akciğer ile cümle

akciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Obtienes los pulmones humanos, obtienes acacias, obtienes helechos, obtienes estas hermosas formas naturales.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Obţii plămînii umani, obţii arborii acacia, obţii ferigi, obţii aceste minunate forme naturale.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.On obtient les poumons humains, les acacias, les fougères, on obtient ces magnifiques formes naturelles.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Προκύπτουν οι ανθρώπινοι πνεύμονες, δέντρα ακακίας, φτέρες, προκύπτουν αυτές οι πανέμορφες φυσικές μορφές.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Так можно получить человеческие лёгкие, акации, папоротники, все эти красивые природные формы.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..인간의 폐조직, 아카시아 나무, 고사리등과 같은
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..Man får menneskets lunger, man får akacietræer, man får bregner, -
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..ניתן לקבל ריאות אנושיות, עצי שיטה ושרכים.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..يمكنك الحصول على رئتي انسان, أو شجرة أكاسيا, أو نبات السرخس,
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..美しい自然の形を描けるのです
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.여기 46세의 여성은 폐암이 재발했습니다.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Aşa că aceasta este o femeie de 46 ani, care are cancer recurent la plămâni.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Dies ist eine Frau, 46 Jahre alt, bei der Lungenkrebs wieder auftrat.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Dit is een vrouw, 46 jaar oud, die recurrente longkanker had.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Entonces esta es una mujer, de 46 años de edad, que padecía cáncer de pulmón recurrente.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Esta é uma mulher, de 46 anos, que teve uma recidiva do cancro do pulmão.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Ez egy 46 éves nő, akinek tüdőrákja kiújult és áttéteket adott.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Oto 46-letnia kobieta, która miała przerzuty raka płuc.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Voici une femme de 46 ans avec une récidive de cancer du poumon.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Това е 46-годишна жена, която имаше повтарящ се рак на белите дробове.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.Это женщина, ей 46 лет, у которой был рецидивирующий рак легких.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.זוהי אישה, בת 46, לה היה התפרצות חוזרת של סרטן ריאות.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.هذه سيدة تبلغ من العمر 46 كانت تعاني من سرطان رئة معاود
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.肺がんを再発しました 脳 肺 肝臓に再発が見られました
Kalbime anjio yapıldı, akciğer atardamarımın basıncını ölçtüler.Fiz uma cateterização cardíaca, onde eles mediam a pressão pulmonar interna, que devia estar entre 15 e 20.
Kalbime anjio yapıldı, akciğer atardamarımın basıncını ölçtüler.폐동맥 내부 압력을 측정하는 심장 카테터법을 실시했습니다. (주 : 심장카테터법 - 심장 내에 얇은 관을 넣어 심장의 기능이나 혈행상태를 알아보는 검사법)
Kalbime anjio yapıldı, akciğer atardamarımın basıncını ölçtüler.Szív katéterezésem volt, ahol a belső artériás pulmonális nyomást mérik, aminek 15 és 20 között kéne lennie.
Kalbime anjio yapıldı, akciğer atardamarımın basıncını ölçtüler.Tôi phải đặt ống thông tim, để đo áp suất động mạch phổi trong, ở người bình thường chỉ vào khoảng 15 - 20.
Kalbime anjio yapıldı, akciğer atardamarımın basıncını ölçtüler.Μου έκαναν καθετηριασμό στην καρδιά ώστε να μετρήσουν την εσωτερική αρτηριακή πνευμονική πίεση
Kalbime anjio yapıldı, akciğer atardamarımın basıncını ölçtüler.עברתי צינתור בלב שבו מודדים את הלחץ הריאתי עורקי,
Kalbime anjio yapıldı, akciğer atardamarımın basıncını ölçtüler.لقد خضعت لقسطرة قلبية حيث يتم فيها قياس ضغط الدم في الاوردة الرئوية
Kalbime anjio yapıldı, akciğer atardamarımın basıncını ölçtüler.肺動脈の内圧を測定してもらうと 標準では15~20であるべきところ
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Así que va desde el corazón a los pulmones, los alvéolos, Estas son las arterias pulmonares.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Assim, saindo do coração para os pulmões e para os alvéolos, temos as artérias pulmonares.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Et elles ont aussi du cartilage, donc elles sont assez rigides, mais les bronches continuent à se diviser.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Jadi pergi dari jantung ke paru-paru, ke alveoli, ini adalah arteri paru.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.이 심장에서 나와 폐 혹은 폐포로 오는 것이 폐동맥이고요, 이 심장에서 나와 폐 혹은 폐포로 오는 것이 폐동맥이고요,
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Krew z serca do płuc płynie tętnicami płucnymi.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Od srdce do plic, do plicních sklípků, vedou plicní tepny.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Prin urmare, ele pleacă de la inimă spre plămâni spre alveole, acestea sunt arterele pulmonare.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Quindi allontanantesi dal cuore verso i polmoni, verso gli alveoli: queste sono le arterie polmonari.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Takže konkrétne tie, čo vychádzajú zo srdca ku pľúcam, sú pulmonárne arérie.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.И така идващите от сърцето към белите дробове и алвеолите съдове Се наричат пулмонарни артерии.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.Тобто від серця до легень, до альвеол рухаються легеневі артерії.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.אלה ההולכים מהלב אל הריאות ואל הנאדיות נקראים עורקי הריאות. ואלה ההולכים חזרה אל הלב - הם ורידי הריאות.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.حيث تذهب بعيدا عن القلب إلى الرئتين ثم إلى الحويصلات الهوائية هذه هي الشرايين الرئوية
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.A fost în creierul ei, în plămânii ei, în ficatul ei.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Atingia o cérebro, os pulmões e o fígado.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Az agyában, a tüdejében és a májában is megjelent a rák.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Był w jej mózgu, płucach, wątrobie.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Er war in ihrem Hirn, in ihren Lungen, in ihrer Leber.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Estaba en su cerebro, en sus pulmones, en su hígado.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Hij zat in haar hersenen, in haar longen, in haar lever.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Il avait atteint son cerveau, ses poumons, son foie.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.암은 그녀의 머리, 폐 그리고 간에 있었습니다.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Рак был в ее мозгу, в ее легких, в ее печени.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Той беше в мозъка й, в дробовете й, в черния й дроб.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.זה היה במוח שלה, בריאותיה, בכבד שלה.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.كان السرطان موجود في دماغها و رئتيها و كبدها
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.カルボプラチンタキソール カルボプラチンタキソテール
İlgili Sayfalar