akciğer ile cümle
akciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Akciğerler ya da deriden emilebilir ya da yiyecekler üzerinden alınabilir.They can be absorbed through the lungs or skin or by eating them on food.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Lung cancer is a disease characterized by uncontrolled cell growth in the lung tissue.
Alveoller, akciğerlerin içinde bulunur.Embryomas can appear in the lungs.
Akciğere oranla küçük kalan kalbe dikkat ediniz.Take small controlled breaths.
Akciğerlerde çok fazla miktarda kanamaya sebep olursa ağır pulmoner hemoraji sendromu adı verilir.If it also causes bleeding into the lungs then it is known as severe pulmonary hemorrhage syndrome.
KOAH, diğer bütün akciğer hastalıklarından daha büyük bir cor pulmonale tetikleyicisidir.COPD is more common than any other lung disease as a cause of cor pulmonale.
2002 yılında kendisine Akciğer kanseri teşhisi konuldu.In 2002 he was diagnosed with lung cancer.
Kurşunların ikisi omzuna, biri akciğerine isabet etti.One suffered two gunshot wounds to the stomach.
Akciğer kanseri birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır.Gastric cancer occurs as a result of many factors.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutations in the K-ras proto-oncogene cause roughly 10–30% of lung adenocarcinomas.
Ciddi bir akciğer yaralanması geçirdi.He sustained a severe brain injury.
24 Mayıs 2005'te de ilk eşi Vivian Liberto da akciğer kanserinden öldü.His second wife Rosanna died on 21 March 2015 from breast cancer.
Sol akciğerin bir parçası yerine kalp bulunmaktadır.There is a single nerve fibre on the left side of the body.
Ölünün akciğerleri bu kavanozda saklanırdı.Its breathing bag was worn on the chest.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Laryngeal cancer is strongly associated with tobacco smoking.
Şubat 2011'de akciğer kanseri olduğunu öğrendiğinde, müzikten kopmayı hiç düşünmedi.Breaks up with April after finding out she hadn't told him about cancer.
18 Nisan 2004'te akciğer kanserinden hayatını yitirdi.On 18 April 2004 he died from lung cancer.
Asbest, akciğer kanseri de dahil olmak üzere çeşitli akciğer hastalıklarına neden olabilir.Asbestos can cause a variety of lung diseases such as lung cancer.
Akciğerine geçti.It invaded into his lungs.
Bu, akciğerlerimizdedir.Air is a mixture of oxygen and nitrogen, 20 percent oxygen, 80 percent nitrogen.
Fakat birkaç ay önce, ...Judy'ye 3.dereceden... ...akciğer kanseri teşhisi konulmuş.But just a few months ago, Judy was diagnosed with stage-three lung cancer.
Evet. Akciğer kanseri.Lung cancer.
Anestezinin bir gerçeği. Akciğerler felç olabilir.It's just a reality of anesthesia, the lungs can be paralyzed.
Bu adamın akciğerlerini çizeyim. Bunlar akciğerler, bu adamın bir akciğer, bu da diğeri.Let me draw this guy's lungs here.
Kalpten akciğerlere, sonra alveollere giden bu damarlara pulmoner atar damar denir.So going away from the heart to the lungs, to the alveoli, these are the pulmonary arteries.
Pulmo kelimesi Latincede akciğer anlamına gelmektedir.Now you're saying, Sal, what does pulmonary mean? Well, pulmo comes from the Latin for the lungs.
Akciğerlerin bu alanı doldurmasına yardım eder.So my lungs can fill up that space.
Böylece akciğerlerde daha fazla boşluk olur.We have more space around our lungs.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.That's how much surface air you have inside of your lungs.
Bu şekilde sıkışıyorlar neredeyse çok küçük akciğerler haline geliyorlar.That's how it gets jammed into what look like relatively small lungs.
Her akciğerde 300 milyon tane alveol var.In each lung, we have 300 million alveoli.
Ve bu kanı akciğerlere pompalar, kan orada oksijen açısından zenginleşir.And it pumps that blood to the lungs where the blood gets oxygenated.
Ve sonra akciğerlerden geri gelir, kırmızı olarak gösterilen, çünkü içinde oksijen var.And then it comes back from the lungs, depicted as red blood, now that it has oxygen in it.
Bu da bize çoğu önemli hastalığın yerleştiği... akciğerlere hemen hemen bir erişim sağlıyor.So it gives us virtual access to the lungs, which is where many important diseases reside.
Bu gerçek bir akciğer.That's a real lung.
Aslında akciğerler çok garip şeylerdir.Now a lung is something very strange.
Bir akciğerin kapladığı hacim de çok ufaktır. Peki ya akciğerin yüzeyi?The volume of a lung is very small, but what about the area of the lung?
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Some say that a normal male's lung has an area of the inside of a basketball [court].
Çünkü, aslında akciğerin yüzölçümü çok eğreti tanımlanmış bir şey.Because, in fact, the area of the lung is something very ill-defined.
Yada çocuk felci -- kaçınız demir akciğeri anımsıyor?Or polio? How many of you remember the iron lung?
Doğarken sol akciğerim iflas etmiş.My left lung had collapsed when I was born.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.You get the human lungs, you get acacia trees, you get ferns, you get these beautiful natural forms.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.They were breathing those words with fractal lungs.
Belki tek tük akciğer hastalığı; ama bilirsiniz, çok da mühim değil.Maybe a few lung diseases here and there, but, you know, that's not such a big deal.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Lungs enabled them to breathe on land.
Bu hasta muhtemelen %100... ... kaburgasının kırılıp akciğerine saplanması sonucu öldü.This patient probably is 100% dead from a broken rib piercing their lung.
Burada çipin üzerindeki akciğer resmini görüyorsunuz.Here you see a picture of a lung on a chip.
Biliyorsunuz ki bu bir çift akciğer ve bronş ağacı.You know, this is pair of lungs and the bronchial tree.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.But these are essentially externalized stomachs and lungs.
Akciğer atar damarından başlamak için iyi bir zaman.That's a good time, where we start from the pulmonary artery.
Yani akciğer toplar damarının atar damara dönüştüğü nokta çok belirgin değil.So pulmonary veins, which is-- it's arbitrary where the artery turns into a vein.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.It's a pulmonary vein and it is oxygenated.
Kornik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH),Chronic obstructive pulmonary disease.
Beyninizde var, akciğerlerinizde var.You've got it in your brain; you've got it in your lungs.
Ama turbo akciğerlere sahip olsak...But if we had a turbo lung, you know that means?
Bu amfibiler arasından bir tanesi akciğere sahip olarak doğdu.Among them, there was one that was born with lungs.
Akciğeri olan bir amfibi, ne kadar da kullanışlı!An amphibian with lungs, that's not practical!
Ama o yaşıyordu, solunum için akciğerlerini kullanan nefes alıp vermeye başladı.He remained, the amphibian with lungs, and he started to breathe.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.He must have found a female amphibian, like that, with lungs too, left behind.
Yani burada bizim akciğerleri vardır.So we have our lungs here.
İlgili Sayfalar