Ana içeriğe geç
Sözlük

akşam ile cümle

akşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom pazartesi akşamı Mary'yi aradı.Tom called Mary Monday evening.
Akşam yemeği için kalır mısın?Can Tom stay for dinner?
Sana akşam yemeği ısmarlayayımLet me buy you dinner.
Mitsuyuki Ikeda'nın evinde tekrar akşam yemeği yemiyorum.I'm not eating dinner at Mitsuyuki Ikeda's home ever again.
Bu akşam Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom this evening.
Tom'un bu akşam Mary'nin partisinde olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom will be at Mary's party tonight.
Tom, Pazartesi akşamı Mary için bir doğum günü partisi verecek.Tom is going to have a birthday party for Mary Monday evening.
Tom hâlâ her akşam otuz dakika Fransızca çalışıyor.Tom still studies French every evening for thirty minutes.
İlginç bir akşam geçireceğiz gibi görünüyor.It looks like we're going to have an interesting evening.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalmazsam yarın akşam görüşürüz.I'll see you tomorrow evening unless I have to work late.
Bu akşam akşam yemeği için tekrar püre patates yemeyelim .Let's not eat mashed potatoes for dinner again tonight.
Tom her akşam otuz dakika Fransızca çalışır.Tom studies French every evening for thirty minutes.
Tom akşam yemeği için biftek ve patates alacak.Tom is going to have steak and potatoes for dinner.
Aç değildim, bu yüzden akşam yemeğini bitirmedim.I wasn't very hungry, so I didn't finish my dinner.
Tom akşam yemeği yerken genellikle CNN izler.Tom usually watches CNN while he's eating dinner.
Tom bu akşam fazla uyuyor olmayacak.Tom isn't going to be getting much sleep tonight.
Tom, akşam yemeği için İtalyan yemekleri yemek istemiyor.Tom doesn't want to eat Italian food for dinner.
Tom ve Mary birlikte romantik bir akşam geçirdiler.Tom and Mary spent a romantic evening together.
Ailem genellikle akşam evdedir.My parents are usually at home in the evening.
Tom bu akşam akşam yemeği için balık ızgarası yapacakTom will be grilling fish for dinner tonight.
Tom akşam yemeğini ödedi ve restorandan ayrıldı.Tom paid for dinner and left the restaurant.
Tom ilginç bir akşam geçirecek.Tom is going to have an interesting evening.
Tom ve Mary birlikte romantik bir akşam yemeği yedi.Tom and Mary had a romantic dinner together.
Tom bu akşam dışarı çıkmayı tercih etmediğini söylüyor.Tom says he'd rather not go out tonight.
Tom muhtemelen bu akşam evde olacak.Tom will probably be home this evening.
Tom bu akşam Mary'yi tekrar görecek.Tom is going to see Mary again tonight.
Tom yarın akşam bir parti veriyor.Tom is having a party tomorrow night.
Bu akşam evde kalıyor olacağım.I'll be staying at home this evening.
Genellikle akşamları TV izlerim.I usually watch TV in the evening.
Tom hâlâ akşam yemeğinden sonra çalışıyor mu?Does Tom still study after dinner?
Tom bir akşam yemeği partisinde Mary ile tanıştı.Tom met Mary at a dinner party.
Tom ilginç bir akşam geçirdi.Tom had an interesting evening.
Bunu bu akşam yapmam gerekiyor.I need to do that this evening.
İlginç bir akşam geçirdik.We had an interesting evening.
Tom bu akşam bir parti veriyor.Tom is having a party tonight.
Tom her akşam TV izlemektedir.Tom watches TV every evening.
Tom bu akşam dışarı çıkmıyor.Tom isn't going out tonight.
Tom akşam yemeğini bekliyor.Tom is waiting for dinner.
Akşam yemeği hazırlamakla meşgulüm.I'm busy cooking dinner.
Tom hafif bir akşam yemeği yedi.Tom ate a light supper.
Tom hafif bir akşam yemeği yemişti.Tom ate a light supper.
Akşam yemeği pişiriyorum.I'm cooking dinner.
Tom bu akşam Mary'nin evinde yemek yiyor olacak.Tom will be eating dinner at Mary's house tonight.
Tom bu akşam bunu yapacak.Tom is going to do that this evening.
Tom bu akşam Mary'nin evinde akşam yemeği yiyor.Tom is eating dinner at Mary's house tonight.
Annesi işten eve zaten dönmüştü ve hazırlanmış akşam yemeğini yedi.His mother was already home from work and had supper prepared.
Tom'un akşam için herhangi bir planı yoktu.Tom didn't have any plans for the evening.
Akşam yemeğinden sonra köpeği yürüyüşe çıkardım.After eating dinner, I walked the dog.
Tom bu akşam Mary ile çıkıyor olacak.Tom will be going out with Mary this evening.
Genelde ödevimi akşam yemeğinden önce yapmam.I don't usually do my homework before dinner.
Tom akşam yemeğinden önce ödevini yaptı.Tom did his homework before dinner.
Bu akşam Boston'a geleceğim.I'll be arriving in Boston this evening.
Genellikle bunu akşamları yapmam.I don't usually do that in the evening.
Akşam yemeğinden sonra Tom'un bunu yapmasına yardım edeceğim.I'm going to help Tom do that after supper.
Bazen bunu akşamları yaparım.I sometimes do that in the evening.
Tom akşam yemeğinden sonra mayıştı.Tom got drowsy after supper.
Tom pazartesi akşamları genellikle evde olur.Tom is usually at home on Monday evenings.
Tom ve Mary, pahalı bir restoranda bir akşam yemeği yediler.Tom and Mary ate dinner at an expensive restaurant.
Onu akşamları nadiren yaparım.I seldom do that in the evening.
Tom ve Mary birlikte akşam yemeği yediler.Tom and Mary had dinner together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod