Akşam yemeği için ne pişireceğimi merak ediyorum.I'm wondering what to cook for dinner.
Bu mağaza bu akşam saat dokuzda kapatıyor.This store closes at nine in the evening.
Tom'un akşam yemeği için yediği pahalıya malolmadı.What Tom ate for dinner didn't cost much.
Tom akşam vardiyasında çalışıyor.Tom works the evening shift.
Tom her akşam yemekten sonra bir banyo yapar.Tom takes a bath every evening after dinner.
Tom akşam yemeğini kendisi hazırladı.Tom prepared dinner by himself.
Tom akşam yemeği yerken çoğunlukla TV izler.Tom often watches TV while eating dinner.
Tom akşam sekizden sonra yemek yememeyi kural edindi.Tom makes it a rule not to eat after 8:00 p.m.
Tom akşam TV izlemeyi sever.Tom likes watching TV in the evening.
Tom Pazar akşamları genellikle evdedir.Tom is usually at home on Sunday evenings.
Tom neredeyse her akşam evdedir.Tom is at home almost every evening.
Tom akşam yemeğinden beri odasında ders çalışıyor.Tom has been studying in his room since dinner.
Tom'un bu akşam yapacak bir sürü ödevi var.Tom has a lot of homework to do this evening.
Tom akşam yemeğinden önce ev ödevini yapmayı bitirdi.Tom finished doing his homework before dinner.
Tom dün gece çok içti ve bu sabah biraz akşamdan kalma.Tom drank a lot last night and is a bit hung over this morning.
Tom akşam yemeği istemiyor.Tom doesn't want dinner.
Tom köpeğini sabah beslemez, sadece akşam.Tom doesn't feed his dog in the morning, only in the evening.
Tom akşam yemeğini pişirdi.Tom cooked dinner.
Tom bu akşam ne yapacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to do this evening.
Tom aç olamaz. O az önce akşam yemeği yedi.Tom can't be hungry. He's just eaten dinner.
Tom tam akşam yemeğinden önce geldi.Tom came just before dinner.
Tom, akşam yemeğinde pişirmek için biraz pahalı et satın aldı.Tom bought some expensive meat to cook for dinner.
Tom kendi başına akşam yemeği yedi.Tom ate dinner by himself.
Tom yaklaşık bir saat önce akşam yemeği yedi.Tom ate dinner about one hour ago.
Tom akşam yemeğinden önce neredeyse her zaman banyo yapar.Tom almost always takes a bath before dinner.
Tom'a bu akşam evde benimle temasa geçebileceğini söyle.Tell Tom that he can get in touch with me at home this evening.
Tom'un akşam yemeğinin hepsini yemediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom didn't eat all his dinner.
Tom Mary'ye akşam yemeğinden sonra kendisini aramasını söyledi.Tom told Mary to give him a call after dinner.
Mary pişirirken, Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.Tom set the table for dinner while Mary cooked.
Tom mutfakta Mary ile birlikte akşam yemeği pişiriyor.Tom is in the kitchen with Mary cooking dinner.
Tom Mary'yi akşam yemeğine davet etti.Tom invited Mary to dinner.
Tom Mary'yi akşam yemeği yemeye davet etti.Tom invited Mary over to eat dinner.
Tom akşam yemeği yemek için Mary'yi eve davet etti.Tom invited Mary over to eat dinner.
Tom Mary ve arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.Tom invited Mary and her friends to dinner.
Tom bu akşam Mary'yi karşılayacağını umuyor.Tom hopes that he'll meet Mary this evening.
Tom Mary'ye akşam yemeğini pişirtti.Tom got Mary to cook dinner.
Tom dün akşam Mary'yi aramayı unuttu.Tom forgot to call Mary yesterday evening.
Tom Mary'nin akşam yemeği için ne yemek istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants to eat for dinner.
Tom, o ve Mary'nin evlendiği günün akşamında öldü.Tom died in the evening of the day he and Mary got married.
Tom Mary'ye akşam daha sonra nerede olacağını sordu.Tom asked Mary where she was going to be later in the evening.
Tom Mary'ye Cumartesi akşamı nerede olmayı planladığını sordu.Tom asked Mary where she planned to be on Saturday evening.
Tom Mary'nin onu akşam yemeğinden sonra aramasını söyledi.Tom asked Mary to call him after dinner.
Tom Mary'ye akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if dinner was ready.
Tom ve Mary akşam boyunca sadece birbirleri ile dans etmek istediler.Tom and Mary just wanted to dance with each other all evening.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Tom and Mary cooked dinner on Monday.
Tom ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoş geldin partisi verecek.Tom and Mary are having a house-warming party this coming Friday evening.
Tom ve Mary yarın akşam bir dansa gidiyorlar.Tom and Mary are going to a dance tomorrow evening.
Tom ve Mary bu akşam ziyaretçi bekliyorlar.Tom and Mary are expecting visitors this evening.
Tom, Mary'nin onunla akşam yemeği yeme davetini kabul etti.Tom accepted Mary's invitation to have dinner with her.
Mary'nin bize yaptığı akşam yemeğine minnettar olmuş gibi mi yapsam acaba?I wonder if I should just pretend to appreciate the dinner that Mary made for us.
John kapıyı çaldığında Tom ve Mary akşam yemeği için oturmak üzerelerdi.Tom and Mary were about to sit down for dinner when John knocked on the door.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde bir yürüyüş yaparım.After dinner, I take a walk on the beach.
Tom'un akşam yemeği için rulo köftesi ve patates püresi vardı.Tom had meat loaf and mashed potatoes for dinner.
Tom'un annesi ona Mary'yi akşam yemeği için eve davet etmesini söyledi.Tom's mother told him that he should ask Mary over for dinner.
Kimle akşam yemeği yemeyi planlıyorsun?Who do you plan to eat dinner with?
Akşam yemeğini kimle yemeği planlıyorsun?Who do you plan to eat dinner with?
Kimle akşam yemeği yiyeceksin?Who are you going to eat dinner with?
Akşam yemeğine kalmak ister misiniz?Would you like to stay for dinner?
Akşamları çocuklarıyla asla dışarı çıkmazlar.They never go out in the evenings with their children.
Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?