Ana içeriğe geç
Sözlük

akşam ile cümle

akşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, John'un düzenlediği bir akşam yemeğine katıldı.Tom attended a dinner hosted by John.
Tom, John'un ev sahipliği yaptığı bir akşam yemeğine katıldı.Tom attended a dinner hosted by John.
Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.And the evening and the morning were the third day.
Akşam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.And the evening and morning were the fourth day.
Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.And the evening and morning were the fifth day.
Akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışıyorum.I study English after dinner.
Ben akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışıyorum.I study English after dinner.
Bu akşam dışarıda yiyelim. Yemek pişirecek hâlim yok hiç.Let's eat out tonight. I'm too tired to cook.
Akşam yemeğine üç misafirimiz vardı.We had three guests to dinner.
Tom bu akşam Mary'nin çocuklarına bakıyor.Tom is babysitting Mary's children tonight.
Her akşam dışarıda yemek yemeyi bütçem kaldırmaz.I can't afford to eat out every night.
Buyurun, akşam yemeğiniz.Here's your dinner.
Akşamdan kalmalığın tek ilacı zamandır.Only time can heal a hangover.
Bu akşam Tomlara gidiyorum.This evening I am going to Tom’s place.
Akşam yemeğine geç kalmıştı.He was late for dinner.
Dün akşam yemeği yemedi.He didn't have dinner last night.
Akşam yemeğine ne istersin?What would you like to have for dinner?
Akşam yemeğinde ne istersin?What would you like to have for dinner?
Akşam yemeğinde ne yemek istersin?What would you like to have for dinner?
Akşama ne yemek istersin?What would you like to have for dinner?
Akşam yemeğinde ne yemek istersiniz?What would you like to have for dinner?
İlk akşam yemeğini yakmıştı.He burned his first dinner.
Akşam yedi gibi binadan ayrıldı.He left the building at about 7 p.m.
Akşam yedikleri çok para tutmamıştı.What he ate for dinner didn't cost much.
Doğum günü akşam yemeğinde ne yediğini merak ediyorum.I wonder what he ate for his birthday dinner.
Akşam yemeği için eve tam zamanında geldi.He came home just in time for dinner.
Eve tam akşam yemeği vaktinde geldi.He came home just in time for dinner.
Akşam vardiyasında çalışıyor.He works the evening shift.
Sabah sekizden akşam beşe kadar çalışıyor.He works from eight to five.
Genelde sabah dokuzdan akşam beş buçuğa kadar çalışır.He usually works from nine to five-thirty.
Bu gece Cezayir kentinde akşam yemeği yiyelim.Let's have dinner in Algiers tonight.
Her akşam yemekten sonra banyo yapar.He takes a bath every evening after dinner.
Yarın sınavı olduğu için bu akşam erken yatmalı.He should go to bed early tonight since he has a test tomorrow.
Yaptığı akşam yemeğini beğendiğimi söylemiştim ama bu sadece nezaketendi.I said I liked what she had made for dinner, but I was only being polite.
Yaptığı akşam yemeğini beğendiğimi söylemiştim ama bu sadece nezaket olsun diyeydi.I said I liked what he had made for dinner, but I was only being polite.
Akşam yemeğini tek başıma hazırladım.I prepared dinner by myself.
Akşam yemeği yerken genelde televizyon izler.He often watches TV while eating dinner.
Akşam sekizden sonra yemek yememeyi kendine kural edinmiştir.He makes it a rule not to eat after 8:00 p.m.
Onu bu akşam ofisimde görmek istiyorum.I want to see him tonight in my office.
Sen de istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.As for you, you will bring me your letter of resignation by this evening.
Sen istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.You will bring me your letter of resignation by this evening.
Gündüzleri çok güzel oluyor ama akşamları serin oluyor.During the day it's very nice, but the nights are chilly.
Akşam için ceket alın.Bring a jacket for the nights.
Akşamları televizyon izlemeyi sever.He likes watching TV in the evening.
Bu akşam da gelme, yarın da gelme.Don't come this evening and don't come tomorrow either.
Ne bu akşam ne de yarın gel.Don't come this evening and don't come tomorrow either.
Tom trafiğe takıldığı için akşam yemeğini geç yedik.We ate dinner late because Tom got caught in a traffic jam.
Tom her akşam Fransızca çalışıyor.Tom has been studying French every evening.
Tüm akşamı Tom'la konuşarak geçirdim.I spent the whole evening talking with Tom.
Bu akşam üç sınava çalışmam gerekiyor.I have to study for three tests tonight.
Bu akşam yapman gereken ne kadar ödev var?How much homework do you have to do tonight?
Tom akşam olduktan sonra hiçbir şey yemez.Tom never eats after sunset.
Odama akşam yemeği sipariş ettim ama sadece şampanya ve meyve getirttim.I ordered dinner to my room, but I was brought only champagne and fruit.
Görünüşe göre dün akşam üşütmüşüm.It seems I've caught cold yesterday evening.
Benimle akşam yemeği yemek hoşuna gider mi?Do you fancy having dinner with me?
Başka bir planın yoksa bu akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.If you don't have other plans, let's go out for dinner together.
Her akşam ağlıyor demek ki kimseye söyleyemediği bir derdi var.He cries every day, so he must have something going on that he's not telling anyone.
Yarın akşam uğrayacağım.I'll come over tomorrow evening.
Bir mahsuru yoksa yarın akşam uğrayabilir miyim?Would you mind if I dropped by tomorrow evening?
Yarın akşam uğramamın sakıncası var mı?Would you mind if I dropped by tomorrow evening?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod