Akşam yemeği hazır.Dinner is ready.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde yürürüm.After dinner, I walk on the beach.
Akşam yemeği için balık yemeğe ne dersin?What about having fish for dinner?
Akşam yemeği için sık sık balık yer misin?Do you often have fish for dinner?
Aşağı gel, Dick. Akşam yemeği zamanı.Come down, Dick. It is time for dinner.
Bir değişiklik olsun diye neden benimle akşam yemeğine çıkmıyorsun?Why don't you dine out with me for a change?
Bir süre sorunlarını unut ve bizimle akşam yemeği yemeye gel.Forget your troubles for a while and come and have dinner with us.
Yaklaşık akşam yemeği zamanı.It's about time for dinner.
Gezgin, akşam New York'a ulaştı.The traveler arrived in New York in the evening.
Akşam yemeğinde çok iyi vakit geçirdik.We had a very good time at the dinner.
Akşam geç saatlerde ona rastladım.I met her late in the evening.
Biz akşamın çoğunu tatilimiz hakkında konuşarak geçirdik.We spent most of the evening talking about our vacation.
O akşam konsere gitmişti.She had gone to the concert that evening.
O akşam muhteşem bir akşam yemeği yedik.We had a splendid dinner that evening.
O akşam bahşişimi masada başaşağı bıraktığım bir kahve fincanının altına bıraktım.That evening I left my tip under a coffee cup, which I left upside down on the table.
O akşam çok soğuktu.It was very cold that evening.
Ben bütün akşamı Kenji Miyazawa'nın şiirini okuyarak geçirdim.I spent the whole evening reading the poetry of Kenji Miyazawa.
Mağaza her akşam saat dokuzda kapanır.The shop is closed at nine every evening.
Oyun bu akşam altıda başlar.The play begins at six this evening.
Kaza, geçen Pazar akşamı gerçekleşti.The accident took place on the evening of last Sunday.
Aile, akşam yemeğini birlikte yedi.The family ate dinner together.
Ucuz bir restoranda sıradan bir akşam yemeği yedik.We had a dinner of a kind at the cheap restaurant.
Gösteri akşam saat yedide yayında olacak.The show will be on the air at 7 p.m.
Doyurucu bir akşam yemeğinden sonra, Willie ev sahibine teşekkür etti.After a hearty dinner, Willie thanked the host.
O hoş bir sonbahar akşamı idi.It was a lovely autumn evening.
Joe dün akşam sizinle birlikte miydi?Was Joe with you yesterday evening?
Jim son üç haftadır beni akşam yemeğine çıkarmak için çalışıyor.Jim has been trying to take me out to dinner for the last three weeks.
Şimdi akşam yemeğini yiyin.Now eat your supper.
İştahınızı büyük bir akşam yemeği için saklayın.Save your appetite for the big dinner.
Birlikte akşam yemeği yemeğe ne dersin?How about having dinner together?
Gökyüzünün görünümünü bakılırsa, biz akşam üzeri bir duş olabiliriz.Judging from the look of the sky, we might have a shower before nightfall.
Geçen gece beni akşam yemeğine götürdüğün için çok çok teşekkürler.Thanks very much for having me to dinner the other night.
Lütfen akşam yemeğini bitir.Please eat up your dinner.
Bu onların genellikle akşam yemeklerini yedikleri yer.This is where they usually have their evening meals.
Bu geçen hafta akşam yemeği yediğimiz restoran.This is the restaurant where we had dinner last week.
Mademki buradasın, akşam yemeği yesen iyi olur.Since you're here, you had better eat dinner.
Benimle akşam yemeği yer misin?Would you dine with me?
Anne şu anda akşam yemeği hazırlıyor.Mom is fixing supper now.
Akşam yemeğini ne zaman yiyeceğiz, Anne?When will we eat dinner, Mom?
Sana güzel bir akşam yemeği pişireceğim.I'm going to cook you a nice dinner.
Harika akşam yemeği için teşekkür ederim.Thank you for the wonderful dinner.
Sana güzel sıcak akşam yemeği pişirdim.I've cooked you a nice hot dinner.
Emily akşam yemeğinde soya peyniri yedi.Emily ate tofu at dinner.
İyi akşamlar. Partinizde kaç kişi var?Good evening. How many are in your party?
Akşam yemeğinden sonra genellikle ne yaparsın?What do you usually do after dinner?
Anderson ailesi dışında herkes gelecek Perşembe akşamı partiye gidiyor.Everybody except the Anderson family is going to the party next Thursday evening.
O, dün akşam yemeği yediğimiz restorandır.That is the restaurant where we had dinner yesterday.
Onlar o lokantada çok iyi bir akşam yemeği veriyorlar.They serve a very good dinner at that restaurant.
Akşam yemeğini yemedin mi?Haven't you had your dinner?
Akşam yemeği hazırlamak zorunda mısın?Do you have to make dinner?
Akşamları her zaman evde misin?Are you always at home in the evening?
Bunu yapar yapmaz akşam yemeği hazırlığına başlamanı istiyorum.As soon as you have done that, I would like you to start preparing supper.
Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.I'll do your shopping, clean up the house, and cook your dinner for you.
Akşam yemeği işini bitirmeden önce hazır olacak.Dinner will be ready by the time you have finished your work.
6:30 a kadar akşam yemeği hazır olacak.Dinner will be ready by six-thirty.
27 Şubat akşam üçte birbirimizi görebilir miyiz?Could we see each other for about an hour on February 27 at 3:00 pm?
Akşam yemeğinin saat ona kadar hazır olduğunu gör.See that dinner is ready by ten.
Erkek kardeşim genellikle salı akşamları beni Şikago'dan arar.My brother usually calls me from Chicago on Tuesday evenings.
Akşam saat on'da sizi istasyonda karşılayacağım.I will meet you at the station at 10 p.m.
Akşam saat 5'te gelsem sizin için uygun olur mu?Is it convenient for you if I come at 5 p.m.?