Akşamdan kalmalığım var.I have a hangover.
Tom dün gece çok içti ve bu sabah biraz akşamdan kalma.Tom drank a lot last night and is a bit hung over this morning.
Tom akşamdan kalma.Tom's hungover.
Tom akşamdan kalma, değil mi?Tom is hung over, isn't he?
Tom'a akşamdan kalma olup olmadığını sordum.I asked Tom if he had a hangover.
Akşamdan kalmalığın tek ilacı zamandır.Only time can heal a hangover.
Çok alkol almanın ardından akşamdan kalma durumunun bir belirtisidir.It is considered rude to take any alcohol back when departing.
Akşamdan kalmalık ^ "Sarhoş".I saw them drunk at night".
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.He was supposed to be here but he's probably hungover.
Balık çorbası, akşamdan kalmalığa en iyi ilaçtır!To get over a hangover dried cod soup is the best remedy!
Akşamdan kalma mısın?Are you hung over?
Lütfen sesini biraz azaltır mısın? Akşamdan kalma baş ağrım var.Würdest du bitte leiser sprechen? Ich habe einen Kater ...
Akşamdan kalmalık ^ "Sarhoş".Pero yo, por la mañana, estaré sobrio."
Ertesi gün akşamdan kalma olarak işe giden Peter, iş yerinde uyuyakalır ve bunun sonucunda işinden olur.Peter más tarde se va a dormir luego de un día agotador.
Lütfen sesini biraz azaltır mısın? Akşamdan kalma baş ağrım var.Potresti parlare più piano per favore? Ho il mal di testa da sbornia.
Akşamdan kalma baş ağrısıyla uyanmak kadar kötü bir şey yok.Нет ничего хуже, чем просыпаться с похмельем.
Yoğun miktarda alkol alımının ertesi sabahı (akşamdan kalma iken) gerçekleşme ihtimali yüksektir.К вечеру того дня они уже находились в состоянии сильного алкогольного опьянения.
Akşamdan kalmalık ^ "Sarhoş".Кажется, было менее пьяных».
Akşamdan kalmalık ^ "Sarhoş".Eu estava cego de bêbedo naquela noite".
Bazı araştırmalara göre akşamdan kalmalığa iyi gelir.Według niektórych relacji miała nawet tutaj nocować.
Akşamdan kalmalığım var.У мене похмілля.
Akşamdan kalmalık ^ "Sarhoş".Yksi viikonloppu aamusta iltaan kännissä.
Akşamdan kalmalık ^ "Sarhoş".」(=お前、酔っ払ったまま来たな。
Akşamdan kalmalık ^ "Sarhoş".昨夜松边醉倒,问松“我醉何如”。
Yoğun miktarda alkol alımının ertesi sabahı (akşamdan kalma iken) gerçekleşme ihtimali yüksektir.我們推斷明朝併入衙儀縣的路平縣相當於興元縣。
Akşamdan kalma mısın?Apa kau menutup?
Akşamdan kalma mısın?Cô phải chú tâm chứ
Akşamdan kalma mısın?Czy ty masz kaca?
Akşamdan kalma mısın?Miért fogod vissza magad?
Akşamdan kalma mısın?Sei imbambolata?
Akşamdan kalma mısın?¿Tienes resaca?
Akşamdan kalma mısın?¿Tienes resaca?
Akşamdan kalma mısın?Tu bloques là ?
Akşamdan kalma mısın?ما بالك؟
Balık çorbası, akşamdan kalmalığa en iyi ilaçtır!A másnaposságra a legjobb orvosság a szárított tőkehal leves.
Balık çorbası, akşamdan kalmalığa en iyi ilaçtır!Μετά από ξενύχτι, η σούπα με ξερό πόλακ (είδος ψαριού) είναι ότι καλύτερο.
Balık çorbası, akşamdan kalmalığa en iyi ilaçtır!لازالت الثمالة لا يوجد احسن من حساء السمك
Bilmiyoruz. Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Itt kellene lennie, de valószínûleg másnapos.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.-Antagligen hemma och bakfull...
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.-Antagligen hemma och bakfull...
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Cậu ấy đã được triệu tập tới đây nhưng có lẽ cậu ấy đã mất liên lạc.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Có thể anh ấy ở đây nhưng có lẽ anh ấy đang đau đầu vì quá chén.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Doveva essere qui, ma probabilmente sta smaltendo una sbronza.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Er sollte hier sein, aber wahrscheinlich hat er einen Kater.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Er sollte hier sein aber warscheinlich hat er einen Kater.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Hänen piti olla täällä mutta hänellä on kaiketi krapula.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Han skulle have været her, men han har sikkert tømmermænd.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Hij zou hier moeten zijn, maar hij heeft waarschijnlijk een kater.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Il était supposé être là mais il est probablement en train de décuver.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Itt kellene lennie, de valószínűleg másnapos.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.원래 오기로 돼있는었데 아마 숙취때문에 못왔나보네요
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Měl tady být ale pravděpodobně má kocovinu.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Powinien tutaj być ale zapewne leczy kaca.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Se supone que debería estar aquí pero probablemente está con resaca.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Trebuia să fie aici, dar probabil e mahmur.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Έπρεπε να είναι εδώ αλλά μάλλον θα έχει πονοκέφαλο απ' το μεθύσι.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Он должен был быть здесь Но он, наверное, похмелье.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.Трябваше да е тук, но вероятно има махмурлук.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.הוא היה אמור להיות פה .יש לו בטח הנגאובר
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.من المفترض أن يكون هنا لكنه ثمل على الأرجح