akciğer ile cümle
akciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Lebo, v skutočnosti, povrch pľúc, je niečo veľmi zle definované.
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Mert, tulajdonképpen, a tüdő felülete nagyon rosszul van meghatározva.
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Miksi? Koska itse asiassa keuhkojen ala on hyvin huonosti määritelty.
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Omdat de oppervlakte van de long heel slecht gedefinieerd is.
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Pentru că, de fapt, suprafața plămânului e ceva foarte prost definit.
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Perché, in effetti, l'area del polmone è qualcosa di veramente mal-definito.
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Porque, por cierto, el área de un pulmón no ha sido definida con certeza.
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Protože plocha plic je něco velmi neurčitého.
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Потому, что площадь лёгкого - весьма нечётко определённое понятие.
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."A spus, "Umărul tău o să fie bine, dar Dave, este ceva la plămânul tău."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."그가 말하기를, "당신의 어깨는 괜찮지만, Dave, 당신의 폐에 무엇인가 있습니다."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Dia berkata, "Bahumu tidak apa-apa tapi Dave, ada sesuatu dalam paru-parumu."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Disse, "La tua spalla tornerà presto a posto, ma Dave, hai qualcosa al polmone."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Ele disse, "O seu ombro vai ficar bom, mas Dave, há qualquer coisa no seu pulmão."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Han sa, "Din axel kommer att bli bra, men Dave, det finns något i din lunga."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Hij zei: "Je schouder is OK, maar Dave, er is iets met je longen."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var.""Ihrer Schulter wird es wieder gut gehen, aber Dave, da ist etwas in Ihrer Lunge."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Il a dit, "Votre épaule, ça va aller, mais vous avez quelque chose au poumon."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Siguió: "Estás bien de la espalda, pero hay algo en el pulmón".
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var.""Z Twoim ramieniem będzie wszystko dobrze, ale Dave, coś jest w Twoim płucu".
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."С твоим плечом все будет в порядке, но Дейв, в твоем легком что-то есть."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Той каза: "Рамото ти ще се оправи, но Дейв, има нещо в белия ти дроб."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."הוא אמר," הכתפיים שלך יהיו בסדר, אבל דייב, יש משהו בריאות שלך."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."ثم قال " كتفك سيكون بخير ، لكن داف ، هناك شيئاً فى رئتك ".
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."肺に何かがあるんだ」と告げてきました。 この赤い楕円形の中に見える影は、
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.De-darah beroksigen pergi ke paru-paru menjadi oksigen.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.산소가 없는 피는 폐로 가서
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.Krew odtlenowana trafia do płuc i tam zostaje utlenowana.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.La sangre desoxigenada entra a los pulmones para convertirse en oxigenados.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.Neokysličená krev teče do plic, aby se okysličila.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.O sangue desoxigenado vai para os pulmões para se tornar oxigenado.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.Sângele dezoxigenat merge la plămâni pentru a deveni oxigenat.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.Бедната на кислород кръв преминава през белите дробове и се обогатява на кислород.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.Деоксигенована кров потрапляє в легені, щоб збагатитися там киснем.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.Деоксигизированная кровь поступает в легкие, чтобы насытиться там кислородом.
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.ואז הוא מופיע בחדר הימני, נכון? אלה הם המסתמים בלב שלנו. הדם זורם באופן פסיבי, ברגע שהחדר הימני שואב
De-oksijenli kan olmak için akciğerlere gider oksijenli.ديوكسيجيناتيد الدم يذهب إلى الرئتين تصبح اﻷوكسيجين.
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.다른 놈은 여전히 제게 달려들어 있었고 제 한쪽 폐쪽을 공격했죠. 그 놈을 때린 덕에 겨우 1분쯤 벌었을겁니다.
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.Drugi koleś wciąż nade mną pracował, przebijając moje drugie płuco. Uderzając tego gościa, zyskałem minutę.
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.El otro estaba todavía atacándome, colapsando mi otro pulmón, hasta que logré golpearlo y tener un respiro.
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.Другий був досі при справі, і поранив мені легені, але мені вдалось вдарити нападника, щоб виграти час.
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.Другой был всё ещё при деле, обрабатывая мои лёгкие, но мне удалось его ударить и отдышаться.
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.השני המשיך לעבוד עלי, גרם לקריסת הריאה השניה שלי, ובזכות העובדה שהצלחתי להשכיב את ההוא, זכיתי להפוגה של רגע.
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.الرجل الآخر كان لا يزال يعمل علي، انهيار رئتي الأخرى وتمكنت، بضرب هذا الرجل، من الحصول على دقيقة واحدة.
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.もう一方の肺を刺そうとしていました 私はその男を殴り なんとか時間稼ぎをしました 道を走って逃げ 倒れ込みました
Diğeri hala üzerimdeydi, diğer akciğerime doğru çalışıyordu, sonra ona vurarak bir dakika kazandım.但係第二個人仍然打我 打傷我另一邊肺部 我還擊嗰個人,爭取一分鐘時間
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Cela n'a rien à voir avec les dents, la langue ou les poumons
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Dat heeft niets te maken met zijn tanden of tong of longen of zoiets.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Det har intet at gøre med dens tænder, tunge, lunge eller noget andet.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Es hat nichts mit seiner Zunge, seinen Zähnen, seiner Lunge oder so etwas zu tun.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Inget har att göra med hans tänder eller hans tunga eller hans lungor eller liknande.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.치아, 혀, 폐 같은 것과 관계 없습니다.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Nada que tenha a ver com os dentes ou a língua ou os pulmões ou isso.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Nici o legătură cu dinții, limba, plămânii sau ceva similar.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Nie ma to nic wspólnego z jego uzębieniem, płucami, itp.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Nincs köze a fogaihoz vagy a nyelvéhez vagy a tüdejéhez vagy bármi hasonlóhoz.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Non ha niente a che vedere con i suoi denti, la lingua, i polmoni, ecc.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.No tiene nada que ver con sus dientes o su lengua o sus pulmones o nada parecido.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Proč? Nemá to nic společného s jejími zuby, plícemi nebo něčím podobným.
Dişler, dil veya akciğerle ilgisi yok.Δεν έχει να κάνει με τα δόντια ή με τη γλώσσα ή με τα πνευμόνια ή οτιδήποτε παρόμοιο.
İlgili Sayfalar