ak ile cümle
ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un aksanıyla dalga geçtim.I made fun of Tom's accent.
Akşam yemeği için Tom'la buluştum.I met Tom for dinner.
Aklımı kaybediyor olmalıyım.I must be losing my mind.
Onu aklımda tutmalıyım.I must bear that in mind.
Akşam yemeğini bitirmediğini fark ettim.I noticed you didn't finish your dinner.
Sen akıcı biçimde İngilizce konuşacaksın!You're going to speak English fluently!
Tom akşam yemeğini pişirdiği için Mary'ye teşekkür bile etmedi.Tom didn't even thank Mary for cooking dinner.
Bu akşam özel bir şey yapıyor musun?Are you doing anything special this evening?
Dün akşam bir araba kazası gördüm.I saw a car accident yesterday evening.
Akşam yemeğine başlamalıyım.I should start dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet etmeliydim.I should've invited Tom to dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet etseydim iyiydi.I should've invited Tom to dinner.
Fransızcayı İngilizceyi konuştuğumdan daha akıcı konuşurum.I speak French more fluently than I speak English.
Sanırım aksıracağım.I think I may sneeze.
Sanırım Tom ondan daha akıllı.I think Tom is smarter than that.
Sanırım biz akrabayız.I think we're related.
Tom ve Mary aktif üye.Tom and Mary are active members.
Tom ve Mary akşam yemeğindeler.Tom and Mary are at dinner.
Tom ve Mary sık sık birlikte akşam yemeği yer.Tom and Mary often eat dinner together.
Kalabalık oditoryuma akın etti.The crowd surged into the auditorium.
Kalabalık oditoryuma aktı.The crowd flowed into the auditorium.
Akşam yağmur yağmaya başladı.It began to rain in the evening.
Bu akşam herhangi bir yere gidecek miyizAre we going anywhere this evening?
Bu akşam ayrılıyorum.I leave this evening.
Bu akşam terk ediyor olacağım.I'll be leaving this evening.
Hava bu akşam çok soğuk.It's very cold this evening.
Onlar daha akıllı.They are more intelligent.
"Tom, akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Ben hemen orada olacağım.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'll be right there."
Tom her akşam içmeye çıkar.Tom goes out drinking every evening.
Fransızcada akıcı olmak için Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak gerekli midir?Is it necessary to live in a French-speaking country to become fluent in French?
Öğretmen üç ay içinde hepimizi akıcı Fransızca konuşturacağını iddia etti.The teacher claimed that he'd have us all speaking fluent French in three months.
Uzun süredir Fransızca öğreniyorum ama henüz akıcı değilim.I've been studying French for a long time, but I'm not yet fluent.
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen birini işe almak istiyoruz.We want to hire someone who can speak French fluently.
Tom benim konuşabildiğimden çok daha akıcı şekilde Fransızca konuşabilir.Tom can speak French much more fluently than I can.
Akıcı biçimde Fransızca konuşmayı öğrenmeyi gerçekten istiyorum.I really want to learn to speak French fluently.
Tom Fransızcayı senin konuştuğun kadar akıcı şekilde konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as you do.
Tom Mary kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as Mary.
Tom kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmam.I don't speak French as fluently as Tom does.
Tom senin kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as you.
Fransızcayı akıcı biçimde konuşabilmeyi istiyorum.I want to be able to speak French fluently.
Tom'un Fransızcadaki akıcılığına şaşırdım.I was amazed at Tom's fluency in French.
Her gün akşam yemeğinden sonra Fransızca öğrenirim.I study French after dinner every day.
Fransızcayı akıcı biçimde konuşmak istiyorum.I'd like to speak French fluently.
Tom oldukça akıcı biçimde Fransızca konuştu.Tom spoke French quite fluently.
Tom bir Fransız aksanıyla konuşur.Tom speaks with a French accent.
Tom Fransızcayı akıcı biçimde konuşur mu?Does Tom speak French fluently?
Fransızcada akıcı olmak istiyorum.I want to be fluent in French.
Bu akşam canım biraz kebap yemek istiyor.I feel like having some kebab.
Aile birlikte akşam yemeği yedi.The family dined together.
Galiba senin biraz aklın karışmış.I think you're a little confused.
Arabamın yeni bir aküye ihtiyacı var.My car needs a new battery.
O, sabah 9 akşam 5, hafta içi her gün çalışır.She works 9-5 every weekday.
Akşamleyin seni arayacağım.I'll call you in the evening.
Liisa aktif ve enerjik bir genç kadın.Liisa is an active and energetic young woman.
Onun hasta olabileceği aklımın ucundan bile geçmedi.It never occurred to me that he might be sick.
Tom ve Mary kan akrabaları.Tom and Mary are blood relatives.
Bu şapkaya bakınca aklınıza ne geliyor?Looking at this hat what comes to your mind?
"Tom akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Geliyorum.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'm coming."
Tom her zaman akortsuz şarkı söyler.Tom always sings out of tune.
Bunu aklından mı çizdin?Did you draw it from memory?