Ana içeriğe geç
Sözlük

akşam ile cümle

akşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Akşamları her zaman evde değil misin?Aren't you always at home in the evening?
Akşamleyin her zaman evde değil misin?Aren't you always at home in the evening?
Sen genellikle akşamları evde değil misin?Aren't you usually home in the evenings?
Bu akşam bizimle yemek yemeyecek misin?Aren't you going to eat with us tonight?
Yarın akşam boş değil misin?Aren't you free tomorrow evening?
Akşam yemeği pişirmeyecek misin?Aren't you going to cook supper?
Bu akşam gelmiyor musun?Aren't you coming this evening?
Akşam yemeğine gelmiyor musun?Aren't you coming to dinner?
Onu bu akşam yapmak istiyorum.I want to do that this evening.
Dün gece Tom akşam yemeği hazırladı.Last night, Tom cooked dinner.
Dün gece Tom akşam yemeği pişirdi.Last night, Tom cooked dinner.
Sami ve Leyla birlikte akşam yemeği yediler.Sami and Layla had dinner together.
Sami ve Leyla birlikte güzel bir akşam yemeği yediler.Sami and Layla had a nice dinner together.
Tom eve geldiğinde çocuklar akşam yemeği yemeyi bitirmişti.When Tom got home, the children had already finished eating dinner.
Tom bazı arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.Tom has invited some friends over for dinner.
Bu akşam yaptığını asla unutmayacağım.I'll never forget what you did tonight.
Tom, onun için kimin akşam yemeği pişireceğini düşündü?Who did Tom think would cook dinner for him?
Tom, Mary'yi akşam yemeği için evine davet etti.Tom invited Mary over to his place for dinner.
Tom bütün akşam televizyon izliyor.Tom has been watching TV all evening.
Tom, akşam yemeğinden sonra Mary'ye bunu yapmasına yardım edecektir.Tom will help Mary do that after supper.
Sanırım akşam yemeği vakti geldi.I think it's time for dinner.
Bu akşam ne yiyeceksin?What will you eat tonight?
Akşam parkta Minda ile tanıştı.In the evening he met Minda in the park.
Benim akşam yemeğim nerede?Where is my dinner?
Peynir sabah altın, öğleden gümüş, akşam kurşundur.Cheese is gold in the morning, silver at noon, and lead in the evening.
O akşamın kursunda dersi üç kez tekrarladım.In the course of that evening I revised the lesson three times.
Yemek masasına doğru yol alın! Akşam yemeği sunuldu.Make your way to the dining table! Dinner is served.
Tom, ödüllü akşam yemeğinde törenlerin efendisi olacak.Tom will be master of ceremonies at the awards dinner.
O bütün akşam onunla flört etti.He flirted with her all evening.
O, akşamları genellikle banyo yapar.He usually takes a bath in the evening.
Akşam yemeği için genellikle ne yersin?What do you usually have for dinner?
Akşamları genelde ne yersin?What do you usually have for supper?
Akşam yemeğinde genellikle ne yiyorsun?What do you usually have for supper?
Tom bize lezzetli bir akşam yemeği pişirdi.Tom cooked us a delicious dinner.
Tom akşam yemeğinden sonra televizyon izleyecek.Tom is going to watch TV after dinner.
Tom, Mary'nin akşam yemeği için ne yapmayı planladığını bilmiyordu.Tom didn't know what Mary was planning to make for dinner.
Tom bu akşam şarkı söyleyecek mi?Is Tom going to sing tonight?
Tom akşamı kitap okuyarak geçirdi.Tom spent the evening reading a book.
Yarın akşam nerede olacaksın?Where will you be tomorrow evening?
Tom bu akşam Fransızca çalışabilir.Tom might study French this evening.
Bunu akşam yemeğinden önce yapmalısın.You should do that before dinner.
Tom akşamları hep bunu yapar.Tom always does that in the evening.
Tom bunu hep akşamleyin yapar.Tom always does that in the evening.
Lütfen akşam yemeğine geç kalma.Please don't be late for dinner.
Bu akşam dışarıda yemeye gitmeyeceğim.I won't go eat out this evening.
Tom bunu her pazartesi akşam yapar.Tom does that every Monday evening.
Tom bazen bize akşam yemeği yapar.Tom sometimes cooks dinner for us.
Tom arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.Tom invited his friends to dinner.
Tom ve ben akşam yemeği için köfte yedik.Tom and I ate meatloaf for dinner.
Bugün akşam yemeğini erken yiyeceğiz.We'll eat dinner early today.
Bu akşam yemeği erken yiyeceğiz.We'll eat dinner early today.
Bu akşam yorgun görünüyorsun.You look tired this evening.
Bunu bu akşam yapalım.Let's do that this evening.
Bunu akşam yemeğinden sonra yapacağım.I'll do that after dinner.
Akşam yemeğimi bitirmedim.I didn't finish my dinner.
Pazartesi günü akşam yemeği pişirdim.I cooked dinner on Monday.
Bu akşam çalışamayacağım.I can't work this evening.
Tom ve ben akşam yemeğine çıktık.Tom and I went out to dinner.
Tom o akşam daha sonra öldü.Tom died later that evening.
Ben henüz akşam yemeği yemedim.I haven't had supper yet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod