akşamı ile cümle

akşamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O, akşamı bir kitap okuyarak geçirdi.He spent the evening reading a book.
Cuma akşamı, üç adam Bay White'ın oteline geldi ve üç oda istedi.On Friday night, three men came into Mr White's hotel and asked for rooms.
Perşembe akşamı telefon konferansı için telefon numarası 415-904-8873'dir.The phone number for the Thursday evening phone conference is 415-904-8873.
Tom Cumartesi akşamı kız arkadaşını dışarı çıkardı.Tom took his girlfriend out on Saturday night.
Biz akşamın çoğunu tatilimiz hakkında konuşarak geçirdik.We spent most of the evening talking about our vacation.
Ben bütün akşamı Kenji Miyazawa'nın şiirini okuyarak geçirdim.I spent the whole evening reading the poetry of Kenji Miyazawa.
Kaza, geçen Pazar akşamı gerçekleşti.The accident took place on the evening of last Sunday.
O hoş bir sonbahar akşamı idi.It was a lovely autumn evening.
Anderson ailesi dışında herkes gelecek Perşembe akşamı partiye gidiyor.Everybody except the Anderson family is going to the party next Thursday evening.
Cumartesi akşamı danslarımız var.We have dances on Saturday evening.
Pazar akşamı gelebilir misin?Can you come on Sunday evening?
O, akşamı sıkıcı ve ilgi çekmeyen, kısaca, bir zaman kaybı buldu.She found the evening boring and uninteresting, in short, a waste of time.
Arkadaşlarımızla konuşarak akşamı geçirdik.We passed the evening away talking with our friends.
Önceden belirlenen doğum tarihinin akşamında suyum kesildi..My water broke on the evening of the predicted birth date.
O sessiz bir kış akşamıydı.It was a quiet winter evening.
Biz akşamı gülüp fıkra anlatarak geçirdik.We spent the evening laughing and telling jokes.
Sakin bir kış akşamıydı.It was a calm winter evening.
Pazartesi akşamı en sevdiğin TV gösterimi hangisi?What's your favorite TV show on Monday evening?
Tüm akşamı birlikte dans etmek için harcadık.We spent all evening dancing together.
Gelecek Cuma akşamı uğramak ve benimle ve arkadaşlarımla poker oynamak isteyebilirsiniz.You might want to come over and play poker with me and my friends next Friday evening.
Bütün akşamı onlarla konuşarak harcadık.We spent the whole evening talking to them.
Tom, o ve Mary'nin evlendiği günün akşamında öldü.Tom died in the evening of the day he and Mary got married.
Tom Mary'ye Cumartesi akşamı nerede olmayı planladığını sordu.Tom asked Mary where she planned to be on Saturday evening.
Tom ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoş geldin partisi verecek.Tom and Mary are having a house-warming party this coming Friday evening.
Tom bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.Tom spent the whole evening searching the Web for photos of famous people.
Ne aksamış olabilir?What could go wrong?
Akşamın keyfini çıkarın.Enjoy your evening.
Bütün akşamı Tom'la konuşarak geçirdim.I spent the whole evening talking to Tom.
Tüm akşamı anahtarlarımı bulmaya çalışmakla geçirdim.I spent the whole evening trying to find my keys.
Önümüzde yoğun bir akşamımız var.We have a busy evening ahead of us.
Geçen cuma akşamı Mary ile bir randevum vardı.I had a date with Mary last Friday evening.
Bizim yerimizde cuma akşamı bir parti veriyoruz.We're throwing a party Friday evening at our place.
Cuma akşamı, tanımadığım biriyle buluşmaya gidiyorum.I'm going to go on the blind date Friday evening.
Cuma akşamı bir parti veriyoruz.We're having a party Friday evening.
Cuma akşamı bir partiye gidiyorum.I'm going to a party Friday evening.
Mary ve erkek arkadaşı cuma akşamı bir sinemaya gitmeyi planlıyor.Mary and her boyfriend are planning to go to a movie Friday evening.
Tom ve Mary akşamı John'un sorunları hakkında konuşarak geçirdiler.Tom and Mary spent the evening talking about John's problems.
Tom ve Mary cuma akşamı bir akşam yemeği partisi veriyor.Tom and Mary are having a dinner party Friday evening.
Akşamın nasıldı?How was your evening?
Akşamı nasıl geçirmeliyiz?How should we spend the evening?
Tom genellikle her pazartesi akşamı beni arar.Tom usually calls me every Monday evening.
Tom akşamımızı mahvetmeye mi çalışıyor?Is Tom trying to ruin our evening?
Grubumuz her pazartesi akşamı kilisemizin bodrumunda buluşur.Our group meets in the basement of our church every Monday evening.
Tom neredeyse her zaman akşamın erken saatlerinde boştur.Tom is almost always free in the early evening.
Tom pazartesi akşamı çocuklara bakıcılık yapmayı kabul etti.Tom has agreed to babysit the kids Monday evening.
Akşamın nasıl sona ereceğini bilmiyorum.I don't know how the evening will end.
Salı akşamı hepimiz panikledik.Tuesday evening we all panicked.
Herkes için akşamı mahvetmek istemiyorum.I don't want to ruin the evening for everyone.
Neden akşamı Tom'la geçirmeyi kabul ettin?Why did you agree to spend the evening with Tom?
Ben bu akşamı hatırlayacağım.I'll remember this evening.
Gelecek pazartesi akşamı bizim için çocuk bakabileceğini umuyordum.I was hoping you'd be able to babysit for us next Monday evening.
Akşamı bir roman okuyarak geçirdim.I spent the evening reading a novel.
Tom ve Mary cuma akşamı birlikte bir sinemaya gitmeyi planlıyor.Tom and Mary are planning on going to a movie together on Friday evening.
Sıcak bir yaz akşamıydı.It was a warm summer evening.
Biletler 30 dolardır ve konser akşamı kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 and can be bought at the door the evening of the concert.
Tom geçen cuma akşamı Mary'yi gezmeye götürdü.Tom took Mary out last Friday evening.
Tom Pazartesi akşamı tutuklandı.Tom was arrested Monday evening.
Tom'un cuma akşamı Mary ile bir randevusu var.Tom has a date with Mary Friday evening.
Bu bir kış akşamıydı.This was a winter evening.
Tom ve benim yoğun bir akşamımız vardı.Tom and I had a busy evening.

İlgili Sayfalar