepat di bawah paru-paru - dan ini disebut diafragma thoraks.
Tam akciğerin altında, torasik diyafram bulunur.폐 바로 밑에 횡격막thoracic diaphragm이라 불리는 근육이 있습니다.
Tam akciğerin altında, torasik diyafram bulunur.Tuż poniżej płuc -- ten mięsień to przepona.
Tam akciğerin altında, torasik diyafram bulunur.Намира се точно под белите дробове и се Нарича диафрагма.
Tam akciğerin altında, torasik diyafram bulunur.הריאות אז נסחטות פנימה.
Tam akciğerin altında, torasik diyafram bulunur.أسفل الرئتين مباشرة ..
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Benar-benar tidak disengaja, benda itu ada di paru-paru saya.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Ganz zufällig ist da dieses Ding in meiner Lunge.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.완전한 우연으로, 제 폐에 있는 그것을 찾았습니다.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Par une pure coincidence, il y a ce truc dans mon poumon.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Per dirvela tutta, avevo quelle formazioni nei polmoni.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Por una total coincidencia, ahí está esa cosa en el pulmón.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Som av ett sammanträffande, där är den där saken i min lunga.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Total din coincidenţă, e chestia aia din plămânul meu.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Totalmente por coincidência, há aquela coisa no meu pulmão.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Úplnou náhodou je tam to, co jsem měl v plíci.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Volledig bij toeval zit er dat ding in mijn longen.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Zupełnie przez przypadek, to coś jest w moim płucu.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Εντελώς κατά σύμπτωση, υπάρχει αυτό το πράγμα στον πνεύμονα μου. ,
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.По чиста случайност, същото това нещо беше в белия ми дроб.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.Просто совпадение, вот - эта штука в моем легком.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.בגלל צירוף מקרים, יש את הדבר הזה בריאה שלי.
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.بالصدفة تماماً ، كان ذلك الشيء برئتي .
Tamamen tesadüfen, bu şey akciğerimde yer almakta.左大腿骨にもありました。
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.A donor texasi volt. Mindenki nagyon örült nekem, csak én nem.
İlgili Sayfalar