Ana içeriğe geç
Sözlük

akşam ile cümle

akşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sabah akşam bunu düşünüyorum.I think about this all the time.
Tom ve Mary akşam yemeği için dışarı çıktılar.Tom and Mary went out for dinner.
Tom bütün akşam içki içti.Tom drank all evening.
Tom büyükbabasıyla akşam yemeği yedi.Tom had dinner with his grandfather.
Tom akşamüstü geri dönecek.Tom will be back in the afternoon.
Akşam yemeği pahalıydı.Dinner was expensive.
Akşam yemeği için en sevdiğin yemek nedir?What's your favorite dish for dinner?
Bu akşam bir film izlemeye gitmek ister misin?Do you want to go and see a film this evening?
Biz onları akşam yemeği için davet ettik.We invited them to dinner.
Tom akşam yemeğinden sonra yatak odasına çekildi.Tom retreated to his bedroom after dinner.
Meryem akşam yemeğinden sonra yatak odasına çekildi.Mary retreated to her bedroom after dinner.
Tom ve sen en son ne zaman birlikte akşam yemeği için çıktınız?When was the last time Tom and you went out for dinner together?
Akşamları çok fazla kahve içmemek için dikkatli ol.Be careful not to drink too much coffee in the evening.
Jacksonlar bizi bu gece akşam yemeğine davet ettiler.The Jacksons have invited us over for dinner tonight.
Tom bu akşam, akşam yemeği yemek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to eat dinner tonight.
Akşam yemeğinden sonra Tom'a ev ödevinde yardım edeceğim.I'll help Tom with his homework after dinner.
Tom ev ödevini akşam yemeğinden önce yapacağını söyledi.Tom said he'd do his homework before dinner.
Her akşam Tom akşam yemeğinden sonra TV izler.Tom watches TV every evening after dinner.
Tom'un cuma akşamı Mary ile bir randevusu var.Tom has a date with Mary Friday evening.
Tom'un bu gece akşam yemeği yapmasına gerek yok.Tom doesn't need to make dinner tonight.
Tom akşam yemeğini bitiremedi.Tom wasn't able to finish his dinner.
Akşam yemeğinden sonra Tom'un onu yapmasına izin vermeyeceğim.I'll help Tom do that after supper.
Tom akşama kadar geri dönmeyecek.Tom won't be back until evening.
Tom'a akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sorum.I asked Tom if dinner was ready.
Tom akşama kadar dönmeyecek.Tom won't return until evening.
Akşam yemeği için sebzeli patates püresi yiyorum.I am having mashed potatoes with vegetables for dinner.
Tom Mary'yle akşam yemeği yedi.Tom had dinner with Mary.
Akşam yemeği vaktinde 10 saattir çalışıyor olacağım.I will have worked 10 hours by suppertime.
Bu gece akşam yemeği için ne var?What's for dinner tonight?
Bu gece akşam yemeği için ne yiyoruz?What are we having for dinner tonight?
Bizim bu gece akşam yemeği için körimiz olsaydı daha güzel olurdu.It'd be nice if we had curry for dinner tonight.
Biz az önce akşam yemeği yedik.We've just had dinner.
Tom ziyarete geldi ve bizimle akşam yemeği yedi.Tom came over and had dinner with us.
Tom sık sık akşamları piyano çalar.Tom often plays piano in the evening.
Tom bu gece akşam yemeği için evde olmayacak.Tom won't be home for dinner tonight.
Trenimiz akşam saat dokuzda varacak.The train we'll be on will arrive at 9 p.m.
Doktor sabahtan akşama kadar çalışır.The doctor works from morning until night.
Doktor sabahtan akşama kadar çalışıyor.The doctor is working from morning til night.
Tom akşam yemeği yedirmeden oğlunu yatmaya gönderdi.Tom sent his son to bed without dinner.
Tom kızını akşam yemeği yedirmeden yatağa gönderdi.Tom sent his daughter to bed without dinner.
Tom dün akşam yemeği için evime uğradı.Tom came over to my house for dinner yesterday.
Akşama Tom gelecek, haberin olsun.Tom's coming over tonight, so you know.
Tom bu akşam 2.30'a kadar içeriye giremedi.Tom didn't get in until after 2:30 this morning.
Benimle bu ikindi vakti akşam yemeğine gelir misiniz?Will you have dinner with me this evening?
O gün biz bazı arkadaşlar ile güzel bir akşam geçirmek istiyoruz.On that day we want to spend a pleasant evening with some friends.
Akşam sessizliğinde ahenkli bülbülün zevkini çıkarırız.In the evening quiet, we enjoy the song of the euphonious nightingale.
Bu hoş bir akşamdı.It was a delightful evening.
Tom beni akşam yemeğine davet etti ve ben evet dedim.Tom asked me out for dinner and I said yes.
Biz birlikte akşam yemeği yedik.We had dinner together.
Her akşam gülmem.I don't laugh every evening.
Her akşam yazarım.I write every evening.
Sabah öten kuş akşam kedi tarafından yakalandı.The bird that sings in the morning is caught by the cat in the evening.
Mary akşam yemeği partisinde Tom'la tanıştı.Mary met Tom at a dinner party.
Bu akşam akşam yemeği için balık kızartıyoruz.We are grilling fish for dinner tonight.
Sen karınla mum ışığında akşam yemeği mi yiyorsun?Are you having a candlelit dinner with your wife?
Onlar sabah ve akşam dua etti.They prayed in the morning and in the evening.
Önümüzdeki cumartesi akşam yemeği için davet ediliyoruz.We're invited to dinner next Saturday.
Mary odasına çıktı ve akşam yemeği için bile aşağı inmedi.Mary went up to her room and didn't come down, even for supper.
Onu akşam yemeğine getirmelisin böylece onu daha iyi tanıyabiliriz.You should bring her to dinner so we can get to know her better.
Akşamleyin bunu oku.Read this in the evening.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod