akşamın ile cümle
akşamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.W połowie wieczoru, nasze nastawienie kompletnie się zmieniło.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Ataki trwały aż do późnych godzin nocnych.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Halvvägs under kvällens lopp hade vår attityd helt och hållet ändrats.
28 Mayıs akşamına kadar tekil Rus gemileri Japonlar tarafından takip edilerek batırılır.Enskilda ryska fartyg jagades av den japanska flottan fram tills kvällen, den 28 maj.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.У другій половині вечора наше ставлення до нього цілком змінилось.
Düğünler, Cuma gününden başlayıp, Pazar günü akşamına kadar devam eder.Наприклад, якщо ви повечеряли у п'ятницю, то голодуєте до обіду у неділю.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Přerušování závod natáhlo do pozdních nočních hodin.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.În a doua parte a serii însă, atitudinea noastră s-a schimbat complet.
28 Mayıs akşamına kadar tekil Rus gemileri Japonlar tarafından takip edilerek batırılır.Az orosz hajóhadat a japánok május 27-én észlelték.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.Szokás, hogy a vasárnapi reggeli misén megjelennek az emberek a szombati mulatság után.
Nitekim yaralanmasının ardından geçen üçüncü günün akşamında ölmüştür.Az év utolsó napján belehalt sérülésébe.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Puolivälissä iltaa asenteemme muuttui täysin.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.Taulun aihe on leppoisa sunnuntaipäivä puistossa, jossa ihmiset viettävät vapaa-aikaansa.
15 Haziran akşamındaki polis müdahalesi sonrasında ise Gezi kampı dağıtılmıştır.Telissun taistelun päättymispäivänä 15. kesäkuuta se upotti kaksi kuljetusalusta.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Στα μέσα της βραδιάς η στάση μας άλλαξε εντελώς.
Bu uçuşlarına akşamın geç saatlarinde başlar ve bütün gece uçarak avlanırlar.Με καλό καιρό το μεσημέρι και το απόγευμα αγαπούν να πετάνε.
Geceye özgü (noktürnal) olan bu hayvanlar akşamın erken saatlerinde ortaya çıkar ve gece avlanırlar.Han hadde vel håpet de ville glemme dette over natten, men de holder ham til sitt løfte morgenen etter.
Cartoon Network Bleach'i akşamın ardından Adult Swim kuşağının bir parçası olarak yayınladı.Cartoon Network mulai menyiarkan Bleach pada sore berikutnya sebagai bagian dari Adult Swim.
28 Mayıs akşamına kadar tekil Rus gemileri Japonlar tarafından takip edilerek batırılır.Hingga malam 28 Mei, hanya tinggal satu kapal Rusia yang dikejar armada Jepang.
İtalyan Yahudileri, ilk Pesah akşamında Maariv denen akşam duasında ve ikinci Pesah gününün sabahında okurlar.Orang Yahudi Italia membacanya saat Maariv (Doa Malam) pada hari pertama dan hari kedua Paskah.
Cartoon Network Bleach'i akşamın ardından Adult Swim kuşağının bir parçası olarak yayınladı.Cartoon Network bắt đầu phát sóng Bleach vào buổi tối như là một phần của Adult Swim .
Yumurtlama akşamın geç saatlerinde veya gece 1-2 gibi başlar.祝祭は通常深夜0時の1時間か2時間前に始まる。
Geceye özgü (noktürnal) olan bu hayvanlar akşamın erken saatlerinde ortaya çıkar ve gece avlanırlar.譬(たと)えば闇夜に諸の営作する所が一切、皆(みな)息(や)むも、もし未だ訖(おわ)らざる者は、要(かな)らず日月を待つが如し。
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.この衝突は、深夜遅くまで繰り広げられた。
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.באמצע הפגישה היחס שלנו השתנה לגמרי.
Manavgat ve Akseki'den kalkan kervan mutlaka haftanın Salı akşamını Süleymaniye'de geçirirdi.מריה ולואי, שהתאהבו אחד בשני במהרה, בילו את ירח הדבש שלהם בארמון פונטנבלו עד דצמבר.
Cartoon Network Bleach'i akşamın ardından Adult Swim kuşağının bir parçası olarak yayınladı.Повторения започват да се излъчват по Cartoon Network в САЩ, като част от нощния блок за възрастни Adult Swim.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.На характерните съботни танцови вечеринки ("zabawa") се стичат хора от цял Лондон.
Düğünler, Cuma gününden başlayıp, Pazar günü akşamına kadar devam eder.Šabat počinje petkom uvečer, a traje do subote uvečer.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Boje však trvali do neskorej noci.
Yumurtlama akşamın geç saatlerinde veya gece 1-2 gibi başlar.Šventė prasideda 10-11 val. Trunka 1-2 valandas.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Sellised koosviibimised lõppesid pahatihti hilisööl.
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...10-ike estéjén felhívtak és azt mondták:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Am Abend des 10. riefen sie mich an und sagten...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...La sera del 10 mi chiamarono e dissero:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...No dia 10, à noite, telefonaram-me e disseram...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...On the evening of the 10th, they phoned me and said...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Pada malam tanggal 10 mereka menelponku dan berkata...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...På kvällen den 10, ringde de mig och sade:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Večer o desiatej mi zavolali a povedali:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Wieczorem 10-tego, dostałem telefon, powiedziano mi,
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Στο βράδυ στις 10 του μήνα, μου τηλεφώνησαν και μου είπαν...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Вечером 10-го мне позвонили и сказали
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler..."Вечерта на 10 април ми се обадиха и казаха:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...בערב ה-10 בחודש הם התקשרו אלי ואמרו
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...行進はミラフローレス宮殿に向かって行き死亡が発生すると
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Op de avond van mijn 14e verjaardag kreeg ik deze tafel en we aten Chinees.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.저의 14번째 생일날 저녁에, 이 책상을 받았고, 우리는 중국 음식을 먹었습니다.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.A 14. szülinapom estéjén kaptam meg ezt az asztalt, és kínait ettünk.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Am Abend meines 14. Geburtstags bekam ich diesen Tisch und wir aßen Chinesisch.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Au soir de mon 14e anniversaire, on m'avait donné cette table et nous mangions chinois.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.În seara aniversării mele de 14 ani, am primit acest cadou şi am avut mâncare chinezească.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.La sera del mio 14esimo compleanno, mi regalarono quel tavolo e mangiammo cinese.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.La tarde de mi cumpleaños 14, me dieron esta mesa, y comimos comida china.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Na noite do meu 14º aniversário, recebi o estirador. Comemos comida chinesa.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.På kvällen då jag fyllde 14 år fick bordet, och vi åt kinamat.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Vào tối sinh nhật thứ 14, Tôi nhận được cái bàn này và chúng tôi ăn đồ Trung Quốc.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.W wieczór moich 14 urodzin dostałem prezent i jedliśmy chińszczyznę.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Εκείνο το απόγευμα, στα 14α γενέθλιά μου μου χάρισαν το σχεδιαστήριο και μετά φάγαμε κινέζικο.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Ввечері на мої 14-ті уродини мені подарували цей стіл, і ми їли китайську їжу.